<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<atom:link href="https://drtunapehlivanoglu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/</link>
	<description>Ortopedi ve Travmatoloji, Omurga Cerrahisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Jul 2026 09:03:07 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.6</generator>

<image>
	<url>https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2017/07/cropped-Adsiz-tasarim-93-32x32.jpg</url>
	<title>Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Omurga Eğriliği Nasıl Düzelir</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-duzelir/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-duzelir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Jul 2026 09:03:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8799</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurga Eğriliği Nasıl Düzelir Omurga çeşitli nedenlerle öne arkaya, sağa, sola eğrilebilir. Bu durum doğumsal olabileceği gibi, ergenlik döneminde de ortaya çıkabilir. Ayrıca yetişkinlikte de omurganın yıpranmasıyla birlikte bu tür eğrilikler gündeme gelebilir. Omurganın sağa ya da sola eğrilmesi ve kendi içinde bir rotasyon yapması skolyoz olarak adlandırılır. Kifoz ise omurganın öne doğru eğrilmesidir. Yani kamburluk. Bir diğer omurga eğriliği ise lordozdur. Bu da bel bölgesinin içe doğru kavis almasıdır. Omurga Eğriliği Tipleri Omurga eğrilikleri sıklıkla omurganın eğrilme biçimine göre sınıflanır. Bu eğrilikler, idiyopatik (nedeni bilinmeyen), doğuştan (konjenital), nöromüsküler, dejeneratif (yaşa bağlı), travma ve enfeksiyon gibi nedenlerle ortaya çıkabilir. Omurga Eğriliklerinin Tedavisi Omurga eğriliklerinin tedavisi eğriliği tipine (skolyoz, kifoz, lordoz), derecesine, nedenine, hastanın yaşına ve şikayetlerine göre planlanır. Elimizdeki tedavi modaliteleri nelerdir? Takip Hafif eğriliklerde, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda düzenli kontroller yeterli olabilir. Eğriliğin ilerleyip ilerlemediği belirli aralıklarla çekilen röntgenlerle değerlendirilir. Fizik tedavi ve egzersiz Uygun fizik tedavi ve egzersizlerle [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-duzelir/">Omurga Eğriliği Nasıl Düzelir</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omurga Eğriliği Nasıl Düzelir</h1>



<p>Omurga çeşitli nedenlerle öne arkaya, sağa, sola eğrilebilir. Bu durum doğumsal olabileceği gibi, ergenlik döneminde de ortaya çıkabilir. Ayrıca yetişkinlikte de omurganın yıpranmasıyla birlikte bu tür eğrilikler gündeme gelebilir.</p>



<p>Omurganın sağa ya da sola eğrilmesi ve kendi içinde bir rotasyon yapması skolyoz olarak adlandırılır. Kifoz ise omurganın öne doğru eğrilmesidir. Yani kamburluk. Bir diğer omurga eğriliği ise lordozdur. Bu da bel bölgesinin içe doğru kavis almasıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Eğriliği Tipleri</h2>



<p>Omurga eğrilikleri sıklıkla omurganın eğrilme biçimine göre sınıflanır.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Skolyoz: En sık görülen omurga deformitesidir. Omurga önden veya arkadan bakıldığında yana doğru eğik görülür. Aynı zamanda omurlar kendi ekseni etrafında dönebilir yani rotasyon yapar. Çocuklarda ve ergenlerde en yaygın türü idiyopatik skolyozdur.</li>



<li>Kifoz: Sırttaki doğal kamburluğun normalden fazla olmasıdır. Kişinin öne eğik, kambur bir görünümü olur. Ergenlik döneminde görülen Scheuermann kifozu, yaşa bağlı kemik erimesi veya kırıklar gibi farklı nedenlerle oluşabilen tipleri vardır. Bazı olgularda skolyoz ve kifoz birlikte görülebilir.</li>



<li>Lordoz: Omurga, vücudun iç kısmına doğru eğrilir. Böylece bel bölgesinde içe doğru kavis normalden fazla artar. Bel çukurunun belirginleşir. Doğuştan, duruş bozukluğuna bağlı veya bazı nöromüsküler hastalıklara bağlı gelişebilir. Diğerlerine göre daha nadir görülür.</li>
</ul>



<p>Bu eğrilikler, idiyopatik (nedeni bilinmeyen), doğuştan (konjenital), nöromüsküler, dejeneratif (yaşa bağlı), travma ve enfeksiyon gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Eğriliklerinin Tedavisi</h2>



<p>Omurga eğriliklerinin tedavisi eğriliği tipine (skolyoz, kifoz, lordoz), derecesine, nedenine, hastanın yaşına ve şikayetlerine göre planlanır. Elimizdeki tedavi modaliteleri nelerdir?</p>



<h3 class="wp-block-heading">Takip</h3>



<p>Hafif eğriliklerde, özellikle büyüme çağındaki çocuklarda düzenli kontroller yeterli olabilir. Eğriliğin ilerleyip ilerlemediği belirli aralıklarla çekilen röntgenlerle değerlendirilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Fizik tedavi ve egzersiz</h3>



<p>Uygun fizik tedavi ve egzersizlerle duruş bozukluklarının düzeltilmesi, omurga çevresi kaslarının güçlendirilmesi, esneklik ve dengenin artması hedeflenir. Özellikle hafif-orta dereceli kifoz ve lordozda, ayrıca bazı skolyoz hastalarında düşünülebilir. Skolyoza özel egzersiz yöntemleri (Schroth yöntemi gibi) uygun hastalarda kullanılabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&nbsp;</h3>



<h3 class="wp-block-heading">Korse tedavisi</h3>



<p>Daha çok skolyozda uygulanır. Büyümesi devam eden çocuk ve ergenlerdeki orta dereceli skolyozda düşünülür. Amaç mevcut eğriliği tamamen düzeltmek değil, ilerlemesini önlemektir. Bazı kifoz tiplerinde ve uygun hastalarda da korse gündeme gelebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">İlaç tedavisi</h3>



<p>Yetişkinlerde görülen omurga eğriliklerinde ağrıyı azaltmak ve hareketliliği artırmak için kullanılabilir. Enjeksiyon uygulamaları düşünülebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Cerrahi</h3>



<p>Omurga eğriliğinin nihai tedavisidir. Metal vida ve çubuklarla füzyon yapılabilir. Omurlar birbirine kaynatılarak düz bir hale getirebilir. Füzyonsuz cerrahi ile de iple gerdirme yöntemiyle özellikle büyümesi devam eden çocukların tedavisi yapılabilir. Füzyonsuz cerrahi daha çok skolyoz tedavisinde uygulanmakla birlikte kifoz tedavisinde de gündeme gelebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-duzelir/">Omurga Eğriliği Nasıl Düzelir</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-duzelir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omurga Eğriliği Nasıl Fark Edilir?</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-fark-edilir/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-fark-edilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 09 Jul 2026 07:43:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8797</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurga Eğriliği Nasıl Fark Edilir? Özellikle çocuklarda görülen omurga eğriliği temelde iki omuz arası asimetri, kürek kemiklerinde belirgin çıkıntı, bel oyuntularında eşitsizlik gibi fiziksel anomalilerle kendini gösterir. Bu semptomların ölçüsü omurgadaki eğriliğin derecesine ve çocuğun yaşına göre değişir. Çocuğun fizyolojisindeki bu farklılıklar bazen çok hafif olup fark etmesi güç olabileceği gibi bazen de kendini açıkça gösterir. Ağrı ise çocuklarda görülen skolyozda çok nadir görülür. Skolyoz Yaz Aylarında Daha Kolay Tespit Edilebilir Skolyozdan ilk kez evde ya da okulda şüphelenilir. Ancak bu her zaman mümkün değildir ve kolay da değildir. Zira, omurgadaki eğrilik çok hafif olabilir ya da çocukların üzerinde kıyafet olduğu için omuz, bel gibi asimetriler kolayca görülemeyebilir. Aileler bazen çocuklarındaki bu durumu geç fark ettiklerini düşünerek kendilerini suçlayabilirler. Ancak bu doğru bir tutum değildir. Zira eğrilik açısı ciddi ölçülere ulaştığında, örneğin 40 derece gibi, bunun zaten gözden kaçması zor olacaktır. Skolyoz özellikle yaz aylarında, denize, havuza girerken daha kolay [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-fark-edilir/">Omurga Eğriliği Nasıl Fark Edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omurga Eğriliği Nasıl Fark Edilir?</h1>



<p>Özellikle çocuklarda görülen omurga eğriliği temelde iki omuz arası asimetri, kürek kemiklerinde belirgin çıkıntı, bel oyuntularında eşitsizlik gibi fiziksel anomalilerle kendini gösterir. Bu semptomların ölçüsü omurgadaki eğriliğin derecesine ve çocuğun yaşına göre değişir. Çocuğun fizyolojisindeki bu farklılıklar bazen çok hafif olup fark etmesi güç olabileceği gibi bazen de kendini açıkça gösterir. Ağrı ise çocuklarda görülen skolyozda çok nadir görülür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Skolyoz Yaz Aylarında Daha Kolay Tespit Edilebilir</h2>



<p>Skolyozdan ilk kez evde ya da okulda şüphelenilir. Ancak bu her zaman mümkün değildir ve kolay da değildir. Zira, omurgadaki eğrilik çok hafif olabilir ya da çocukların üzerinde kıyafet olduğu için omuz, bel gibi asimetriler kolayca görülemeyebilir. Aileler bazen çocuklarındaki bu durumu geç fark ettiklerini düşünerek kendilerini suçlayabilirler. Ancak bu doğru bir tutum değildir. Zira eğrilik açısı ciddi ölçülere ulaştığında, örneğin 40 derece gibi, bunun zaten gözden kaçması zor olacaktır.</p>



<p>Skolyoz özellikle yaz aylarında, denize, havuza girerken daha kolay fark edilebilir. Çocukların omurga, omuz, bel bölgeleri açık olduğundan ve aileler çocuklarını diğer çocuklarla yan yana gördüğünde bir asimetri olup olmadığını daha kolay fark edebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz Belirtileri</h3>



<p>Çocuğun üst vücudunda görülebilecek bazen küçük bazen büyük farklılıklar skolyoza işaret edebilir. Bunlar nelerdir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bir omuzun diğerinden daha yüksek görünmesi</li>



<li>Kürek kemiklerinden birinin daha belirgin çıkıntı yapması</li>



<li>Bel oyuntularının iki tarafta eşit olmaması</li>



<li>Kalçalardan birinin daha yukarıda görünmesi</li>



<li>Kıyafetlerin vücutta eğri durması veya pantolon paçalarının eşit görünmemesi</li>



<li>Öne eğilince sırtın bir tarafında kabarıklık (kaburga hörgücü) oluşması</li>



<li>Başın gövdenin tam ortasında durmaması</li>
</ul>



<p><em>Evde yapılan basit bir test ile omurgada bir eğrilik olup olmadığı fikrine de daha net ulaşılabilir. Çocuk ayaktayken dizlerini kırmadan öne doğru eğildiğinde sırtta bir taraf diğerinden daha yüksekse ve kaburgalarda belirgin bir çıkıntı varsa skolyoz ihtimali daha ciddi düşünülür.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Doktora Ne Zaman Gitmeli?</h2>



<p>10 derece üzeri omurga eğrilikleri skolyoz olarak kabul edilir. Bu nedenle omurga cerrahisi ile ilgilenen bir ortopedi hekimine görünmekte fayda vardır. Bir tedavi uygulanmasa bile takipte olmak önemlidir. Zira, eğrilik artma potansiyelinin farkında olmak ve rutin muayenelerle dereceyi takip etmek gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tedavi</h2>



<p>Skolyoz yüksek başarı oranlarıyla ve güvenle tedavi edilebilen bir durum. Hafif eğriliklerde izlem yeterliyken, derece arttıkça farklı tedavi yöntemleri düşünülür. Bazı hastalarda korse tedavisi düşünülebilirken bazı hastalarda cerrahi (füzyonlu veya füzyonsuz) gündeme gelir. Yaşı küçük olan, 6-7 yaşlarındaki çocuklarda nihai cerrahi mümkün olmayacağı için rod sistemleri gibi uygulamalarda eğrilik kontrol edilmeye çalışılır.</p>



<p>Nihayetinde her hastanın tedavisinin hastanın kendi özel durumuna göre planlanması gerektiğini unutulmamalıdır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-fark-edilir/">Omurga Eğriliği Nasıl Fark Edilir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-egriligi-nasil-fark-edilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yaz Mevsiminde Diz Yaralanmaları</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/yaz-mevsiminde-diz-yaralanmalari/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/yaz-mevsiminde-diz-yaralanmalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 08:45:00 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8791</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yaz Mevsiminde Diz Yaralanmaları: Riskler ve Korunma Yolları Diz, en sık sakatlanan eklemdir. Düşmeler, çarpmalar, spor yaralanmaları dizde ağrı, şişlik, hareket güçlüğü gibi rahatsızlıklara yol açar. Bu şikayetler bazen istirahat ile kendiliğinden geçer. Bazense tedavi edilmesi gerekir. Peki, yaz aylarında en sık hangi diz yaralanmaları görülür? Riskler nasıl azaltılır? Yaz aylarında açık hava aktivitelerinin artmasıyla birlikte diz yaralanmaları da daha sık görülür. Yüzme, koşu, bisiklet, trekking, futbol, tenis ve plaj sporları gibi aktiviteler fiziksel sağlığa katkı sağlarken, uygun önlemler alınmadığında diz ekleminde çeşitli yaralanmalara yol açabilir. Özellikle uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra ani ve yoğun egzersizlere başlanması, diz sağlığını olumsuz etkileyebilir. Diz, vücudun en büyük ve en karmaşık eklemlerinden biridir. Menisküsler, bağlar, kıkırdak dokular ve kaslar birlikte çalışarak dizin hareket etmesini sağlar. Yaz döneminde en sık görülen diz yaralanmaları arasında menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ yaralanmaları, diz çevresindeki tendonların zorlanması ve kıkırdak hasarları yer alır. Ani yön değiştirme gerektiren sporlar, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/yaz-mevsiminde-diz-yaralanmalari/">Yaz Mevsiminde Diz Yaralanmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Yaz Mevsiminde Diz Yaralanmaları: Riskler ve Korunma Yolları</h1>



<p><strong><em>Diz, en sık sakatlanan eklemdir. Düşmeler, çarpmalar, spor yaralanmaları dizde ağrı, şişlik, hareket güçlüğü gibi rahatsızlıklara yol açar. Bu şikayetler bazen istirahat ile kendiliğinden geçer. Bazense tedavi edilmesi gerekir. Peki, yaz aylarında en sık hangi diz yaralanmaları görülür? Riskler nasıl azaltılır?</em></strong></p>



<p>Yaz aylarında açık hava aktivitelerinin artmasıyla birlikte diz yaralanmaları da daha sık görülür. Yüzme, koşu, bisiklet, trekking, futbol, tenis ve plaj sporları gibi aktiviteler fiziksel sağlığa katkı sağlarken, uygun önlemler alınmadığında diz ekleminde çeşitli yaralanmalara yol açabilir. Özellikle uzun süre hareketsiz kaldıktan sonra ani ve yoğun egzersizlere başlanması, diz sağlığını olumsuz etkileyebilir.</p>



<p>Diz, vücudun en büyük ve en karmaşık eklemlerinden biridir. Menisküsler, bağlar, kıkırdak dokular ve kaslar birlikte çalışarak dizin hareket etmesini sağlar. Yaz döneminde en sık görülen diz yaralanmaları arasında menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ yaralanmaları, diz çevresindeki tendonların zorlanması ve kıkırdak hasarları yer alır. Ani yön değiştirme gerektiren sporlar, zıplama hareketleri ve düşmeler bu yaralanmaların başlıca nedenleri arasındadır.</p>



<p>Sıcak hava koşulları da yaralanma riskini artırabilir. Yetersiz sıvı tüketimi kas yorgunluğuna ve performans kaybına neden olarak diz eklemine binen yükü artırabilir. Ayrıca uygun olmayan spor ayakkabıları kullanmak veya sert zeminlerde uzun süre egzersiz yapmak da diz ağrısı ve yaralanmalarına zemin hazırlayabilir.</p>



<p>Yaz mevsiminde diz yaralanmalarından korunmak için egzersiz öncesinde ısınma hareketleri yapmak büyük önem taşır. Diz çevresindeki kasları güçlendiren düzenli egzersizler ekleme destek sağlar. Spor sırasında uygun ekipman kullanılması, aktivite yoğunluğunun kademeli olarak artırılması ve yeterli sıvı tüketimi de koruyucu önlemler arasında yer alır.</p>



<p>Aktivite sırasında ani şişlik, kilitlenme hissi, hareket kısıtlılığı veya şiddetli ağrı gelişmesi durumunda bir ortopedi ve travmatoloji uzmanına başvurulmalıdır. Erken tanı ve tedavi, diz fonksiyonlarının korunmasına ve kişinin günlük yaşamına daha hızlı dönmesine yardımcı olabilir.</p>



<p>Yaz aylarında aktif bir yaşam sürerken diz sağlığını korumak, hem spor performansını artırır hem de uzun vadeli eklem problemlerinin önüne geçebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yaz Aylarında En Sık Görülen Diz Yaralanmaları</h2>



<p>Yaz aylarında en sık görülen diz yaralanmaları menisküs yırtıkları, ön çapraz bağ yaralanmaları, patellar tendinit ve diz burkulmalarıdır. Yazın en sık görülen diz yaralanmaları şöyledir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Menisküs yırtıkları</li>



<li>Ön çapraz bağ (acl) yaralanmaları</li>



<li>Patellar tendinit</li>



<li>İliotibial bant sendromu</li>



<li>Kıkırdak yaralanmaları</li>



<li>Diz burkulmaları ve bağ zorlanmaları</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Yaz Aylarında Diz Yaralanmalarını Önlemek İçin Öneriler</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Egzersiz öncesinde mutlaka ısınma yapın. Soğuk kaslarla spora başlamak yaralanma riskini artırır.</li>



<li>Aktivite yoğunluğunu kademeli artırın. Özellikle kış boyunca daha az aktif olan kişiler aniden yoğun spora başlamamalıdır.</li>



<li>Diz çevresindeki kasları güçlendirin. Güçlü quadriceps, hamstring ve kalça kasları diz eklemine destek sağlar.</li>



<li>Uygun spor ayakkabısı kullanın. Yapılan spora ve zemine uygun ayakkabılar diz üzerine binen yükü azaltır.</li>



<li>Yeterli sıvı tüketin. Sıcak havalarda sıvı kaybı kas yorgunluğunu artırarak yaralanmalara zemin hazırlayabilir.</li>



<li>Vücudunuzu dinleyin. Ağrıya rağmen egzersize devam etmek küçük sorunların ciddi yaralanmalara dönüşmesine neden olabilir.</li>



<li>Esneme hareketlerini ihmal etmeyin. Egzersiz sonrası esneme, kas ve tendonların esnekliğini korumaya yardımcı olur.</li>



<li>Fazla kilolardan kaçının. Her ekstra kilogram diz eklemi üzerindeki yükü artırır.</li>
</ul>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/yaz-mevsiminde-diz-yaralanmalari/">Yaz Mevsiminde Diz Yaralanmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/yaz-mevsiminde-diz-yaralanmalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yazın Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/yazin-spor-yaparken-dikkat-edilmesi-gerekenler/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/yazin-spor-yaparken-dikkat-edilmesi-gerekenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 17 Jun 2026 08:42:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8789</guid>

					<description><![CDATA[<p>Yazın Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler Spor yapmak yılın her zamanı mümkün… Önemli olan doğru ortamda, doğru bir yaklaşımla spor yapmak. Yaz aylarında spor yapmak ise adeta bir ince ayar gerektirir. Sıcak havalarda dahi spor rutinini aksatmak istemeyen kişiler için bazı öneriler. Yazın spor yaparken dikkat edilmesi gerekenler nedir? Yaz aylarında spor yapmak, fiziksel kondisyonu korumak ve genel sağlığı desteklemek için oldukça faydalıdır. Ancak yüksek sıcaklık ve nem oranı, egzersiz sırasında vücudu zorlayabilir. Bu nedenle yazın spor yaparken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi sahibi olmak, hem performansı artırmak hem de sağlık sorunlarının önüne geçmek açısından önemlidir. Sıvı Tüketimine Özen Gösterin Yaz aylarında terleme ile birlikte vücut daha fazla sıvı kaybeder. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında yeterli miktarda su tüketmek dehidrasyon riskini azaltır. Susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su içmek, vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olur. Spor Saatlerini Doğru Seçin Günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında açık havada spor [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/yazin-spor-yaparken-dikkat-edilmesi-gerekenler/">Yazın Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Yazın Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler</h1>



<p><strong><em>Spor yapmak yılın her zamanı mümkün… Önemli olan doğru ortamda, doğru bir yaklaşımla spor yapmak. Yaz aylarında spor yapmak ise adeta bir ince ayar gerektirir. Sıcak havalarda dahi spor rutinini aksatmak istemeyen kişiler için bazı öneriler.</em></strong> Yazın spor yaparken dikkat edilmesi gerekenler nedir?</p>



<p>Yaz aylarında spor yapmak, fiziksel kondisyonu korumak ve genel sağlığı desteklemek için oldukça faydalıdır. Ancak yüksek sıcaklık ve nem oranı, egzersiz sırasında vücudu zorlayabilir. Bu nedenle yazın spor yaparken dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi sahibi olmak, hem performansı artırmak hem de sağlık sorunlarının önüne geçmek açısından önemlidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sıvı Tüketimine Özen Gösterin</h2>



<p>Yaz aylarında terleme ile birlikte vücut daha fazla sıvı kaybeder. Egzersiz öncesinde, sırasında ve sonrasında yeterli miktarda su tüketmek dehidrasyon riskini azaltır. Susamayı beklemeden düzenli aralıklarla su içmek, vücudun sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Spor Saatlerini Doğru Seçin</h2>



<p>Günün en sıcak saatleri olan 11.00 ile 16.00 arasında açık havada spor yapmaktan kaçınılmalıdır. Daha serin olan sabah erken saatler veya akşam saatleri tercih edilmelidir. Bu sayede güneşin zararlı etkilerine maruz kalma riski azalırken egzersiz daha konforlu hale gelir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Uygun Kıyafetler Tercih Edin</h2>



<p>Yazın spor yaparken hafif, nefes alabilen ve teri dışarı atan kumaşlardan üretilen kıyafetler tercih edilmelidir. Açık renkli spor kıyafetleri güneş ışınlarını daha az çekerek vücut sıcaklığının dengelenmesine katkı sağlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Güneşten Korunmayı İhmal Etmeyin</h2>



<p>Açık havada spor yapan kişilerin güneş koruyucu ürün kullanması önemlidir. Güneş gözlüğü ve şapka gibi koruyucu ekipmanlar da güneşin zararlı UV ışınlarına karşı ek koruma sağlayabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Vücudunuzu Dinleyin</h2>



<p>Aşırı yorgunluk, baş dönmesi, mide bulantısı veya çarpıntı gibi belirtiler sıcak çarpmasının habercisi olabilir. Bu belirtiler ortaya çıktığında egzersize ara verilmeli, serin bir ortama geçilmeli ve sıvı tüketilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Beslenmeye Dikkat Edin</h2>



<p>Yaz aylarında ağır ve yağlı yiyecekler yerine daha hafif öğünler tercih edilmelidir. Spor öncesinde ve sonrasında yeterli protein, karbonhidrat ve sıvı alımı performansın korunmasına ve kasların toparlanmasına destek olur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Klimalı Ortamlarda Spor Yapmayı Tercih Edin</h2>



<p>Yaz aylarında yüksek sıcaklık ve nem, egzersiz performansını olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle mümkün olduğunca klimalı spor salonlarında antrenman yapmak tercih edilebilir. Uygun sıcaklıkta tutulan spor salonları, aşırı terleme ve sıcak çarpması riskini azaltırken daha konforlu bir egzersiz deneyimi sunar.</p>



<p>Öte yandan dikkatli olmakta da fayda var. Yoğun terleme sonrasında doğrudan klima akımına maruz kalmak kas tutulmalarına, boğaz tahrişine ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına zemin hazırlayabilir. Bu nedenle egzersiz sırasında ve sonrasında terli kıyafetlerin değiştirilmesi, klima üfleyen noktalarda uzun süre kalınmaması ve ortam sıcaklığının aşırı düşük tutulmaması gerekir.</p>



<p>Sonuç olarak, yazın spor yaparken dikkat edilmesi gerekenler arasında yeterli sıvı tüketimi, doğru zamanlama, uygun kıyafet seçimi, serinletilmiş kapalı alan tercihi ve güneşten korunma ön plana çıkar. Bu basit önlemler sayesinde sıcak havalarda da güvenli ve verimli bir şekilde spor yapmak mümkündür.</p>



<p></p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/yazin-spor-yaparken-dikkat-edilmesi-gerekenler/">Yazın Spor Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/yazin-spor-yaparken-dikkat-edilmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Patellar Tendinit</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/patellar-tendinit/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/patellar-tendinit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Apr 2026 13:22:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8769</guid>

					<description><![CDATA[<p>Patellar Tendinit Nedir? Diz kapağı, diz ekleminin ön kısmında eklemi saran bir yapıdadır. Üstten kuadriseps tendonu ile kuadriseps kaslarına, alttan ise patellar tendonu ile kaval kemiğine bağlıdır. Buradaki patellar tendonun iltihaplanması patellar tendinit olarak adlandırılır. Buradaki tendon dizin hareketliliği için kritik konumdadır. Öyle ki, dizi düz tutmak ve rahatlıkla hareket ettirmek bu tendonun sağlıklı olması gerekir. Bu tendon çeşitli nedenlerle hasar alabilir. Özellikle de atlama, zıplama gibi hareketlerin yoğun yapıldığı sporlarda (voleybol ve basketbol gibi) bu durum söz konusudur. Bu haliyle jumper’s knee olarak da adlandırılır. Patellar Tendinitin Belirtileri Patellar Tendinit Nedenleri Patellar tendinit, diz kapağı (patella) ile kaval kemiği arasındaki tendonda gelişen bir zorlanma ve irritasyon durumudur. &#160;En sık nedeni tekrarlayan yüklenmelerdir. Patellar tendinitin nedenleri şu şekilde belirtilebilir; Tedavi Patellar tendinit tedavisinde temel yaklaşım cerrahi dışı yöntemlerdir ve süreç genellikle yükün azaltılması ile başlar; ağrıyı artıran özellikle sıçrama ve koşu gibi aktiviteler geçici olarak sınırlandırılır. Ağrı ve hassasiyeti azaltmak [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/patellar-tendinit/">Patellar Tendinit</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Patellar Tendinit Nedir?</h1>



<p>Diz kapağı, diz ekleminin ön kısmında eklemi saran bir yapıdadır. Üstten kuadriseps tendonu ile kuadriseps kaslarına, alttan ise patellar tendonu ile kaval kemiğine bağlıdır. Buradaki patellar tendonun iltihaplanması patellar tendinit olarak adlandırılır. Buradaki tendon dizin hareketliliği için kritik konumdadır. Öyle ki, dizi düz tutmak ve rahatlıkla hareket ettirmek bu tendonun sağlıklı olması gerekir. Bu tendon çeşitli nedenlerle hasar alabilir. Özellikle de atlama, zıplama gibi hareketlerin yoğun yapıldığı sporlarda (voleybol ve basketbol gibi) bu durum söz konusudur. Bu haliyle jumper’s knee olarak da adlandırılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Patellar Tendinitin Belirtileri</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>En yaygın belirti diz kapağı ve çevresinde ağrıdır. Ağrı en çok da diz kapağının ön kısmında hissedilir.</li>



<li>Ağrı, hareketle birlikte artabilir, egzersiz ve yoğun fiziksel aktivite bu ağrıyı artırabilir.</li>



<li>Hareket esnasında zorlanma hissi</li>



<li>İlgili tendonda şişlik, hassasiyet</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Patellar Tendinit Nedenleri</h2>



<p>Patellar tendinit, diz kapağı (patella) ile kaval kemiği arasındaki tendonda gelişen bir zorlanma ve irritasyon durumudur. &nbsp;En sık nedeni tekrarlayan yüklenmelerdir. Patellar tendinitin nedenleri şu şekilde belirtilebilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Aşırı kullanım: Sürekli sıçrama, koşma, ani durma ve yön değiştirme. Özellikle basketbol, voleybol gibi sporlarda sık görülür.</li>



<li>Kas dengesizlikleri: Ön bacak kasları (quadriceps) çok güçlü, arka kaslar (hamstring) zayıf veya gergin olabilir. Bu dengesizlik tendon üzerine ekstra yük bindirir.</li>



<li>Kas sertliği ve esneklik eksikliği: Gergin quadriceps veya hamstring kasları diz üzerindeki çekiş kuvvetini artırır.</li>



<li>Antrenman hataları: Ani yük artışı, yetersiz ısınma, uygun olmayan egzersiz tekniği</li>



<li>Zemin ve ekipman: Sert zeminlerde antrenman, uygun olmayan spor ayakkabısı</li>



<li>Mekanik sorunlar: Diz kapağının hizalanma problemleri, ayak basış bozuklukları (örneğin içe basma)</li>



<li>Fazla yük ve kilo: Vücut ağırlığının artması tendon üzerindeki stresi artırır.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Tedavi</h2>



<p>Patellar tendinit tedavisinde temel yaklaşım cerrahi dışı yöntemlerdir ve süreç genellikle yükün azaltılması ile başlar; ağrıyı artıran özellikle sıçrama ve koşu gibi aktiviteler geçici olarak sınırlandırılır. Ağrı ve hassasiyeti azaltmak için düzenli aralıklarla soğuk uygulama yapılabilir ve gerekli durumlarda anti-inflamatuvar ilaçlardan yararlanılabilir. Tedavide fizik tedaviden de yararlanılabilir. Bu aşamada quadriceps ve hamstring kaslarının esnekliğini artırmaya yönelik egzersizler ile kuvvetlendirme programları uygulanarak tendonun yük taşıma kapasitesi artırılır. Destekleyici olarak patellar tendon bandı kullanımı bazı hastalarda rahatlama sağlayabilir. Şikayetlerin uzun sürdüğü veya kronikleştiği durumlarda enjeksiyonu uygulamaları düşünülebilir. Nadir de olsa cerrahiden de yararlanmak gündeme gelebilir. Ameliyat ile hasarlı tendon çıkarılır. Sağlam tendonlar birbirine dikilir ve bu yapı yeniden diz kapağına dikilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Dizi Sağlıklı Tutmak Mümkün mü?</h2>



<p>Hem diz kapağını, hem de dizdeki diğer tüm parçaları sağlıklı tutmak mümkün. Peki, ama nasıl?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Aşırı kilodan kaçının</li>



<li>Ağrı durumunda dizi dinlendirin, aktiviteyi durdurun, gerekirse buz uygulayın, dizi ağrıtan o spesifik aktiviteden kaçının</li>



<li>Bacak kaslarınızı güçlendirmeye yönelik egzersizler yapın. Unutmayın, vücuttaki en büyük kas grubu da yine bu kaslardır.</li>



<li>Uyluk ön ve arka kaslarını uzatmak için yapılan egzersizler de faydalı olacaktır.</li>
</ul>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/patellar-tendinit/">Patellar Tendinit</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/patellar-tendinit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Diz Enjeksiyonları</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:21:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diz Enjeksiyonları Diz sorunlarının tedavisinde ameliyatsız uygulamalar Tıbbın birçok alanında daha az girişimsel işlemle hastaya şifa vermeyi amaçlayan tedavi modaliteleri geliştirilmektedir. Yani hastayı ameliyat etmeden, anestezi vermeden, büyük müdahaleler yapmadan, hastaya zahmet vermeden ufak müdahalelerle bir iyilik hali sağlamak… Ortopedide ise en sık karşılaştığımız problem eklemlerle ilişkilidir. Kişilerin, eklemleri kireçlenebilir, hasar alabilir, farklı bir dizi hastalıkla karşılaşabilir. Tüm eklemler arasında ise bu sorunlar en sık dizde görülür. Bu nedenle diz eklemi hasarını tedavi etmeye yönelik birçok biyolojik yöntem geliştirilmiştir. Bu uygulamalar ilgili maddenin (hyaluronik asit, kök hücre, eksozom gibi) diz eklemine enjekte edilmesini içerir. Diz Kök Hücre Tedavisi Kök hücre özellikle diz ekleminde kıkırdak hasarı varlığında uygulanır. Eklemdeki inflamasyonu azaltmak ve onarım sürecini hızlandırmak için kök hücre uygulamaları düşünülür. Diğer enjeksiyon uygulamaları içinde daha uzun süreli iyilik hali sağlama potansiyeli mevcuttur. Kök hücreler iki yöntemle elde edilebilir.; kişinin yağ dokusundan ya da kemik iliğinden. Bu haliyle kök hücre toplanma süreci [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/">Diz Enjeksiyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Diz Enjeksiyonları</h1>



<p><strong><em>Diz sorunlarının tedavisinde ameliyatsız uygulamalar</em></strong></p>



<p>Tıbbın birçok alanında daha az girişimsel işlemle hastaya şifa vermeyi amaçlayan tedavi modaliteleri geliştirilmektedir. Yani hastayı ameliyat etmeden, anestezi vermeden, büyük müdahaleler yapmadan, hastaya zahmet vermeden ufak müdahalelerle bir iyilik hali sağlamak… Ortopedide ise en sık karşılaştığımız problem eklemlerle ilişkilidir. Kişilerin, eklemleri kireçlenebilir, hasar alabilir, farklı bir dizi hastalıkla karşılaşabilir. Tüm eklemler arasında ise bu sorunlar en sık dizde görülür. Bu nedenle diz eklemi hasarını tedavi etmeye yönelik birçok biyolojik yöntem geliştirilmiştir. Bu uygulamalar ilgili maddenin (hyaluronik asit, kök hücre, eksozom gibi) diz eklemine enjekte edilmesini içerir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Kök Hücre Tedavisi</h2>



<p>Kök hücre özellikle diz ekleminde kıkırdak hasarı varlığında uygulanır. Eklemdeki inflamasyonu azaltmak ve onarım sürecini hızlandırmak için kök hücre uygulamaları düşünülür. Diğer enjeksiyon uygulamaları içinde daha uzun süreli iyilik hali sağlama potansiyeli mevcuttur.</p>



<p>Kök hücreler iki yöntemle elde edilebilir.; kişinin yağ dokusundan ya da kemik iliğinden. Bu haliyle kök hücre toplanma süreci ameliyathane şartlarında yapılır. İşlem genellikle maksimum 1 saat içinde tamamlanır.</p>



<p>Diz kök hücre tedavisi özellikle eklem kireçlenmesi olan hastalara uygulanır. Daha çok da erken ve orta evre olgularda… Bazen menisküs yaralanmalarında da esas tedaviye (cerrahi) ilaveten iyileşmeyi hızlandırmak için kullanılabilir.</p>



<p>Diz kireçlenmesi olan hastalarda kök hücre tedavisi ağrıyı azaltabilir, hareketliliği artırabilir. Etkisini 2 yıla kadar gösterebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hyaluronik Asit</h2>



<p>Hyaluronik asit, diz eklem sıvısında doğal olarak bulunur. Bu sıvı eklem içindeki yapıların kayganlığını artırır, sürtünmeyi azaltır, dizin hareket etmesini kolaylaştırır. Böylece kişi daha rahat hareket edebilir, ağrıları da azalır.</p>



<p>Hyaluronik asit uygulaması poliklinik şartlarında kolaylıkla yapılabilen bir işlemdir. İlgili maddenin diz eklemine enjekte edilmesini içerir. İşlem genellikle 15 dakika içinde tamamlanır. Tek doz yapılabileceği gibi doz sayısının artırılması da mümkündür.</p>



<p>Özellikle diz kireçlenmesi olan hastalarda hyaluronik asit enjeksiyonundan yararlanılabilir. Her seviyeden olguda düşünülebilir.&nbsp; Etkisi 1 yıla kadar sürebilir. İlk etkisini ise işlemden sonra en erken bir hafta içinde vermeye başlar. Uygun hastalarda yaşam kalitesine katkıda bulunabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Eklemine Eksozom</h2>



<p>Eklem hasarını onarmaya yönelik son yıllarda kullanılan bir diğer tedavi de eksozomlardır. Eksozomlar, hücrelerin salgıladığı çok küçük yapılardır. İçlerinde büyüme faktörleri ve proteinler mevcuttur. Bu içerikler, hasarlı dokularla iletişim kurarak iyileşme sürecini tetikleyebilir.</p>



<p>Özellikle kireçlenme olgularında eklemdeki inflamasyonu azaltarak ağrının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Hastanın hareket kapasitesini artırabilir. Ek olarak menisküs ve bağ yırtıklarında, kıkırdak hasarı olgularında eksozom uygulaması düşünülebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Eklemine Kortizon Enjeksiyonu</h2>



<p>Diz içine yapılan kortizon (steroid) enjeksiyonu, temel olarak iltihabı hızlı şekilde azaltmak ve ağrıyı kesmek için uygulanır.</p>



<p>Kortizon güçlü bir anti-inflamatuardır ve iltihabı baskılar. Eklem içindeki şişliği azaltabilir. Ağrıyı hızla düşürebilir. Hareketliliği artırabilir. Bu haliyle kireçlenmesi ve yoğun ağrısı olan hastalarda uygulanabilir. Yukarıdaki diğer yöntemlerden en önemli farkı kortizonun çok uzun süredir uygulanıyor olmasıdır. Bu haliyle vereceği sonuçlar daha iyi bilinmektedir.</p>



<p>Uygun hastalarda hızlı etki eder (1 ila 3 gün içinde), ancak etkisi de kısa sürelidir. Ortalama 2 ay kadar bir etki süresi olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>Bu tedavilerle ilgili bilinmesi gereken en önemli konulardan biri bu maddelerin dizdeki problemi yapısal olarak çözmeyeceğidir. Yani herhangi bir enjeksiyon ile dizdeki kireçlenme geri döndürülemez. Ancak hastaların hayat kalitesini iyileştirebilir. Ağrıyı azaltıp, kolay hareket etmeyi sağlayabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Enjeksiyonları Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>



<p>Diz enjeksiyonları hakkında hastalarımızdan sıklıkla gelen sorulara yanıt verdik.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Diz enjeksiyonu nedir?</h3>



<p>Diz enjeksiyonları, diz ağrısını azaltmak, hareket kabiliyetini artırmak ve eklem fonksiyonlarını desteklemek amacıyla eklem içine uygulanan tedavilerdir. Bu amaçla farklı farklı medikal ürünler kullanılabilir. Enjeksiyon uygulaması hyaluronik asit, kök hücre ve eksozom gibi maddeleri içerebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Diz enjeksiyonları hangi hastalıkların tedavisinde kullanılır?</h3>



<p>Günümüzde diz enjeksiyonları birçok diz hastalığında kullanılabilir. Bunlar arasında diz kireçlenmesi (osteoartrit), menisküs yaralanmaları, kıkırdak hasarları, iltihabi eklem hastalıkları ve spor yaralanmaları yer alabilir. Diz enjeksiyonu ile kişinin dizindeki ağrının azalması, hareketliliğin artması amaçlanır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Dize ne enjeksiyonu yapılır?</h3>



<p>Dize yapılan enjeksiyon uygulamaları arasında en yaygın olanları, hyalüronik asit, PRP, kortizon ve kök hücrelerdir. Kişi için hangi maddenin uygun olduğuna ortopedi hekimi ve hastanın kendisi birlikte karar verir. Kişinin yaşı, ağrının nedeni, kireçlenmenin şiddeti, hareketliliği, beklentileri gibi bir dizi faktör değerlendirilir ve bir karar verilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Diz enjeksiyonu ağrı yapar mı?</h3>



<p>Dokuya bir iğne girdiği için kişi hafif bir rahatsızlık hissedebilir. Ancak bu büyük ya da uzun süreli bir acı ya da ağrı değildir. Hastaların çok büyük bir bölümü herhangi bir ağrı duymadığını ifade eder.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Diz enjeksiyonu ne kadar sürer?</h3>



<p>İşlem genellikle 5-15 dakika içinde tamamlanır ve hastanede yatış gerektirmez.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Enjeksiyonun etkisi ne zaman başlar?</h3>



<p>Bu bahsettiğimiz etken maddeler arasındaki temel farklardan biri ilacın faydasını ne zaman göstereceğidir. Kortizon enjeksiyonları etkisini neredeyse hemen gösterirken, PRP ve hyalüronik asit tedavilerinde etkinin ortaya çıkması birkaç hafta alabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Etkisi ne kadar devam eder?</h3>



<p>Enjeksiyonlar arasındaki bir diğer önemli fark da etkinin ne kadar süreceğidir. Örneğin kortizon hemen etkisini göstermesine rağmen etki süresi 2-3 ay ile sınırlıdır. Ancak daha yavaş etkisini açığa çıkaran kök hücre ve hyalüronik asit gibi tedavilerin etki süresi 1 yılı geçer.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Enjeksiyondan sonra günlük yaşama ne zaman dönülebilir?</h3>



<p>Aynı gün içinde rahatlıkla günlük yaşama dönülebilir. İlk 2 gün ağır egzersizler yapmaktan kaçınmak gerekir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Diz enjeksiyonları ameliyat ihtiyacını ortadan kaldırır mı?</h3>



<p>Burada diz enjeksiyonlarının faydasını anlamak önemli. Enjeksiyonlar, dizde oluşmuş yapısal bir hasarı geri döndüremez. Amaç, ağrıyı azaltmak ve hareketliliği artırmaktır. Hastanın yoğun bir kireçlenmesi varsa burada doğrudan ameliyatı yani diz protezini düşünmek gerekir. Ancak orta seviyelerde bir kireçlenme varsa enjeksiyonla hastaya fayda sağlanabilir.&nbsp; Ayrıca, gerekli önlemleri de alarak diz eklemindeki kireçlenmenin ilerlememesi amaçlanabilir. Böylece ameliyat kararı ötelenebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/">Diz Enjeksiyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamstring Yırtığı</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hamstring Yırtığı Hamstring, uyluğun arka tarafında yer alır ve bacak hareketlerinde büyük rol oynar. Kalça ve diz hareketlerinde görev alır. Hamstring kası, özellikle diz ekleminin bükülmesine katkı sağlar. Spor müsabakası esnasında koşma ve zıplama gibi temel hareketlerin rahatlıkla yapılabilmesini olanaklı kılar. Yalnızca spor değil günlük yaşamın en basit hareketlerinden olan yürümeyi de daha rahat, akıcı halde tutar. Hamstring kası çeşitli nedenlerle gerilebilir, zorlanabilir ve nihayetinde yaralanabilir. Özellikle ani hareket, kayma, ağır kaldırma gibi durumlar bu kası ciddi anlamda zorlayabilir. Spor öncesi kasın yeterince ısınmaması, ani hızlanmalar, ani durma, ani yön değiştirme, daha önce hamstring sorunu yaşamak hamstring yırtılmalarına zemin hazırlayabilir. Bazı spor branşlarında bu durum daha sık görülebilir. Futbol, tenis, atletizm ve basketbol bunlar arasında yer alır. Günümüzün elit futbolcularından biri olan Dembele ve ünlü koşulu Usain Bolt hamstring sakatılığı geçiren binlerce sporcudan sadece ikisidir. Tanıda ise röntgen ve MR’dan yararlanılır. Hamstring Yırtığı Belirtileri Yırtığın derecesine göre belirtilerin şiddetinde ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/">Hamstring Yırtığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı</h1>



<p>Hamstring, uyluğun arka tarafında yer alır ve bacak hareketlerinde büyük rol oynar. Kalça ve diz hareketlerinde görev alır. Hamstring kası, özellikle diz ekleminin bükülmesine katkı sağlar. Spor müsabakası esnasında koşma ve zıplama gibi temel hareketlerin rahatlıkla yapılabilmesini olanaklı kılar. Yalnızca spor değil günlük yaşamın en basit hareketlerinden olan yürümeyi de daha rahat, akıcı halde tutar.</p>



<p>Hamstring kası çeşitli nedenlerle gerilebilir, zorlanabilir ve nihayetinde yaralanabilir. Özellikle ani hareket, kayma, ağır kaldırma gibi durumlar bu kası ciddi anlamda zorlayabilir. Spor öncesi kasın yeterince ısınmaması, ani hızlanmalar, ani durma, ani yön değiştirme, daha önce hamstring sorunu yaşamak hamstring yırtılmalarına zemin hazırlayabilir. Bazı spor branşlarında bu durum daha sık görülebilir. Futbol, tenis, atletizm ve basketbol bunlar arasında yer alır. Günümüzün elit futbolcularından biri olan Dembele ve ünlü koşulu Usain Bolt hamstring sakatılığı geçiren binlerce sporcudan sadece ikisidir.</p>



<p>Tanıda ise röntgen ve MR’dan yararlanılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı Belirtileri</h2>



<p>Yırtığın derecesine göre belirtilerin şiddetinde ve çeşitliliğinde farklar olabilir. Nedir, en sık rastladığımız belirtiler?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gerginlik ve hassasiyet (hafif olgularda)</li>



<li>Uyluğun arka kısmında ani ve keskin ağrı</li>



<li>Kasın içinde “kopma” hissi</li>



<li>Yürürken zorlanma (şiddetli olgularda)</li>



<li>Morarma ve şişlik</li>



<li>Dizi bükmede güçlük</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı Dereceleri</h2>



<p>Hamstring yırtıkları üç farklı derecede görülebilir. Hafif bir yırtık söz konusu olabilir. Yani kaslarda sadece zorlanma vardır. Orta şiddetteki olgularda kaslarda kısmi yırtık vardır. Burada hastanın ağrısı olur, güç kaybı da belirgindir. Grade 3 olarak da tarif edilebilecek tam yırtıklar ise ciddi olgulardır. Kas tamamen kopmuştur. Kişinin şiddetli ağrısı vardır. Ciddi fonksiyon kaybı mevcuttur.</p>



<p><em>Hamstring sakatlığından korunmak için düzenli esneme, doğru ısınma ve kas dengesini koruyan antrenmanlar vazgeçilmezdir. Güçlü ve esnek bir hamstring, hem performansı artırır hem de tekrar sakatlanma olasılığını azaltır.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Tedavisi</h2>



<p>Hamstring yırtıklarının çok büyük bir bölümü evde dinlenme, soğuk uygulama, bandaj kullanımı gibi basit uygulamalarla giderilebilir. Bazen ağrı kesici ilaçlara ve kas gevşeticilere de ihtiyaç duyulabilir. Fizik tedavi, güçlenme ve esneklik kazanma egzersizleri gündeme alınır. Ancak bazı olgularda özellikle tam kopmalarda veya tendonun kemikten ayrıldığı durumlarda cerrahi gerekebilir.</p>



<p>Hamstring yırtığı ameliyatı kopmuş olan kasın/tendonun kemiğe ya da kasın sağlam kısmında cerrahi dikişlerle yeniden bağlanmasını içerir. Özellikle genç hastalarda, sporcularda, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürenlerde mutlaka cerrahi müdahale düşünülür ve fonksiyonun geri kazanılması amaçlanır. Ameliyat sonrası fizik tedavi gerekebilir.</p>



<p>Hamstring kası yırtıkları birçok etli sporcuyu etkilemiştir. Bunlardan bazıları minör olgular bazıları majördür. Örneğin, halen aktif futbolculuk kariyeri devam eden Dembele tekrarlayan hamstring problemleri nedeniyle ameliyat olmuştur. Usain Bolt’da yine yarışma esnasında hamstring yırtığı yaşamıştır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/">Hamstring Yırtığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menisküs Yırtığı Tamiri</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 07:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menisküs Yırtığı Tamiri Menisküs yırtığı ameliyatı ortopedide en sık uygulanan prosedürlerden biridir. Bu ameliyatların çok büyük bir kısmı yırtılan meniküsün dizden tamamen çıkarılmasını (menisektomi) içerir. Bazı uygun vakalarda ise menisküsün tamir edilmesi düşünülebilir. Günümüzde tıbbın evrildiği noktalardan biri de hasta bir organı, dokuyu tamamen alıp çıkarmak değil, onu mümkün olduğunca korumak, olduğu yerde muhafaza etmek, iyileştirmek ve kişinin o dokudan/organdan halen yararlanabilmesini sağlamaktır. Menisküs yırtığı tedavisinde de özellikle gelişen yöntemler ve yapılan çalışmalar sayesinde bakış açısı bu noktaya doğru ilerledi. Bazı çalışmalar menisküs dokusunun korunması ile ilerde kireçlenme riskinin azalabileceğini paylaştı.&#160; Ancak tüm menisküs yırtıklarının tamiri mümkün değil. Uygun vakanın seçilmesi şart… Menisküs Yırtığı Dikilebilir mi? Evet. Menisküs yırtığı dikilebilir hasta yaşamına sağlıkla devam edebilir. Burada önemli olan uygun hastanın seçilmesidir. Yırtığın özellikleri, hastanın yaşı, aktivite durumu ve beklentileri menisküs yırtığının tamir edilmesi için ilk değerlendirilmesi gereken kriterlerdir. Uygun hastalarda menisküs yırtığı dikilir, anatomik bütünlük sağlanır, fonksiyon yeniden kazandırılır. Nihayetinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/">Menisküs Yırtığı Tamiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Menisküs Yırtığı Tamiri</h1>



<p>Menisküs yırtığı ameliyatı ortopedide en sık uygulanan prosedürlerden biridir. Bu ameliyatların çok büyük bir kısmı yırtılan meniküsün dizden tamamen çıkarılmasını (menisektomi) içerir. Bazı uygun vakalarda ise menisküsün tamir edilmesi düşünülebilir.</p>



<p>Günümüzde tıbbın evrildiği noktalardan biri de hasta bir organı, dokuyu tamamen alıp çıkarmak değil, onu mümkün olduğunca korumak, olduğu yerde muhafaza etmek, iyileştirmek ve kişinin o dokudan/organdan halen yararlanabilmesini sağlamaktır. Menisküs yırtığı tedavisinde de özellikle gelişen yöntemler ve yapılan çalışmalar sayesinde bakış açısı bu noktaya doğru ilerledi. Bazı çalışmalar menisküs dokusunun korunması ile ilerde kireçlenme riskinin azalabileceğini paylaştı.&nbsp;</p>



<p>Ancak tüm menisküs yırtıklarının tamiri mümkün değil. Uygun vakanın seçilmesi şart…</p>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Yırtığı Dikilebilir mi?</h2>



<p>Evet. Menisküs yırtığı dikilebilir hasta yaşamına sağlıkla devam edebilir. Burada önemli olan uygun hastanın seçilmesidir. Yırtığın özellikleri, hastanın yaşı, aktivite durumu ve beklentileri menisküs yırtığının tamir edilmesi için ilk değerlendirilmesi gereken kriterlerdir.</p>



<p>Uygun hastalarda menisküs yırtığı dikilir, anatomik bütünlük sağlanır, fonksiyon yeniden kazandırılır. Nihayetinde dizin doğal yapısı korunur. Bu uzun vadeli bir yatırımdır, özellikle de genç hastalarda.</p>



<p>Ameliyat artroskopik olarak yapılır. Yani ekleme küçük kesilerden ulaşılır. Yırtılmış menisküs dikişlerle veya bazen de implant ile bir araya getirilir. Yırtığın tipi burada ameliyatın hangi şekilde yapılacağını belirler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hangi Menisküs Yırtıkları Tamir Edilmeye Uygun Olabilir?</h2>



<p>Menisküs yırtığı tamirinden tatmin edici bir sonuç almak için hastanın çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Yırtığın konumu, kanlanması, boyutu, şekli, tipi oldukça önemlidir. Hatanın aynı anda farklı bir diz problemi olup olmadığı da kritiktir (ön çapraz bağ kopması gibi). Yaş, fiziksel aktivite durumu, kök yırtık olup olmadığı önemli detaylardır. Peki, ilk bakışta hangi menisküs yırtıklarının tamir edilmeye uygun olduğu belirtmeye çalışalım:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>1-4 cm arası ebattaki yırtıklar</li>



<li>Kırmızı-kırmızı zon yırtıklar</li>



<li>Vertikal yırtıklar</li>



<li>40 yaş altı genç aktif hastalarda görülen yırtıklar</li>



<li>Profesyonel sporla uğraşan kişilerde görülen yırtıklar</li>



<li>Akut yırtıklar</li>



<li>Eş zamanlı ön çapraz bağ tamiri yapılan hastalar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Tamiri Ameliyatı</h2>



<p>Menisküs tamiri ameliyatlarının tamamı kapalı olarak yapılır. Yırtığı tipine göre tamirin şekli de değişir. Tamir içerden dışarı yapılabilir, dışardan içeri yapılabilir ya da hepsi içeride yapılabilir. En sık yapılan ameliyat tekniği içeriden dışarı onarımdır. İki kollu iğne ile eklemin içinden dışına doğru yırtılmış menisküs dikilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç: Menisküs Tamiri</h2>



<p>Menisküs dokusunun korunması günümüzde artan bir trend ve hastaya uzun dönemli fayda sağladığı da bilimsel bir gerçek. Bu nedenle uygun hastalarda menisküsü tamamen çıkarmak yerine menisküsü tamir etmeyi mutlaka düşünmek gerekir. Farklı çalışmalar olmakla birlikte her 4 hastadan 1’inde menisküsün tamir edilme şansı olabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/">Menisküs Yırtığı Tamiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda Kemik Erimesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:19:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda Kemik Erimesi Kadınların en sık yaşadığı sağlık sorunlarından biri şüphesiz kemik erimesidir. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoza girme ile başlar. Menopoza giriş yaşı geniş bir aralıktır. 45 ila 55 yaş arası olarak belirtilebilir. Bu yaş, toplumdan topluma da değişiklik gösterebilir. Menopoz burada gerçekten ciddi bir etkendir ve bu verilerle de gösterilmektedir. Öyle ki, bu döneme kadar kemik kütle kaybı binde 5 iken, menopoz ile birlikte yıllık yüzde 3 seviyesine kadar çıkar. Bazı kadınlarda zaman içinde kemik kütlenin neredeyse yüzde 25’ine kadar bir kayıp yaşanabilir. Menopozla birlikte kemiklerde erime başlayıp, direnç kaybı gündeme gelebilir. Sonuçta da basit bir düşme ile dahi kemiklerde farklı ölçüde kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar omurgada olabileceği gibi diz ve kalça gibi eklemlerde de olabilir. Kemik Erimesi Nedir? Kemik erimesi yani osteoporoz, kemiklerin içinde yer alan kalsiyumun azalması yani kemiklerin adeta içinin boşalması ve bu haliyle de kemiklerin kırılmaya açık bir hal almasıdır. Daha çok kadınlarda görülür. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi</h1>



<p>Kadınların en sık yaşadığı sağlık sorunlarından biri şüphesiz kemik erimesidir. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoza girme ile başlar. Menopoza giriş yaşı geniş bir aralıktır. 45 ila 55 yaş arası olarak belirtilebilir. Bu yaş, toplumdan topluma da değişiklik gösterebilir. Menopoz burada gerçekten ciddi bir etkendir ve bu verilerle de gösterilmektedir. Öyle ki, bu döneme kadar kemik kütle kaybı binde 5 iken, menopoz ile birlikte yıllık yüzde 3 seviyesine kadar çıkar. Bazı kadınlarda zaman içinde kemik kütlenin neredeyse yüzde 25’ine kadar bir kayıp yaşanabilir.</p>



<p>Menopozla birlikte kemiklerde erime başlayıp, direnç kaybı gündeme gelebilir. Sonuçta da basit bir düşme ile dahi kemiklerde farklı ölçüde kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar omurgada olabileceği gibi diz ve kalça gibi eklemlerde de olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Nedir?</h2>



<p>Kemik erimesi yani osteoporoz, kemiklerin içinde yer alan kalsiyumun azalması yani kemiklerin adeta içinin boşalması ve bu haliyle de kemiklerin kırılmaya açık bir hal almasıdır. Daha çok kadınlarda görülür. Ancak erkeklerde de rastlamak mümkündür. Kemik yoğunluğu ölçümü testi ile kişide ne derece bir kemik kaybı olduğu kolaylıkla tespit edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi Tedavisi</h2>



<p>Kemik erimesi aslında erken yaşlardan itibaren yönetilmesi gereken bir olgudur. Zira kemik erimesi aslında yaşamın doğal bir sürecidir. Burada en önemli iki noktadan bahsedilebilir; ilki D vitamini, ikincisi ise egzersizlerdir. Kişi aslında D vitamini depolarını dolu tutup, egzersizle de eklemlerini esnek ve kaslarını güçlü tutarsa kemik erimesinden en az oranda etkilenebilir.</p>



<p>Kemik erimesinin en ciddi çıktısı ise kemik kırıklarıdır. Omurgada ya da eklemlerde kırıklar meydana gelebilir. Bu durumda uygun yaklaşım ile bu kırıkların tedavi edilmesi gerekir.</p>



<p>Omurga kırıklarında stabilizasyon gerekir. Eklemlerde meydana gelen kırıkların da yine sabitlenmesi gerekir. Daha ileri olgularda ise protez ihtiyacı gündeme gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Olanlar Ne Yapmalı?</h2>



<p>Peki, bir kadın kemik erimesi olabileceği konusunda uyarıldı ya da ilgili testler ile bu durum açıkça ortaya kondu. Ne yapılmalı? Bazı basit yaşam modifikasyonları ile daha hem kemik erimesinin yoğunluğunu azaltmak mümkün olabilir hem de kemik erimesinden daha az etkilenecek bir vücuda sahip olunabilir. Peki, bunlar nelerdir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>30-40 dakika tempolu yürüme, koşma</li>



<li>Süt ve süt ürünlerinin tüketimine özen gösterme</li>



<li>Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmama</li>



<li>Tuzu kısıtlamak</li>



<li>Çay ve kahveyi azaltmak</li>



<li>Et tüketimini abartmamak</li>



<li>Doğal D vitamini kaynağı olarak güneşten yararlanma ve gerekirse hekim önerisiyle D vitamini takviyesi başlama</li>
</ul>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Kırığı Tedavisi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 19:39:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalça Kırığı Tedavisi Birçok kişi “Düşmüş kalçası kırılmış” ifadesiyle karşılaşmıştır. Bu ifade özellikle yaşlılar için kullanılır. Burada peki kırılan tam olarak nedir? &#160;Kalça eklemi, uyluk kemiğinin üst kısmı (femur başı) ve asetabulum’dan (kalça yuvası) oluşur. Kalça kırığı ile femurun (uyluk kemiği) kalçaya yakın üst bölgesindeki kırıklar kastedilir. Yaşlılarda sık görülür. Sağlıklı bir yaşlılık geçirmeyi sekteye uğratan önemli konulardan biridir.&#160; Ortalama her 5 yaşlıdan 1’inden farklı ölçülerde görülür. Kalça Kırığı Sonuçları Kalça kırığı ciddi bir ortopedik sorun olduğu kadar, önemli de bir halk sağlığı problemidir. Neden? Kalça kırığı yaşayan yaşlıların yaşama yeniden adapte olmaları güç olabilir. Bağımsız yaşam kaybolur, yaşam süresi kısalabilir. Kalçası kırılan yaşlılarda şu durumlar gündeme gelebilir; Bu nedenlerle kalça kırıkları mutlaka doğru yaklaşımla tedavi edilmelidir. Kişiye mümkün olduğunca hareketli bir yaşam sunulmalıdır. Böylece yukarı bahsettiğimiz kırığı olası sonuçları da bertaraf edilebilir. Kalça Kırığı Tipleri Kalça kırığının tipi, kırığın femurun neresinde olduğuna göre değişir. Kalça Kırığı Nedenleri Kalça kırıkları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/">Kalça Kırığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tedavisi</h1>



<p>Birçok kişi “Düşmüş kalçası kırılmış” ifadesiyle karşılaşmıştır. Bu ifade özellikle yaşlılar için kullanılır. Burada peki kırılan tam olarak nedir? &nbsp;Kalça eklemi, uyluk kemiğinin üst kısmı (femur başı) ve asetabulum’dan (kalça yuvası) oluşur. Kalça kırığı ile femurun (uyluk kemiği) kalçaya yakın üst bölgesindeki kırıklar kastedilir. Yaşlılarda sık görülür. Sağlıklı bir yaşlılık geçirmeyi sekteye uğratan önemli konulardan biridir.&nbsp; Ortalama her 5 yaşlıdan 1’inden farklı ölçülerde görülür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Sonuçları</h2>



<p>Kalça kırığı ciddi bir ortopedik sorun olduğu kadar, önemli de bir halk sağlığı problemidir. Neden? Kalça kırığı yaşayan yaşlıların yaşama yeniden adapte olmaları güç olabilir. Bağımsız yaşam kaybolur, yaşam süresi kısalabilir. Kalçası kırılan yaşlılarda şu durumlar gündeme gelebilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kalçada ağrı, hareket güçlüğü, yürüyememe</li>



<li>Yatağa bağlı kalma sonucu, derin ven trombozu (bacakta pıhtı), yatak yaraları (bası ülserleri), kas erimesi gibi komplikasyonlar</li>



<li>Kırılmış bir eklemin kendisi yaşam kaybına yol açmaz. Ancak, bağımsızlığı kaybetmenin getireceği sosyal, fiziksel ve ruhsal yorgunluk kişilerin yaşamını kısaltabilir.</li>
</ul>



<p>Bu nedenlerle kalça kırıkları mutlaka doğru yaklaşımla tedavi edilmelidir. Kişiye mümkün olduğunca hareketli bir yaşam sunulmalıdır. Böylece yukarı bahsettiğimiz kırığı olası sonuçları da bertaraf edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tipleri</h2>



<p>Kalça kırığının tipi, kırığın femurun neresinde olduğuna göre değişir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Femur boyun kırığı: Femur başının altındaki boyun kısmı kırıkları</li>



<li>İntertrokanterik kırık: Femur boynunun altındaki kemik çıkıntılarının kırılması</li>



<li>Subtrokanterik kırıklar: Femurun daha alt bölgesindeki kırıklar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Nedenleri</h2>



<p>Kalça kırıkları nedenleri arasında açık ara ilk sırada düşmeler gelir. Olguların neredeyse yüzde 90’ında düşme hikayesi vardır. Kemik erimesi de bir diğer önemli nedendir. Aslında bu iki durum birbiriyle de ilişkilidir. Yani, kişide kemik erimesi olduğu için basit bir düşmede dahi kemiği kırılabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Kimlerde Daha Sık Görülür?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Özellikle 65 yaş üzere</li>



<li>Kadınlar</li>



<li>Zayıf kas yapısı</li>



<li>Denge sorunları olanlar</li>



<li>Kalsiyum eksikliği olanlar</li>



<li>Daha önce kalça kırığı yaşamış hastalar</li>



<li>Sigara tüketenler</li>



<li>Fiziksel aktivitesi kısıtlı olanlar</li>



<li>Trafik kazaları ve yüksekten düşmeler de gençlerde kalça kırığına neden olabilir.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Belirtileri</h2>



<p>Kalça kırığı kendini net bir biçimde gösterir. Şu belirtiler söz konusu olabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Şiddetli kalça, kasık ağrısı ve bunların hareketle birlikte artması</li>



<li>Yürüme güçlüğü, ayağa kalkmakta zorluk, kırık kemiğin olduğu bacak üzerine basamama</li>



<li>Bacağın duruşunun bozulması</li>



<li>Şişlik, morluk</li>
</ul>



<p>Kalça kırığının net tanısı ve kırığın özellikleri röntgen ile ortaya konur. Bazen BT veya MR görüntülemeye de ihtiyaç duyulabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tedavisi</h2>



<p>Kalça kırığı tedavisinde günümüzde altın standart yaklaşım kırığı ameliyat ile stabil hale getirmektir. Kırığı tipine göre, vidalar ile stabilizasyon yapıp kırığın kaynaması beklenebileceği gibi bazen kısmı ya da tam kalça protezine de ihtiyaç duyulabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/">Kalça Kırığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 07:18:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üst Kol ya da Humerus Kırığı Omuz ve dirsek arasında bulunan üst koldaki bu kemiğe humerus denir. Bu aslında oldukça güçlü ve mukavemetli bir kemiktir.&#160; Ancak ciddi kazalar, travmalar sonucu humerus hasar alabilir, kırılabilir. Yaşlılarda kemiklerin sağlamlığının azalması nedeniyle basit düşmeler sonucu da bu durumla karşılaşılabilir. Üst koldaki kırıklar, kendini şişlik, ağrı ve morarma ile gösterir. Tedavide atel, askı, alçı gibi uygulamalar düşünülebilir. Bazı olgularda ameliyatla kırık kemiği sabitlemek gerekebilir. Bu tedavilerden sonra kolun hareket becerisinin yeniden tam anlamıyla kazanılması için genellikle fizik tedaviye de ihtiyaç duyulur. Üst kol kemiği farklı şekillerde kırılabilir: Üst Kol Kırığı Belirtileri En temel semptomlar kolda hassasiyet, şişme, ağrı, morarma ve hareket güçlüğüdür. Özellikle travmatik bir durum varsa, çevre dokularda da hasar olabilir. Semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir. Humerus kırığı belirtileri şöyle sıralanır: Üst Kol Neden Kırılır? Aslında üst kol gayet kuvvetli ve güçlüdür. Temel kırılma nedeni travmalardır, bazı ileri osteoporoz hastalarında da [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/">Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Üst Kol ya da Humerus Kırığı</h1>



<p>Omuz ve dirsek arasında bulunan üst koldaki bu kemiğe humerus denir. Bu aslında oldukça güçlü ve mukavemetli bir kemiktir.&nbsp; Ancak ciddi kazalar, travmalar sonucu humerus hasar alabilir, kırılabilir. Yaşlılarda kemiklerin sağlamlığının azalması nedeniyle basit düşmeler sonucu da bu durumla karşılaşılabilir. Üst koldaki kırıklar, kendini şişlik, ağrı ve morarma ile gösterir. Tedavide atel, askı, alçı gibi uygulamalar düşünülebilir. Bazı olgularda ameliyatla kırık kemiği sabitlemek gerekebilir. Bu tedavilerden sonra kolun hareket becerisinin yeniden tam anlamıyla kazanılması için genellikle fizik tedaviye de ihtiyaç duyulur.</p>



<p>Üst kol kemiği farklı şekillerde kırılabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Omuz eklemine yakın bölgede görülen kırıklar vardır. Bunlara proksimal humerus kırığı denir. Bu tip kırıklar özellikle ileri yaşta daha sık görülür.</li>



<li>Kemiğin orta bölümünde oluşan kırıklara humerus cisim kırığı denir. Bu kırıklar kolun orta kısmında meydana gelir.</li>



<li>Dirsek eklemine yakın bölgede oluşan kırıklara ise distal humerus kırığı denir.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Kırığı Belirtileri</h2>



<p>En temel semptomlar kolda hassasiyet, şişme, ağrı, morarma ve hareket güçlüğüdür. Özellikle travmatik bir durum varsa, çevre dokularda da hasar olabilir. Semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir. Humerus kırığı belirtileri şöyle sıralanır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Şiddetli ağrı</li>



<li>Şişlik</li>



<li>Morluk</li>



<li>Hassasiyet</li>



<li>Hareket güçlüğü</li>



<li>Omuzu hareket ettirirken sürtme hissi</li>



<li>Nadiren kanama (kemik dışarı çıktıysa yani açık kırık varsa)</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Neden Kırılır?</h2>



<p>Aslında üst kol gayet kuvvetli ve güçlüdür. Temel kırılma nedeni travmalardır, bazı ileri osteoporoz hastalarında da kol kırıkları ile karşılaşılabilir. Humerus kırıkları nedenleri şöyle belirtilebilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Trafik kazaları</li>



<li>Şiddetli düşme, çarpma, darbe</li>



<li>Spor yaralanmaları</li>



<li>Osteoporoz nedeniyle kemiklerin zayıflayıp bir noktada belki küçük bir travma nedeniyle kırılması</li>



<li>Nadiren görülen kemik tümörleri ya da kemikte enfeksiyon gibi kemiği yıpratan durumlar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Humerus Kırığı Tanısı</h2>



<p>Üst kol kırıkları genellikle travma sonucu olduğu için hastaların acile başvurması ile ortaya konur. Kırığın varlığını ve boyutunu tam olarak görmek için röntgen ve bazen MR taraması gerekir. Edinilen bilgiler ışığında tedavi planlanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Kırığı Tedavisi</h2>



<p>Tedavi kırığın şiddetinin ne ölçüde olduğuna göre belirlenir. Görece basit kırıklarda atel, alçı, askı gibi uygulamalar düşünülür. Bu aparatların 1-2 ay kadar kullanılması gerekebilir. Olguların çoğunda da sorun bu şekilde çözülür. Ciddi kırıklarda ise kemiklerin birbirine sabitlenmesi gerekir. Plak ve vidalar ile kırık kemik parçaları birbirine sabitlenir ve zaman içinde kaynaşması amaçlanır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/">Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 07:45:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osteoporoz ya da Kemik Erimesi Kemik erimesi ya da diğer adıyla osteoporoz özellikle 50 yaş sonrası bireyleri etkileyen bir sağlık problemidir. Toplumda neredeyse sadece kadınlarda görülür olarak bilinmesine rağmen erkeklerde de izlenebilir. Kadınlarda oran ve etkisi daha büyük olmakla birlikte, yaklaşık her üç kadında ve her beş erkekte bir görülür. Osteoporoz sıklıkla omurgada oluşur. Kalça ve el bileği eklemlerinde de olabilir. Kemik erimesinin en önemli belirtisi ağrıdır. Tedavi de bu ağrının yönetilmesini kapsar. &#160;Ancak bazı zorlu olgularda omurgada kırık (osteoporotik omurga kırığı) ya da kalça kırığı olabilir ve tedavi de bu doğrultuda planlanır. Kemik erimesi oldukça basit bir tarama ile tespit edilebilir. Kemik yoğunluğu ölçümü taraması ile kişide kemik erimesi olup olmadığı ve ölçüsü ortaya konabilir. Osteoporoz Belirtileri Kemik erimesinin en öne çıkan semptomu ağrıdır. Ağrı çoğu zaman omurgada ve genellikle de bel ağrısı olarak karşımıza çıkar. Bu durumun nedeni de kemikte oluşan küçük kırıklardır. Bu ağrı çok hafif olabileceği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</h1>



<p>Kemik erimesi ya da diğer adıyla osteoporoz özellikle 50 yaş sonrası bireyleri etkileyen bir sağlık problemidir. Toplumda neredeyse sadece kadınlarda görülür olarak bilinmesine rağmen erkeklerde de izlenebilir. Kadınlarda oran ve etkisi daha büyük olmakla birlikte, yaklaşık her üç kadında ve her beş erkekte bir görülür. Osteoporoz sıklıkla omurgada oluşur. Kalça ve el bileği eklemlerinde de olabilir.</p>



<p>Kemik erimesinin en önemli belirtisi ağrıdır. Tedavi de bu ağrının yönetilmesini kapsar. &nbsp;Ancak bazı zorlu olgularda omurgada kırık (osteoporotik omurga kırığı) ya da kalça kırığı olabilir ve tedavi de bu doğrultuda planlanır.</p>



<p>Kemik erimesi oldukça basit bir tarama ile tespit edilebilir. Kemik yoğunluğu ölçümü taraması ile kişide kemik erimesi olup olmadığı ve ölçüsü ortaya konabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Osteoporoz Belirtileri</h2>



<p>Kemik erimesinin en öne çıkan semptomu ağrıdır. Ağrı çoğu zaman omurgada ve genellikle de bel ağrısı olarak karşımıza çıkar. Bu durumun nedeni de kemikte oluşan küçük kırıklardır. Bu ağrı çok hafif olabileceği gibi şiddetli de olabilir. Zaman içinde ağrı artabilir. Kalçada oluşan kemik erimesinde de hastanın basit/hafif bir ağrısı olabileceği gibi merdiven çıkmayı imkansız hale getiren bir olguda söz konusu olabilir.</p>



<p>Kemik erimesi belirtileri bu iki bölge özelinde şu şekilde paylaşılabilir;</p>



<h3 class="wp-block-heading">Omurgada Kemik Erimesi</h3>



<p>Paylaştığımız semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bel/sırt ağrısı (ileri olgularda kronikleşebilir)</li>



<li>Uzun süre ayakta kalınca rahatsızlık hissi</li>



<li>Hareketle başlayan/şiddetlenen ağrı</li>



<li>Boy kısalması</li>



<li>Sırtta kamburlaşma</li>



<li>Postür bozukluğu</li>



<li>Nefes alırken zorlanma (ileri olgularda)</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Kalçada Kemik Erimesi</h3>



<p>Paylaştığımız semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kasık/kalça ağrısı</li>



<li>Uzun süre ayakta kalınca kalçada rahatsızlık</li>



<li>Yürürken artan ağrı</li>



<li>Topallama</li>



<li>Merdiven çıkarken zorlanma</li>



<li>Ayağa kalkmakta güçlük</li>



<li>Yürüyememe</li>



<li>Bacakta kısalık veya dışa dönme</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesini Engellemek için Öneriler</h2>



<p>Kemik erimesinin temel nedeni yaş almayla birlikte kemiklerin içinde kalsiyumun azalıp, kırılgan bir hal almasıdır. Yani kalsiyum ile kemiklerin içini doldurmak, sağlamlaştırmak gerekir. Bunun için de D vitamininden yararlanılır. Güneş ana D vitamini kaynağıdır. Süt ürünlerini tüketmek de önemlidir. Gerekirse takviye başlanır.</p>



<p>Bir diğer önlem ise kemikleri koruyan ve saran çevre kasları güçlendirmek ve esnetmektir.&nbsp; Böylece kemiklere daha az yük biner ve daha güvende olurlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Osteoporoz Risk Faktörleri</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>50 yaş üzeri olmak</li>



<li>Kadınlarda risk daha fazla (menopoz sonrası risk artar)</li>



<li>Kortizon içeren ilaçların yoğun kullanımı</li>



<li>Hareketsiz yaşam</li>



<li>Sigara içmek</li>



<li>Yeterince kalsiyum almamak</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Tedavisi</h2>



<p>Kişide kemik erimesi nedeniyle omurga ya da kalça kemiğinde bir kırılma, çökme yoksa egzersizler, kalsiyum yüklemesi, ideal kiloya kavuşma vd. gibi basit yaşam düzenlemeleriyle sorun büyük ölçüde çözülür.</p>



<p>Ancak kırık gibi travmatik bir durum ortaya çıktıysa en basit olarak korse kullanımı önerilebilir. Hastaya uygulanacak tedavi olgunun ciddiyetine göre basitten komplekse doğru gider. Korsenin fayda etmeyeceği hastalarda omurgaya vertebroplasti ve kifoplasti gibi girişimsel tedaviler düşünülür. Daha ileri olgularda ameliyat gerekir. Omurgaya füzyon yapılabilir. İleri kalça kırıklarında da protez cerrahisi düşünülebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
