<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<atom:link href="https://drtunapehlivanoglu.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/</link>
	<description>Ortopedi ve Travmatoloji, Omurga Cerrahisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2026 09:21:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2017/07/cropped-Adsiz-tasarim-93-32x32.jpg</url>
	<title>Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diz Enjeksiyonları</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:21:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diz Enjeksiyonları Diz sorunlarının tedavisinde ameliyatsız uygulamalar Tıbbın birçok alanında daha az girişimsel işlemle hastaya şifa vermeyi amaçlayan tedavi modaliteleri geliştirilmektedir. Yani hastayı ameliyat etmeden, anestezi vermeden, büyük müdahaleler yapmadan, hastaya zahmet vermeden ufak müdahalelerle bir iyilik hali sağlamak… Ortopedide ise en sık karşılaştığımız problem eklemlerle ilişkilidir. Kişilerin, eklemleri kireçlenebilir, hasar alabilir, farklı bir dizi hastalıkla karşılaşabilir. Tüm eklemler arasında ise bu sorunlar en sık dizde görülür. Bu nedenle diz eklemi hasarını tedavi etmeye yönelik birçok biyolojik yöntem geliştirilmiştir. Bu uygulamalar ilgili maddenin (hyaluronik asit, kök hücre, eksozom gibi) diz eklemine enjekte edilmesini içerir. Diz Kök Hücre Tedavisi Kök hücre özellikle diz ekleminde kıkırdak hasarı varlığında uygulanır. Eklemdeki inflamasyonu azaltmak ve onarım sürecini hızlandırmak için kök hücre uygulamaları düşünülür. Diğer enjeksiyon uygulamaları içinde daha uzun süreli iyilik hali sağlama potansiyeli mevcuttur. Kök hücreler iki yöntemle elde edilebilir.; kişinin yağ dokusundan ya da kemik iliğinden. Bu haliyle kök hücre toplanma süreci [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/">Diz Enjeksiyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Diz Enjeksiyonları</h1>



<p><strong><em>Diz sorunlarının tedavisinde ameliyatsız uygulamalar</em></strong></p>



<p>Tıbbın birçok alanında daha az girişimsel işlemle hastaya şifa vermeyi amaçlayan tedavi modaliteleri geliştirilmektedir. Yani hastayı ameliyat etmeden, anestezi vermeden, büyük müdahaleler yapmadan, hastaya zahmet vermeden ufak müdahalelerle bir iyilik hali sağlamak… Ortopedide ise en sık karşılaştığımız problem eklemlerle ilişkilidir. Kişilerin, eklemleri kireçlenebilir, hasar alabilir, farklı bir dizi hastalıkla karşılaşabilir. Tüm eklemler arasında ise bu sorunlar en sık dizde görülür. Bu nedenle diz eklemi hasarını tedavi etmeye yönelik birçok biyolojik yöntem geliştirilmiştir. Bu uygulamalar ilgili maddenin (hyaluronik asit, kök hücre, eksozom gibi) diz eklemine enjekte edilmesini içerir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Kök Hücre Tedavisi</h2>



<p>Kök hücre özellikle diz ekleminde kıkırdak hasarı varlığında uygulanır. Eklemdeki inflamasyonu azaltmak ve onarım sürecini hızlandırmak için kök hücre uygulamaları düşünülür. Diğer enjeksiyon uygulamaları içinde daha uzun süreli iyilik hali sağlama potansiyeli mevcuttur.</p>



<p>Kök hücreler iki yöntemle elde edilebilir.; kişinin yağ dokusundan ya da kemik iliğinden. Bu haliyle kök hücre toplanma süreci ameliyathane şartlarında yapılır. İşlem genellikle maksimum 1 saat içinde tamamlanır.</p>



<p>Diz kök hücre tedavisi özellikle eklem kireçlenmesi olan hastalara uygulanır. Daha çok da erken ve orta evre olgularda… Bazen menisküs yaralanmalarında da esas tedaviye (cerrahi) ilaveten iyileşmeyi hızlandırmak için kullanılabilir.</p>



<p>Diz kireçlenmesi olan hastalarda kök hücre tedavisi ağrıyı azaltabilir, hareketliliği artırabilir. Etkisini 2 yıla kadar gösterebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hyaluronik Asit</h2>



<p>Hyaluronik asit, diz eklem sıvısında doğal olarak bulunur. Bu sıvı eklem içindeki yapıların kayganlığını artırır, sürtünmeyi azaltır, dizin hareket etmesini kolaylaştırır. Böylece kişi daha rahat hareket edebilir, ağrıları da azalır.</p>



<p>Hyaluronik asit uygulaması poliklinik şartlarında kolaylıkla yapılabilen bir işlemdir. İlgili maddenin diz eklemine enjekte edilmesini içerir. İşlem genellikle 15 dakika içinde tamamlanır. Tek doz yapılabileceği gibi doz sayısının artırılması da mümkündür.</p>



<p>Özellikle diz kireçlenmesi olan hastalarda hyaluronik asit enjeksiyonundan yararlanılabilir. Her seviyeden olguda düşünülebilir.&nbsp; Etkisi 1 yıla kadar sürebilir. İlk etkisini ise işlemden sonra en erken bir hafta içinde vermeye başlar. Uygun hastalarda yaşam kalitesine katkıda bulunabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Eklemine Eksozom</h2>



<p>Eklem hasarını onarmaya yönelik son yıllarda kullanılan bir diğer tedavi de eksozomlardır. Eksozomlar, hücrelerin salgıladığı çok küçük yapılardır. İçlerinde büyüme faktörleri ve proteinler mevcuttur. Bu içerikler, hasarlı dokularla iletişim kurarak iyileşme sürecini tetikleyebilir.</p>



<p>Özellikle kireçlenme olgularında eklemdeki inflamasyonu azaltarak ağrının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Hastanın hareket kapasitesini artırabilir. Ek olarak menisküs ve bağ yırtıklarında, kıkırdak hasarı olgularında eksozom uygulaması düşünülebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Eklemine Kortizon Enjeksiyonu</h2>



<p>Diz içine yapılan kortizon (steroid) enjeksiyonu, temel olarak iltihabı hızlı şekilde azaltmak ve ağrıyı kesmek için uygulanır.</p>



<p>Kortizon güçlü bir anti-inflamatuardır ve iltihabı baskılar. Eklem içindeki şişliği azaltabilir. Ağrıyı hızla düşürebilir. Hareketliliği artırabilir. Bu haliyle kireçlenmesi ve yoğun ağrısı olan hastalarda uygulanabilir. Yukarıdaki diğer yöntemlerden en önemli farkı kortizonun çok uzun süredir uygulanıyor olmasıdır. Bu haliyle vereceği sonuçlar daha iyi bilinmektedir.</p>



<p>Uygun hastalarda hızlı etki eder (1 ila 3 gün içinde), ancak etkisi de kısa sürelidir. Ortalama 2 ay kadar bir etki süresi olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>Bu tedavilerle ilgili bilinmesi gereken en önemli konulardan biri bu maddelerin dizdeki problemi yapısal olarak çözmeyeceğidir. Yani herhangi bir enjeksiyon ile dizdeki kireçlenme geri döndürülemez. Ancak hastaların hayat kalitesini iyileştirebilir. Ağrıyı azaltıp, kolay hareket etmeyi sağlayabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/">Diz Enjeksiyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hamstring Yırtığı</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hamstring Yırtığı Hamstring, uyluğun arka tarafında yer alır ve bacak hareketlerinde büyük rol oynar. Kalça ve diz hareketlerinde görev alır. Hamstring kası, özellikle diz ekleminin bükülmesine katkı sağlar. Spor müsabakası esnasında koşma ve zıplama gibi temel hareketlerin rahatlıkla yapılabilmesini olanaklı kılar. Yalnızca spor değil günlük yaşamın en basit hareketlerinden olan yürümeyi de daha rahat, akıcı halde tutar. Hamstring kası çeşitli nedenlerle gerilebilir, zorlanabilir ve nihayetinde yaralanabilir. Özellikle ani hareket, kayma, ağır kaldırma gibi durumlar bu kası ciddi anlamda zorlayabilir. Spor öncesi kasın yeterince ısınmaması, ani hızlanmalar, ani durma, ani yön değiştirme, daha önce hamstring sorunu yaşamak hamstring yırtılmalarına zemin hazırlayabilir. Bazı spor branşlarında bu durum daha sık görülebilir. Futbol, tenis, atletizm ve basketbol bunlar arasında yer alır. Günümüzün elit futbolcularından biri olan Dembele ve ünlü koşulu Usain Bolt hamstring sakatılığı geçiren binlerce sporcudan sadece ikisidir. Tanıda ise röntgen ve MR’dan yararlanılır. Hamstring Yırtığı Belirtileri Yırtığın derecesine göre belirtilerin şiddetinde ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/">Hamstring Yırtığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı</h1>



<p>Hamstring, uyluğun arka tarafında yer alır ve bacak hareketlerinde büyük rol oynar. Kalça ve diz hareketlerinde görev alır. Hamstring kası, özellikle diz ekleminin bükülmesine katkı sağlar. Spor müsabakası esnasında koşma ve zıplama gibi temel hareketlerin rahatlıkla yapılabilmesini olanaklı kılar. Yalnızca spor değil günlük yaşamın en basit hareketlerinden olan yürümeyi de daha rahat, akıcı halde tutar.</p>



<p>Hamstring kası çeşitli nedenlerle gerilebilir, zorlanabilir ve nihayetinde yaralanabilir. Özellikle ani hareket, kayma, ağır kaldırma gibi durumlar bu kası ciddi anlamda zorlayabilir. Spor öncesi kasın yeterince ısınmaması, ani hızlanmalar, ani durma, ani yön değiştirme, daha önce hamstring sorunu yaşamak hamstring yırtılmalarına zemin hazırlayabilir. Bazı spor branşlarında bu durum daha sık görülebilir. Futbol, tenis, atletizm ve basketbol bunlar arasında yer alır. Günümüzün elit futbolcularından biri olan Dembele ve ünlü koşulu Usain Bolt hamstring sakatılığı geçiren binlerce sporcudan sadece ikisidir.</p>



<p>Tanıda ise röntgen ve MR’dan yararlanılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı Belirtileri</h2>



<p>Yırtığın derecesine göre belirtilerin şiddetinde ve çeşitliliğinde farklar olabilir. Nedir, en sık rastladığımız belirtiler?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gerginlik ve hassasiyet (hafif olgularda)</li>



<li>Uyluğun arka kısmında ani ve keskin ağrı</li>



<li>Kasın içinde “kopma” hissi</li>



<li>Yürürken zorlanma (şiddetli olgularda)</li>



<li>Morarma ve şişlik</li>



<li>Dizi bükmede güçlük</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı Dereceleri</h2>



<p>Hamstring yırtıkları üç farklı derecede görülebilir. Hafif bir yırtık söz konusu olabilir. Yani kaslarda sadece zorlanma vardır. Orta şiddetteki olgularda kaslarda kısmi yırtık vardır. Burada hastanın ağrısı olur, güç kaybı da belirgindir. Grade 3 olarak da tarif edilebilecek tam yırtıklar ise ciddi olgulardır. Kas tamamen kopmuştur. Kişinin şiddetli ağrısı vardır. Ciddi fonksiyon kaybı mevcuttur.</p>



<p><em>Hamstring sakatlığından korunmak için düzenli esneme, doğru ısınma ve kas dengesini koruyan antrenmanlar vazgeçilmezdir. Güçlü ve esnek bir hamstring, hem performansı artırır hem de tekrar sakatlanma olasılığını azaltır.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Tedavisi</h2>



<p>Hamstring yırtıklarının çok büyük bir bölümü evde dinlenme, soğuk uygulama, bandaj kullanımı gibi basit uygulamalarla giderilebilir. Bazen ağrı kesici ilaçlara ve kas gevşeticilere de ihtiyaç duyulabilir. Fizik tedavi, güçlenme ve esneklik kazanma egzersizleri gündeme alınır. Ancak bazı olgularda özellikle tam kopmalarda veya tendonun kemikten ayrıldığı durumlarda cerrahi gerekebilir.</p>



<p>Hamstring yırtığı ameliyatı kopmuş olan kasın/tendonun kemiğe ya da kasın sağlam kısmında cerrahi dikişlerle yeniden bağlanmasını içerir. Özellikle genç hastalarda, sporcularda, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürenlerde mutlaka cerrahi müdahale düşünülür ve fonksiyonun geri kazanılması amaçlanır. Ameliyat sonrası fizik tedavi gerekebilir.</p>



<p>Hamstring kası yırtıkları birçok etli sporcuyu etkilemiştir. Bunlardan bazıları minör olgular bazıları majördür. Örneğin, halen aktif futbolculuk kariyeri devam eden Dembele tekrarlayan hamstring problemleri nedeniyle ameliyat olmuştur. Usain Bolt’da yine yarışma esnasında hamstring yırtığı yaşamıştır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/">Hamstring Yırtığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menisküs Yırtığı Tamiri</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 07:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menisküs Yırtığı Tamiri Menisküs yırtığı ameliyatı ortopedide en sık uygulanan prosedürlerden biridir. Bu ameliyatların çok büyük bir kısmı yırtılan meniküsün dizden tamamen çıkarılmasını (menisektomi) içerir. Bazı uygun vakalarda ise menisküsün tamir edilmesi düşünülebilir. Günümüzde tıbbın evrildiği noktalardan biri de hasta bir organı, dokuyu tamamen alıp çıkarmak değil, onu mümkün olduğunca korumak, olduğu yerde muhafaza etmek, iyileştirmek ve kişinin o dokudan/organdan halen yararlanabilmesini sağlamaktır. Menisküs yırtığı tedavisinde de özellikle gelişen yöntemler ve yapılan çalışmalar sayesinde bakış açısı bu noktaya doğru ilerledi. Bazı çalışmalar menisküs dokusunun korunması ile ilerde kireçlenme riskinin azalabileceğini paylaştı.&#160; Ancak tüm menisküs yırtıklarının tamiri mümkün değil. Uygun vakanın seçilmesi şart… Menisküs Yırtığı Dikilebilir mi? Evet. Menisküs yırtığı dikilebilir hasta yaşamına sağlıkla devam edebilir. Burada önemli olan uygun hastanın seçilmesidir. Yırtığın özellikleri, hastanın yaşı, aktivite durumu ve beklentileri menisküs yırtığının tamir edilmesi için ilk değerlendirilmesi gereken kriterlerdir. Uygun hastalarda menisküs yırtığı dikilir, anatomik bütünlük sağlanır, fonksiyon yeniden kazandırılır. Nihayetinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/">Menisküs Yırtığı Tamiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Menisküs Yırtığı Tamiri</h1>



<p>Menisküs yırtığı ameliyatı ortopedide en sık uygulanan prosedürlerden biridir. Bu ameliyatların çok büyük bir kısmı yırtılan meniküsün dizden tamamen çıkarılmasını (menisektomi) içerir. Bazı uygun vakalarda ise menisküsün tamir edilmesi düşünülebilir.</p>



<p>Günümüzde tıbbın evrildiği noktalardan biri de hasta bir organı, dokuyu tamamen alıp çıkarmak değil, onu mümkün olduğunca korumak, olduğu yerde muhafaza etmek, iyileştirmek ve kişinin o dokudan/organdan halen yararlanabilmesini sağlamaktır. Menisküs yırtığı tedavisinde de özellikle gelişen yöntemler ve yapılan çalışmalar sayesinde bakış açısı bu noktaya doğru ilerledi. Bazı çalışmalar menisküs dokusunun korunması ile ilerde kireçlenme riskinin azalabileceğini paylaştı.&nbsp;</p>



<p>Ancak tüm menisküs yırtıklarının tamiri mümkün değil. Uygun vakanın seçilmesi şart…</p>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Yırtığı Dikilebilir mi?</h2>



<p>Evet. Menisküs yırtığı dikilebilir hasta yaşamına sağlıkla devam edebilir. Burada önemli olan uygun hastanın seçilmesidir. Yırtığın özellikleri, hastanın yaşı, aktivite durumu ve beklentileri menisküs yırtığının tamir edilmesi için ilk değerlendirilmesi gereken kriterlerdir.</p>



<p>Uygun hastalarda menisküs yırtığı dikilir, anatomik bütünlük sağlanır, fonksiyon yeniden kazandırılır. Nihayetinde dizin doğal yapısı korunur. Bu uzun vadeli bir yatırımdır, özellikle de genç hastalarda.</p>



<p>Ameliyat artroskopik olarak yapılır. Yani ekleme küçük kesilerden ulaşılır. Yırtılmış menisküs dikişlerle veya bazen de implant ile bir araya getirilir. Yırtığın tipi burada ameliyatın hangi şekilde yapılacağını belirler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hangi Menisküs Yırtıkları Tamir Edilmeye Uygun Olabilir?</h2>



<p>Menisküs yırtığı tamirinden tatmin edici bir sonuç almak için hastanın çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Yırtığın konumu, kanlanması, boyutu, şekli, tipi oldukça önemlidir. Hatanın aynı anda farklı bir diz problemi olup olmadığı da kritiktir (ön çapraz bağ kopması gibi). Yaş, fiziksel aktivite durumu, kök yırtık olup olmadığı önemli detaylardır. Peki, ilk bakışta hangi menisküs yırtıklarının tamir edilmeye uygun olduğu belirtmeye çalışalım:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>1-4 cm arası ebattaki yırtıklar</li>



<li>Kırmızı-kırmızı zon yırtıklar</li>



<li>Vertikal yırtıklar</li>



<li>40 yaş altı genç aktif hastalarda görülen yırtıklar</li>



<li>Profesyonel sporla uğraşan kişilerde görülen yırtıklar</li>



<li>Akut yırtıklar</li>



<li>Eş zamanlı ön çapraz bağ tamiri yapılan hastalar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Tamiri Ameliyatı</h2>



<p>Menisküs tamiri ameliyatlarının tamamı kapalı olarak yapılır. Yırtığı tipine göre tamirin şekli de değişir. Tamir içerden dışarı yapılabilir, dışardan içeri yapılabilir ya da hepsi içeride yapılabilir. En sık yapılan ameliyat tekniği içeriden dışarı onarımdır. İki kollu iğne ile eklemin içinden dışına doğru yırtılmış menisküs dikilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç: Menisküs Tamiri</h2>



<p>Menisküs dokusunun korunması günümüzde artan bir trend ve hastaya uzun dönemli fayda sağladığı da bilimsel bir gerçek. Bu nedenle uygun hastalarda menisküsü tamamen çıkarmak yerine menisküsü tamir etmeyi mutlaka düşünmek gerekir. Farklı çalışmalar olmakla birlikte her 4 hastadan 1’inde menisküsün tamir edilme şansı olabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/">Menisküs Yırtığı Tamiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda Kemik Erimesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:19:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda Kemik Erimesi Kadınların en sık yaşadığı sağlık sorunlarından biri şüphesiz kemik erimesidir. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoza girme ile başlar. Menopoza giriş yaşı geniş bir aralıktır. 45 ila 55 yaş arası olarak belirtilebilir. Bu yaş, toplumdan topluma da değişiklik gösterebilir. Menopoz burada gerçekten ciddi bir etkendir ve bu verilerle de gösterilmektedir. Öyle ki, bu döneme kadar kemik kütle kaybı binde 5 iken, menopoz ile birlikte yıllık yüzde 3 seviyesine kadar çıkar. Bazı kadınlarda zaman içinde kemik kütlenin neredeyse yüzde 25’ine kadar bir kayıp yaşanabilir. Menopozla birlikte kemiklerde erime başlayıp, direnç kaybı gündeme gelebilir. Sonuçta da basit bir düşme ile dahi kemiklerde farklı ölçüde kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar omurgada olabileceği gibi diz ve kalça gibi eklemlerde de olabilir. Kemik Erimesi Nedir? Kemik erimesi yani osteoporoz, kemiklerin içinde yer alan kalsiyumun azalması yani kemiklerin adeta içinin boşalması ve bu haliyle de kemiklerin kırılmaya açık bir hal almasıdır. Daha çok kadınlarda görülür. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi</h1>



<p>Kadınların en sık yaşadığı sağlık sorunlarından biri şüphesiz kemik erimesidir. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoza girme ile başlar. Menopoza giriş yaşı geniş bir aralıktır. 45 ila 55 yaş arası olarak belirtilebilir. Bu yaş, toplumdan topluma da değişiklik gösterebilir. Menopoz burada gerçekten ciddi bir etkendir ve bu verilerle de gösterilmektedir. Öyle ki, bu döneme kadar kemik kütle kaybı binde 5 iken, menopoz ile birlikte yıllık yüzde 3 seviyesine kadar çıkar. Bazı kadınlarda zaman içinde kemik kütlenin neredeyse yüzde 25’ine kadar bir kayıp yaşanabilir.</p>



<p>Menopozla birlikte kemiklerde erime başlayıp, direnç kaybı gündeme gelebilir. Sonuçta da basit bir düşme ile dahi kemiklerde farklı ölçüde kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar omurgada olabileceği gibi diz ve kalça gibi eklemlerde de olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Nedir?</h2>



<p>Kemik erimesi yani osteoporoz, kemiklerin içinde yer alan kalsiyumun azalması yani kemiklerin adeta içinin boşalması ve bu haliyle de kemiklerin kırılmaya açık bir hal almasıdır. Daha çok kadınlarda görülür. Ancak erkeklerde de rastlamak mümkündür. Kemik yoğunluğu ölçümü testi ile kişide ne derece bir kemik kaybı olduğu kolaylıkla tespit edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi Tedavisi</h2>



<p>Kemik erimesi aslında erken yaşlardan itibaren yönetilmesi gereken bir olgudur. Zira kemik erimesi aslında yaşamın doğal bir sürecidir. Burada en önemli iki noktadan bahsedilebilir; ilki D vitamini, ikincisi ise egzersizlerdir. Kişi aslında D vitamini depolarını dolu tutup, egzersizle de eklemlerini esnek ve kaslarını güçlü tutarsa kemik erimesinden en az oranda etkilenebilir.</p>



<p>Kemik erimesinin en ciddi çıktısı ise kemik kırıklarıdır. Omurgada ya da eklemlerde kırıklar meydana gelebilir. Bu durumda uygun yaklaşım ile bu kırıkların tedavi edilmesi gerekir.</p>



<p>Omurga kırıklarında stabilizasyon gerekir. Eklemlerde meydana gelen kırıkların da yine sabitlenmesi gerekir. Daha ileri olgularda ise protez ihtiyacı gündeme gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Olanlar Ne Yapmalı?</h2>



<p>Peki, bir kadın kemik erimesi olabileceği konusunda uyarıldı ya da ilgili testler ile bu durum açıkça ortaya kondu. Ne yapılmalı? Bazı basit yaşam modifikasyonları ile daha hem kemik erimesinin yoğunluğunu azaltmak mümkün olabilir hem de kemik erimesinden daha az etkilenecek bir vücuda sahip olunabilir. Peki, bunlar nelerdir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>30-40 dakika tempolu yürüme, koşma</li>



<li>Süt ve süt ürünlerinin tüketimine özen gösterme</li>



<li>Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmama</li>



<li>Tuzu kısıtlamak</li>



<li>Çay ve kahveyi azaltmak</li>



<li>Et tüketimini abartmamak</li>



<li>Doğal D vitamini kaynağı olarak güneşten yararlanma ve gerekirse hekim önerisiyle D vitamini takviyesi başlama</li>
</ul>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Kırığı Tedavisi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 19:39:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalça Kırığı Tedavisi Birçok kişi “Düşmüş kalçası kırılmış” ifadesiyle karşılaşmıştır. Bu ifade özellikle yaşlılar için kullanılır. Burada peki kırılan tam olarak nedir? &#160;Kalça eklemi, uyluk kemiğinin üst kısmı (femur başı) ve asetabulum’dan (kalça yuvası) oluşur. Kalça kırığı ile femurun (uyluk kemiği) kalçaya yakın üst bölgesindeki kırıklar kastedilir. Yaşlılarda sık görülür. Sağlıklı bir yaşlılık geçirmeyi sekteye uğratan önemli konulardan biridir.&#160; Ortalama her 5 yaşlıdan 1’inden farklı ölçülerde görülür. Kalça Kırığı Sonuçları Kalça kırığı ciddi bir ortopedik sorun olduğu kadar, önemli de bir halk sağlığı problemidir. Neden? Kalça kırığı yaşayan yaşlıların yaşama yeniden adapte olmaları güç olabilir. Bağımsız yaşam kaybolur, yaşam süresi kısalabilir. Kalçası kırılan yaşlılarda şu durumlar gündeme gelebilir; Bu nedenlerle kalça kırıkları mutlaka doğru yaklaşımla tedavi edilmelidir. Kişiye mümkün olduğunca hareketli bir yaşam sunulmalıdır. Böylece yukarı bahsettiğimiz kırığı olası sonuçları da bertaraf edilebilir. Kalça Kırığı Tipleri Kalça kırığının tipi, kırığın femurun neresinde olduğuna göre değişir. Kalça Kırığı Nedenleri Kalça kırıkları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/">Kalça Kırığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tedavisi</h1>



<p>Birçok kişi “Düşmüş kalçası kırılmış” ifadesiyle karşılaşmıştır. Bu ifade özellikle yaşlılar için kullanılır. Burada peki kırılan tam olarak nedir? &nbsp;Kalça eklemi, uyluk kemiğinin üst kısmı (femur başı) ve asetabulum’dan (kalça yuvası) oluşur. Kalça kırığı ile femurun (uyluk kemiği) kalçaya yakın üst bölgesindeki kırıklar kastedilir. Yaşlılarda sık görülür. Sağlıklı bir yaşlılık geçirmeyi sekteye uğratan önemli konulardan biridir.&nbsp; Ortalama her 5 yaşlıdan 1’inden farklı ölçülerde görülür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Sonuçları</h2>



<p>Kalça kırığı ciddi bir ortopedik sorun olduğu kadar, önemli de bir halk sağlığı problemidir. Neden? Kalça kırığı yaşayan yaşlıların yaşama yeniden adapte olmaları güç olabilir. Bağımsız yaşam kaybolur, yaşam süresi kısalabilir. Kalçası kırılan yaşlılarda şu durumlar gündeme gelebilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kalçada ağrı, hareket güçlüğü, yürüyememe</li>



<li>Yatağa bağlı kalma sonucu, derin ven trombozu (bacakta pıhtı), yatak yaraları (bası ülserleri), kas erimesi gibi komplikasyonlar</li>



<li>Kırılmış bir eklemin kendisi yaşam kaybına yol açmaz. Ancak, bağımsızlığı kaybetmenin getireceği sosyal, fiziksel ve ruhsal yorgunluk kişilerin yaşamını kısaltabilir.</li>
</ul>



<p>Bu nedenlerle kalça kırıkları mutlaka doğru yaklaşımla tedavi edilmelidir. Kişiye mümkün olduğunca hareketli bir yaşam sunulmalıdır. Böylece yukarı bahsettiğimiz kırığı olası sonuçları da bertaraf edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tipleri</h2>



<p>Kalça kırığının tipi, kırığın femurun neresinde olduğuna göre değişir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Femur boyun kırığı: Femur başının altındaki boyun kısmı kırıkları</li>



<li>İntertrokanterik kırık: Femur boynunun altındaki kemik çıkıntılarının kırılması</li>



<li>Subtrokanterik kırıklar: Femurun daha alt bölgesindeki kırıklar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Nedenleri</h2>



<p>Kalça kırıkları nedenleri arasında açık ara ilk sırada düşmeler gelir. Olguların neredeyse yüzde 90’ında düşme hikayesi vardır. Kemik erimesi de bir diğer önemli nedendir. Aslında bu iki durum birbiriyle de ilişkilidir. Yani, kişide kemik erimesi olduğu için basit bir düşmede dahi kemiği kırılabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Kimlerde Daha Sık Görülür?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Özellikle 65 yaş üzere</li>



<li>Kadınlar</li>



<li>Zayıf kas yapısı</li>



<li>Denge sorunları olanlar</li>



<li>Kalsiyum eksikliği olanlar</li>



<li>Daha önce kalça kırığı yaşamış hastalar</li>



<li>Sigara tüketenler</li>



<li>Fiziksel aktivitesi kısıtlı olanlar</li>



<li>Trafik kazaları ve yüksekten düşmeler de gençlerde kalça kırığına neden olabilir.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Belirtileri</h2>



<p>Kalça kırığı kendini net bir biçimde gösterir. Şu belirtiler söz konusu olabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Şiddetli kalça, kasık ağrısı ve bunların hareketle birlikte artması</li>



<li>Yürüme güçlüğü, ayağa kalkmakta zorluk, kırık kemiğin olduğu bacak üzerine basamama</li>



<li>Bacağın duruşunun bozulması</li>



<li>Şişlik, morluk</li>
</ul>



<p>Kalça kırığının net tanısı ve kırığın özellikleri röntgen ile ortaya konur. Bazen BT veya MR görüntülemeye de ihtiyaç duyulabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tedavisi</h2>



<p>Kalça kırığı tedavisinde günümüzde altın standart yaklaşım kırığı ameliyat ile stabil hale getirmektir. Kırığı tipine göre, vidalar ile stabilizasyon yapıp kırığın kaynaması beklenebileceği gibi bazen kısmı ya da tam kalça protezine de ihtiyaç duyulabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/">Kalça Kırığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 07:18:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üst Kol ya da Humerus Kırığı Omuz ve dirsek arasında bulunan üst koldaki bu kemiğe humerus denir. Bu aslında oldukça güçlü ve mukavemetli bir kemiktir.&#160; Ancak ciddi kazalar, travmalar sonucu humerus hasar alabilir, kırılabilir. Yaşlılarda kemiklerin sağlamlığının azalması nedeniyle basit düşmeler sonucu da bu durumla karşılaşılabilir. Üst koldaki kırıklar, kendini şişlik, ağrı ve morarma ile gösterir. Tedavide atel, askı, alçı gibi uygulamalar düşünülebilir. Bazı olgularda ameliyatla kırık kemiği sabitlemek gerekebilir. Bu tedavilerden sonra kolun hareket becerisinin yeniden tam anlamıyla kazanılması için genellikle fizik tedaviye de ihtiyaç duyulur. Üst kol kemiği farklı şekillerde kırılabilir: Üst Kol Kırığı Belirtileri En temel semptomlar kolda hassasiyet, şişme, ağrı, morarma ve hareket güçlüğüdür. Özellikle travmatik bir durum varsa, çevre dokularda da hasar olabilir. Semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir. Humerus kırığı belirtileri şöyle sıralanır: Üst Kol Neden Kırılır? Aslında üst kol gayet kuvvetli ve güçlüdür. Temel kırılma nedeni travmalardır, bazı ileri osteoporoz hastalarında da [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/">Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Üst Kol ya da Humerus Kırığı</h1>



<p>Omuz ve dirsek arasında bulunan üst koldaki bu kemiğe humerus denir. Bu aslında oldukça güçlü ve mukavemetli bir kemiktir.&nbsp; Ancak ciddi kazalar, travmalar sonucu humerus hasar alabilir, kırılabilir. Yaşlılarda kemiklerin sağlamlığının azalması nedeniyle basit düşmeler sonucu da bu durumla karşılaşılabilir. Üst koldaki kırıklar, kendini şişlik, ağrı ve morarma ile gösterir. Tedavide atel, askı, alçı gibi uygulamalar düşünülebilir. Bazı olgularda ameliyatla kırık kemiği sabitlemek gerekebilir. Bu tedavilerden sonra kolun hareket becerisinin yeniden tam anlamıyla kazanılması için genellikle fizik tedaviye de ihtiyaç duyulur.</p>



<p>Üst kol kemiği farklı şekillerde kırılabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Omuz eklemine yakın bölgede görülen kırıklar vardır. Bunlara proksimal humerus kırığı denir. Bu tip kırıklar özellikle ileri yaşta daha sık görülür.</li>



<li>Kemiğin orta bölümünde oluşan kırıklara humerus cisim kırığı denir. Bu kırıklar kolun orta kısmında meydana gelir.</li>



<li>Dirsek eklemine yakın bölgede oluşan kırıklara ise distal humerus kırığı denir.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Kırığı Belirtileri</h2>



<p>En temel semptomlar kolda hassasiyet, şişme, ağrı, morarma ve hareket güçlüğüdür. Özellikle travmatik bir durum varsa, çevre dokularda da hasar olabilir. Semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir. Humerus kırığı belirtileri şöyle sıralanır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Şiddetli ağrı</li>



<li>Şişlik</li>



<li>Morluk</li>



<li>Hassasiyet</li>



<li>Hareket güçlüğü</li>



<li>Omuzu hareket ettirirken sürtme hissi</li>



<li>Nadiren kanama (kemik dışarı çıktıysa yani açık kırık varsa)</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Neden Kırılır?</h2>



<p>Aslında üst kol gayet kuvvetli ve güçlüdür. Temel kırılma nedeni travmalardır, bazı ileri osteoporoz hastalarında da kol kırıkları ile karşılaşılabilir. Humerus kırıkları nedenleri şöyle belirtilebilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Trafik kazaları</li>



<li>Şiddetli düşme, çarpma, darbe</li>



<li>Spor yaralanmaları</li>



<li>Osteoporoz nedeniyle kemiklerin zayıflayıp bir noktada belki küçük bir travma nedeniyle kırılması</li>



<li>Nadiren görülen kemik tümörleri ya da kemikte enfeksiyon gibi kemiği yıpratan durumlar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Humerus Kırığı Tanısı</h2>



<p>Üst kol kırıkları genellikle travma sonucu olduğu için hastaların acile başvurması ile ortaya konur. Kırığın varlığını ve boyutunu tam olarak görmek için röntgen ve bazen MR taraması gerekir. Edinilen bilgiler ışığında tedavi planlanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Kırığı Tedavisi</h2>



<p>Tedavi kırığın şiddetinin ne ölçüde olduğuna göre belirlenir. Görece basit kırıklarda atel, alçı, askı gibi uygulamalar düşünülür. Bu aparatların 1-2 ay kadar kullanılması gerekebilir. Olguların çoğunda da sorun bu şekilde çözülür. Ciddi kırıklarda ise kemiklerin birbirine sabitlenmesi gerekir. Plak ve vidalar ile kırık kemik parçaları birbirine sabitlenir ve zaman içinde kaynaşması amaçlanır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/">Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 07:45:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osteoporoz ya da Kemik Erimesi Kemik erimesi ya da diğer adıyla osteoporoz özellikle 50 yaş sonrası bireyleri etkileyen bir sağlık problemidir. Toplumda neredeyse sadece kadınlarda görülür olarak bilinmesine rağmen erkeklerde de izlenebilir. Kadınlarda oran ve etkisi daha büyük olmakla birlikte, yaklaşık her üç kadında ve her beş erkekte bir görülür. Osteoporoz sıklıkla omurgada oluşur. Kalça ve el bileği eklemlerinde de olabilir. Kemik erimesinin en önemli belirtisi ağrıdır. Tedavi de bu ağrının yönetilmesini kapsar. &#160;Ancak bazı zorlu olgularda omurgada kırık (osteoporotik omurga kırığı) ya da kalça kırığı olabilir ve tedavi de bu doğrultuda planlanır. Kemik erimesi oldukça basit bir tarama ile tespit edilebilir. Kemik yoğunluğu ölçümü taraması ile kişide kemik erimesi olup olmadığı ve ölçüsü ortaya konabilir. Osteoporoz Belirtileri Kemik erimesinin en öne çıkan semptomu ağrıdır. Ağrı çoğu zaman omurgada ve genellikle de bel ağrısı olarak karşımıza çıkar. Bu durumun nedeni de kemikte oluşan küçük kırıklardır. Bu ağrı çok hafif olabileceği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</h1>



<p>Kemik erimesi ya da diğer adıyla osteoporoz özellikle 50 yaş sonrası bireyleri etkileyen bir sağlık problemidir. Toplumda neredeyse sadece kadınlarda görülür olarak bilinmesine rağmen erkeklerde de izlenebilir. Kadınlarda oran ve etkisi daha büyük olmakla birlikte, yaklaşık her üç kadında ve her beş erkekte bir görülür. Osteoporoz sıklıkla omurgada oluşur. Kalça ve el bileği eklemlerinde de olabilir.</p>



<p>Kemik erimesinin en önemli belirtisi ağrıdır. Tedavi de bu ağrının yönetilmesini kapsar. &nbsp;Ancak bazı zorlu olgularda omurgada kırık (osteoporotik omurga kırığı) ya da kalça kırığı olabilir ve tedavi de bu doğrultuda planlanır.</p>



<p>Kemik erimesi oldukça basit bir tarama ile tespit edilebilir. Kemik yoğunluğu ölçümü taraması ile kişide kemik erimesi olup olmadığı ve ölçüsü ortaya konabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Osteoporoz Belirtileri</h2>



<p>Kemik erimesinin en öne çıkan semptomu ağrıdır. Ağrı çoğu zaman omurgada ve genellikle de bel ağrısı olarak karşımıza çıkar. Bu durumun nedeni de kemikte oluşan küçük kırıklardır. Bu ağrı çok hafif olabileceği gibi şiddetli de olabilir. Zaman içinde ağrı artabilir. Kalçada oluşan kemik erimesinde de hastanın basit/hafif bir ağrısı olabileceği gibi merdiven çıkmayı imkansız hale getiren bir olguda söz konusu olabilir.</p>



<p>Kemik erimesi belirtileri bu iki bölge özelinde şu şekilde paylaşılabilir;</p>



<h3 class="wp-block-heading">Omurgada Kemik Erimesi</h3>



<p>Paylaştığımız semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bel/sırt ağrısı (ileri olgularda kronikleşebilir)</li>



<li>Uzun süre ayakta kalınca rahatsızlık hissi</li>



<li>Hareketle başlayan/şiddetlenen ağrı</li>



<li>Boy kısalması</li>



<li>Sırtta kamburlaşma</li>



<li>Postür bozukluğu</li>



<li>Nefes alırken zorlanma (ileri olgularda)</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Kalçada Kemik Erimesi</h3>



<p>Paylaştığımız semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kasık/kalça ağrısı</li>



<li>Uzun süre ayakta kalınca kalçada rahatsızlık</li>



<li>Yürürken artan ağrı</li>



<li>Topallama</li>



<li>Merdiven çıkarken zorlanma</li>



<li>Ayağa kalkmakta güçlük</li>



<li>Yürüyememe</li>



<li>Bacakta kısalık veya dışa dönme</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesini Engellemek için Öneriler</h2>



<p>Kemik erimesinin temel nedeni yaş almayla birlikte kemiklerin içinde kalsiyumun azalıp, kırılgan bir hal almasıdır. Yani kalsiyum ile kemiklerin içini doldurmak, sağlamlaştırmak gerekir. Bunun için de D vitamininden yararlanılır. Güneş ana D vitamini kaynağıdır. Süt ürünlerini tüketmek de önemlidir. Gerekirse takviye başlanır.</p>



<p>Bir diğer önlem ise kemikleri koruyan ve saran çevre kasları güçlendirmek ve esnetmektir.&nbsp; Böylece kemiklere daha az yük biner ve daha güvende olurlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Osteoporoz Risk Faktörleri</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>50 yaş üzeri olmak</li>



<li>Kadınlarda risk daha fazla (menopoz sonrası risk artar)</li>



<li>Kortizon içeren ilaçların yoğun kullanımı</li>



<li>Hareketsiz yaşam</li>



<li>Sigara içmek</li>



<li>Yeterince kalsiyum almamak</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Tedavisi</h2>



<p>Kişide kemik erimesi nedeniyle omurga ya da kalça kemiğinde bir kırılma, çökme yoksa egzersizler, kalsiyum yüklemesi, ideal kiloya kavuşma vd. gibi basit yaşam düzenlemeleriyle sorun büyük ölçüde çözülür.</p>



<p>Ancak kırık gibi travmatik bir durum ortaya çıktıysa en basit olarak korse kullanımı önerilebilir. Hastaya uygulanacak tedavi olgunun ciddiyetine göre basitten komplekse doğru gider. Korsenin fayda etmeyeceği hastalarda omurgaya vertebroplasti ve kifoplasti gibi girişimsel tedaviler düşünülür. Daha ileri olgularda ameliyat gerekir. Omurgaya füzyon yapılabilir. İleri kalça kırıklarında da protez cerrahisi düşünülebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayak Bileği Burkulması</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 15:33:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayak Bileği Burkulması Ayak bileği burkulması en sık görülen ortopedik rahatsızlık olabilir. Ayak bileği yukarı, aşağı, sağa, sola manevra yapabilen esneyebilen bir eklemdir. Bu yönlerden herhangi birine doğru aşırı gerilmesi sonucu burkulabilir. Ayak bileği burkulması hem spor yaparken hem de günlük aktiviteler sırasında (otobüsten inme, merdiven çıkma) olabilir. Ayak bileği burkulmasının en önemli nedenleri arasında, vücudun ani bir şekilde yön değiştirmesi, ters basma, darbe, yüksekten düşme yer alır. Nihayetinde, bacak kemiği ile ayak arasındaki bağlantıyı sağlayan ligement adlı bağ dokusu hasar alabilir. Genelde de burkulma ayak bileğinin dış bölümündeki bağların gerilmesi şeklinde olur. Ayak bileği burkulması ilk aşamada pek önem verilen bir problem olmasa da zaman içinde kronikleşme riski taşır. Bu haliyle gerekli önlemlerin alınması, ayak bileği ekleminin gereken dirence ve esnekliğe kavuşması sağlanmalıdır. Ayak Bileği Neden Burkulur? Yukarıdaki durumlara ek olarak bazı kişilerde ayak bileği eklemi bir şekilde burkulmaya daha açık olur. Bu duruma ise şu olgular neden olabilir; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/">Ayak Bileği Burkulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Ayak Bileği Burkulması</h1>



<p>Ayak bileği burkulması en sık görülen ortopedik rahatsızlık olabilir. Ayak bileği yukarı, aşağı, sağa, sola manevra yapabilen esneyebilen bir eklemdir. Bu yönlerden herhangi birine doğru aşırı gerilmesi sonucu burkulabilir. Ayak bileği burkulması hem spor yaparken hem de günlük aktiviteler sırasında (otobüsten inme, merdiven çıkma) olabilir. Ayak bileği burkulmasının en önemli nedenleri arasında, vücudun ani bir şekilde yön değiştirmesi, ters basma, darbe, yüksekten düşme yer alır. Nihayetinde, bacak kemiği ile ayak arasındaki bağlantıyı sağlayan ligement adlı bağ dokusu hasar alabilir. Genelde de burkulma ayak bileğinin dış bölümündeki bağların gerilmesi şeklinde olur.</p>



<p>Ayak bileği burkulması ilk aşamada pek önem verilen bir problem olmasa da zaman içinde kronikleşme riski taşır. Bu haliyle gerekli önlemlerin alınması, <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-eklemi-kireclenmesi/" type="link" id="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-eklemi-kireclenmesi/">ayak bileği ekleminin</a> gereken dirence ve esnekliğe kavuşması sağlanmalıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Bileği Neden Burkulur?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ayak bileği ekleminin herhangi bir yöne doğru esneyerek gerilmesi, bükülmesi, zorlanması</li>



<li>Özellikle spor müsabakalarında zıpladıktan sonra yere inerken dengeyi kaybetme</li>



<li>Düz olmayan zeminler de her zaman tehlikelidir, ayak burkulmasına zemin hazırlayabilir</li>



<li>Ayağa gelen darbeler, birinin basması, bir maddenin düşmesi</li>
</ul>



<p>Yukarıdaki durumlara ek olarak bazı kişilerde ayak bileği eklemi bir şekilde burkulmaya daha açık olur. Bu duruma ise şu olgular neden olabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Çukur/pençe ayak tipi</li>



<li>Diyabet</li>



<li>Sinir hasarı</li>
</ul>



<p>Ayak bileği burkulmaları sporcularda sık olur. Öte yandan özellikle profesyonel sporcular yüksek esneme kapasiteleri sayesinde bunu ileri seviyede tolere edebilirler. Peki, sporculardaki bu sık burkulmanın nedenleri nelerdir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yanlış ayakkabı seçimi</li>



<li>Spora elverişsiz zemin</li>



<li>Sürekli zıplamayı içeren sporlar (voleybol, basketbol vd.)</li>



<li>Ayak bileğinin sık yön değiştirmesini içeren sporlar (tenis, futbol vd.)</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Bileği Burkulmasının Belirtileri</h2>



<p>En öne çıkan iki belirti; ağrı ve şişliktir. Olgunun şiddetine göre bilekte morluk, hareket güçlüğü, stabilite sorunları ve hassasiyet olabilir. Çok yoğun ağrı varsa bağlarda ciddiye alınması gereken bir hasar veya kemik kırığı akla gelebilir. Elle yapılan muayenenin yanı sıra röntgen ve bazen MR taramasından yararlanmak gerekebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Burkulması Tedavisi</h2>



<p>Ayak burkulması çoğu zaman kendiliğinden geçen bir problemdir. İlgi bölgeye sürülmesi için reçete edilen kremler ve ağızdan alınan ağrı kesiciler sorun daha hızlı ve kolay ortadan kaldırılmaya çalışılır. Ayrıca birkaç gün istirahat etmek de iyileşmeyi hızlandırır. Burkulmanın şiddetine göre bandaj ya da ayak bilekliği kullanımı, daha ileri olgularda ise koltuk değneği kullanımı düşünülebilir. Bazense ayak bileği eklemini alçıya almak gerekebilir. Bu durumda hastanın yürüme botu giymesi gerekir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/">Ayak Bileği Burkulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omurga Kireçlenmesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 11:17:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurga Kireçlenmesi Kireçlenme ortopedide oldukça aşina olduğumuz bir terim. Kireçlenme dendiğinde ilk olarak akla eklemler gelir. Diz ve kalça eklemi vücutta en sık kireçlenen bölgelerdir. Sonrasında ise omurga gelir. Bel ve boyundaki omurlar arası eklemler de kireçlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Eklem yüzeyi sertleşir, aşınır, iltihaplanır. Kemik yapılar birbirine sürtmeye başlar. Kireçlenen bölge değişse de temel neden genelde aynıdır; yaşlanma ve aşırı kullanım. Nihayetinde kişi omurgasında ağrı, sertlik ve hareket kısıtlığı şikayetleriyle hekime başvurur. Omurga Neden Kireçlenir? Omurga, insan vücudunu ayakta ve dik tutan yapıdır. Güçlü bir yapıda olmasına karşın, özellikle yaşlanma ile birlikte yıpranmaya meyil edebilir. Omurga ya çok kullanıldığı için ya da hiç kullanılmadığı için yıpranır. Sürekli oturmak ve hareketsiz yaşam omurgayı yıpratıp, kireçlenmesinde bir faktör oynayabilir. Aynı zamanda, sürekli ağır yük kaldırmak ve bunu ağırlığı omurgaya bindirerek yapmak da omurgaya zarar verir. Aşırı kilo da bir diğer nedendir. &#160;Duruş bozukluğu da hafife alınan ancak uzun vadede omurgaya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/">Omurga Kireçlenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi</h1>



<p>Kireçlenme ortopedide oldukça aşina olduğumuz bir terim. Kireçlenme dendiğinde ilk olarak akla eklemler gelir. <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-kireclenmesi/">Diz</a> ve <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kireclenmesi/">kalça </a>eklemi vücutta en sık kireçlenen bölgelerdir. Sonrasında ise omurga gelir. Bel ve boyundaki omurlar arası eklemler de kireçlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.</p>



<p>Eklem yüzeyi sertleşir, aşınır, iltihaplanır. Kemik yapılar birbirine sürtmeye başlar. Kireçlenen bölge değişse de temel neden genelde aynıdır; yaşlanma ve aşırı kullanım. Nihayetinde kişi omurgasında ağrı, sertlik ve hareket kısıtlığı şikayetleriyle hekime başvurur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Neden Kireçlenir?</h2>



<p>Omurga, insan vücudunu ayakta ve dik tutan yapıdır. Güçlü bir yapıda olmasına karşın, özellikle yaşlanma ile birlikte yıpranmaya meyil edebilir. Omurga ya çok kullanıldığı için ya da hiç kullanılmadığı için yıpranır. Sürekli oturmak ve hareketsiz yaşam omurgayı yıpratıp, kireçlenmesinde bir faktör oynayabilir. Aynı zamanda, sürekli ağır yük kaldırmak ve bunu ağırlığı omurgaya bindirerek yapmak da omurgaya zarar verir. Aşırı kilo da bir diğer nedendir. &nbsp;Duruş bozukluğu da hafife alınan ancak uzun vadede omurgaya zarar verebilir. Aslında omurgaya yüklenen her bir fazladan yük omurga mekaniğine zarar verme potansiyeli taşır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi Belirtileri</h2>



<p>Sırt ve bel ağrıları toplumda oldukça yaygındır. Omurga kireçlenmesinden şüphe ettirebilecek bazı semptomlar şu şekilde paylaşılabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hareketle birlikte artan ağrı (sırt, kol ve bacağa yayılabilir)</li>



<li>Özellikle sabahları belirginleşen tutukluk</li>



<li>Ayağa kalkarken zorluk</li>



<li>Omurgada sertlik hissi (hareketle birlikte azalabilir, kaybolabilir)</li>



<li>Omurganın hareket kapasitesinde azalma (eğilme, dönmede kısıtlılık)</li>



<li>Kas spazmları</li>



<li>Uzun süre ayakta kalamama</li>



<li>Denge problemleri</li>



<li>Günlük aktivitelerde zorlanma</li>



<li>Geceleri artan ve uykuyu sekteye uğratan ağrılar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi Daha Çok Kimlerde Görülür?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yaşlılar</li>



<li>Uzun yıllar ve uzun saatler masa başında çalışanlar</li>



<li>Yaptığı iş nedeniyle omurgasına fazla yük binen kişiler</li>



<li>Genel olarak hareketsiz bir yaşam sürenler</li>



<li>Uzun süreli bilinçsiz, yüksek ağırlıklar ile spor yapan kişiler</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Omurganın Kireçlenme Süreci</h2>



<p>Omurganın kireçlenmesi, temelde omurganın yük taşıma ve hareket mekaniğinin zaman içinde bozulması sonucu gelişir. Sağlıklı bir omurgada omurlar, diskler ve faset eklemler yükünü dengeli şekilde paylaşır. Diskler amortisör görevi görerek basıncı emerken, faset eklemler hareketi kontrol eder ve omurganın stabilitesini sağlar.</p>



<p>Zamanla, yaşlanma veya zorlayıcı mekanik faktörler nedeniyle omurlar arasındaki disklerde su kaybı meydana gelir. Diskin esnekliği azalır ve yüksekliği düşer. Bu durum, yükün diskten çok faset eklemlere aktarılmasına neden olur. Normalde sınırlı yük taşıyan faset eklemler, artan basınç altında kalır ve eklem kıkırdağında aşınma başlar. Faset eklemlerdeki bu aşınma ve mikro hasarlar, vücudun koruyucu bir yanıt geliştirmesine yol açar. Omurga, hareket eden fakat mekanik olarak instabil hale gelen bu segmenti sabitlemeye çalışır. Bu amaçla kemik dokusu üretimi artar ve osteofit adı verilen kemiksi çıkıntılar oluşur. Halk arasında “kireçlenme” olarak adlandırılan bu yapıların temel işlevi, aslında hareketi kısıtlayarak stabilite sağlamaktır.</p>



<p>Ancak osteofitlerin büyümesi ve eklemlerdeki kalınlaşma, zamanla omurilik kanalının veya sinir köklerinin geçtiği alanların daralmasına yol açabilir. Bu daralma sonucunda bel veya boyun ağrısı, kola ya da bacağa yayılan ağrı, uyuşma ve bazı durumlarda kas gücü kaybı ortaya çıkabilir.</p>



<p>Özetle, omurga kireçlenmesi disk dejenerasyonu ile başlar, yükün faset eklemlere kaymasıyla devam eder ve vücudun stabilite sağlama çabası sonucu kemik oluşumu ile ilerler. Bu mekanik süreç zaman içinde hareket kısıtlılığı ve ağrıya yol açar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi Tedavisi</h2>



<p>Omurga kireçlenmesinin tedavisindeki ana amaç hastanın semptomlarını gidermek ve hareketliliği artırmaktır. Burada temelde ağızdan alınan ilaçlar, egzersiz, kilo verme, yaşam biçimini modifiye etme gibi aslında hastanın daha çok kendi elinde olan yöntemler ile hastaya fayda sağlanmaya çalışılır. Gerekirse hastanede fizik tedavi seansları da düşünülebilir. Bazı olgularda omurgaya yapılan enjeksiyon uygulamaları ile ağrı yönetilebilir.&nbsp; Nadiren cerrahi de düşünülebilir. Özellikle sinir basısı görülen olgularda cerrahi karar daha hızlı da verilebilir. Burada sinir üzerindeki basıyı gidermeye yönelik bir girişim yapılır. Bazı ileri olgularda ise füzyon gibi daha kapsamlı ameliyatlar gündeme alınabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/">Omurga Kireçlenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 10:47:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler Omurganın yalnızca sağa, sola değil aynı zamanda kendi içinde rotasyonel bir eğriliği olan skolyoz, çocuklarda görülen yaygın bir deformitedir. Günümüzde tanısı rahatlıkla konulabilen ve tedavi edilebilen bir olgu olan skolyoz hakkında bilinmesi gerekenleri sıraladık. Çok yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilir Uygun tedavi planlamasıyla özellikle çocuk yaştaki hastalarda skolyozun tedavisi tamamıyla mümkündür. Manyetik rod sistemleri, korse, füzyon, iple gerdirme gibi farklı tedavi seçenekleri değerlendirilir. Hastanın kendi özel durumuna uygun olan tedavi ile çocuklar neredeyse yüzde yüze yakın bir başarı oranıyla tedavi edilebilir. Yeni nesil tedavileri araştırmak ve ikinci görüş almak oldukça değerli Çok uzun yıllardır skolyozun nihai tedavisi füzyon ameliyatıdır. Yani omurların altlı üstlü olarak birbirine kaynatılmasıdır. Bu haliyle omurga düz, kemikleşmiş bir hal alır. Bu oldukça değerli, yıllardır yüzbinlerce hastayı sağlığına kavuşturan, bizim de kliniğimde uyguladığımız bir tedavidir. Ancak büyümenin tamamlanması gerekliliği ve omurganın esnekliğini kaybedebilmesi gibi soru işaretleri vardır. Bu nedenle iple gerdirme ameliyatı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</h1>



<p>Omurganın yalnızca sağa, sola değil aynı zamanda kendi içinde rotasyonel bir eğriliği olan skolyoz, çocuklarda görülen yaygın bir deformitedir. Günümüzde tanısı rahatlıkla konulabilen ve tedavi edilebilen bir olgu olan skolyoz hakkında bilinmesi gerekenleri sıraladık.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çok yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilir</h2>



<p>Uygun tedavi planlamasıyla özellikle çocuk yaştaki hastalarda skolyozun tedavisi tamamıyla mümkündür. Manyetik rod sistemleri, korse, füzyon, iple gerdirme gibi farklı tedavi seçenekleri değerlendirilir. Hastanın kendi özel durumuna uygun olan tedavi ile çocuklar neredeyse yüzde yüze yakın bir başarı oranıyla tedavi edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yeni nesil tedavileri araştırmak ve ikinci görüş almak oldukça değerli</h2>



<p>Çok uzun yıllardır skolyozun nihai tedavisi füzyon ameliyatıdır. Yani omurların altlı üstlü olarak birbirine kaynatılmasıdır. Bu haliyle omurga düz, kemikleşmiş bir hal alır. Bu oldukça değerli, yıllardır yüzbinlerce hastayı sağlığına kavuşturan, bizim de kliniğimde uyguladığımız bir tedavidir. Ancak büyümenin tamamlanması gerekliliği ve omurganın esnekliğini kaybedebilmesi gibi soru işaretleri vardır. Bu nedenle <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ipli-skolyoz-ameliyati/">iple gerdirme ameliyatı</a> literatüre kazandırılmıştır. Bu ameliyatta omurga tek bir parça haline getirilmez, esnekliği korunur, omurgaya yine cerrahiyle takılan iplerle, omurganın doğal gelişiminden yararlanılarak eğrilik tersine çevrilir. <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-korsesi/">Korse</a> de bir diğer tedavi seçeneği olarak öne çıkar. Eğriliğin derecesine bağlı olarak korse tedavisi de gündeme gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurilik ve sinirlere zarar riski yok denecek kadar az</h2>



<p>Elimizdeki nöromonitorizasyon sistemi sayesinde operasyon boyunca omurilikteki sinirsel aktivite takip edilir. Böylece omuriliğe ve sinirlere bir zarar verilmesinin önüne geçilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tedavi kararını etkileyen iki ana bileşen olarak yaş ve açı</h2>



<p>Skolyoz tedavisi kişiye özgüdür. Burada tedaviyi şekillendiren iki unsur ise eğriliğin açısı ve hastanın yaşıdır. Yani 15 yaşında ve 40 derecelik bir eğriliği olan bir hastada cerrahi öncelenirken, 6 yaşında ve 40 derecelik bir eğriliği olan çocukta ilk aşamada korse, <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kontrollu-buyuyen-rodlar/">manyetik rod sistemleri</a> gibi tedaviler gündeme gelir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocuklar tedavi sonrası sağlıklı ve konforlu bir şekilde yaşamlarına devam edebilirler</h2>



<p>Skolyoz tedavisi sonrası çocuklar sosyal yaşamlarına geri dönebilir. İyileşme döneminin ardından arkadaşlarıyla oynayabilir, spor yapabilir. Akranlarının gerisinde kalmaz, eğitimine, gelişimine devam eder.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yetişkinlerdeki skolyoz tedavisi farklıdır, amaç daha çok semptomları yönetmektir</h2>



<p>Yetişkin skolyozunun tedavisine yaklaşım çocuklarınkinden oldukça farklıdır. Çocuklarda omurgayı düzeltmek esasken, burada semptomları hafifletmek önceliktir. Bu amaç doğrultusunda ağızdan alınan ilaçlar, enjeksiyonlar, fizik tedavi düşünülür. Cerrahi gerekirse de füzyondan farklı daha basit cerrahiler gündeme alınabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sporcularda Diz Yaralanmaları</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:42:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sporcularda Diz Yaralanmaları Diz sakatlıkları en sık sporcularda görülür ve sporcularda da en sık sakatlanan eklem dizdir. En yaygın görülen iki sporcu yaralanması da diz ile ilgilidir; menisküs ve ön çapraz bağ sakatlıkları. Menisküs Yaralanması Diz eklemini oluşturan iki ana kemik yani femur ve tibia arasındaki parça olan menisküs, bu iki yapının ve nihayetinde de dizin rahatlıkla hareket etmesinde kritik bir öneme sahiptir. Menisküs, C harfine benzer yapısıyla bir amortisör görevi yaparak bu iki kemiğin birbirine sürtmesini engeller ve hareketi kolaylaştırır. Bu haliyle menisküsü sünger, jel, kauçuk vari yapılara benzetebiliriz. Yani dize gelen yükü yüksek oranda absorbe etme becerisine sahiptir menisküs.&#160; Öyle ki, sadece yürürken, insanın vücut ağırlığının 2 katı kadarının diz eklemine binmesi bu şekilde yönetilebilir. Koşarken bu yükün 8 katına kadar çıktığı da unutulmamalıdır. Menisküs özellikle genç yaşlarda kendiliğinden zarar görecek ya da basit yaralanmalardan etkilenecek bir doku değildir. Menisküsün yaralanmasına neden olan en önemli unsur spor yaralanmalarıdır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/">Sporcularda Diz Yaralanmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Sporcularda Diz Yaralanmaları</h1>



<p>Diz sakatlıkları en sık sporcularda görülür ve sporcularda da en sık sakatlanan eklem dizdir. En yaygın görülen iki sporcu yaralanması da diz ile ilgilidir; menisküs ve ön çapraz bağ sakatlıkları.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Yaralanması</h2>



<p>Diz eklemini oluşturan iki ana kemik yani femur ve tibia arasındaki parça olan menisküs, bu iki yapının ve nihayetinde de dizin rahatlıkla hareket etmesinde kritik bir öneme sahiptir. Menisküs, C harfine benzer yapısıyla bir amortisör görevi yaparak bu iki kemiğin birbirine sürtmesini engeller ve hareketi kolaylaştırır. Bu haliyle menisküsü sünger, jel, kauçuk vari yapılara benzetebiliriz. Yani dize gelen yükü yüksek oranda absorbe etme becerisine sahiptir menisküs.&nbsp; Öyle ki, sadece yürürken, insanın vücut ağırlığının 2 katı kadarının diz eklemine binmesi bu şekilde yönetilebilir. Koşarken bu yükün 8 katına kadar çıktığı da unutulmamalıdır.</p>



<p>Menisküs özellikle genç yaşlarda kendiliğinden zarar görecek ya da basit yaralanmalardan etkilenecek bir doku değildir. Menisküsün yaralanmasına neden olan en önemli unsur spor yaralanmalarıdır. Özellikle ani dönmeler, örneğin ayak yere basılıyken dizin bir anda dönmesi ile menisküs sıkışır ve yaralanır. Bu tablo futbol, basketbol, tenis gibi sporlarda çok olur. Örneğin, Djokovic ve Federer gibi elit tenisçiler menisküs yaralanması geçirmiş ve bu nedenle ameliyat da olmuşlardır.</p>



<p>Menisküs yırtıldığında diz şişebilir, ağrıyabilir. Dizde kitlenme ve takılma gibi bulgular izlenebilir. Özellikle sporcularda bu sorunun çözülmesi gerekir. Farklı yaş gruplarında ilaç tedavisiyle sorun yönetilebilse de aktif sporcularda mutlaka cerrahi müdahale gerekir. Bu ameliyat günümüzde artroskopik yaklaşımla kapalı olarak yani dizin ön bölümünde sadece yarım cm kadar açılan kesilerden yapılır.</p>



<p>Yaralanmanın şiddetine göre <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtiklari/">menisküs </a>tamir edilebilir, çıkarılabilir veya menisküs nakli gibi ileri tedaviler düşünülebilir. Ameliyat sonrası fizik tedavi ve egzersiz süreci başlar. Ameliyattan 1 ay sonra sporcunun yeniden çalışmalara başlaması değerlendirilebilir.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları</h2>



<p>Her bir dizde toplam 4 bağ dokusu vardır. Ön çapraz bağ, arka çapraz bağ ve iki adet de yan çapraz bağ. Bu bağlar çeşitli nedenlerle hasar alabilir, kopabilir. En yaygın olanı ise ön çapraz bağ yırtıklarıdır. Öyle ki her iki yaralanmadan en az biri ön çapraz bağ ile ilişkilidir.</p>



<p>Çoğu zamanda bu sakatlık sporcularda olur. Ani yön değiştirme, zıplama, kayma, yere düşerken dize aşırı kuvvet binmesi ön çapraz bağın kopmasına neden olabilir. Futbol ve basketbol oyuncularında sık görülür. Zlatan Ibrahimovic ve Brezilya’lı Ronaldo ilk akla gelen örneklerdir.</p>



<p>Sakatlanma esnasında kişi dizinden bir kopma sesi duyabilir, ayrıca dizde boşalma hissedilebilir. Nihayetinde diz şişer ve ağrır.</p>



<p>Aktif sporcularda ön çapraz bağ sakatlanmalarının tedavisi cerrahidir. Aynı menisküs ameliyatı gibi burada da kapalı cerrahi ile operasyon gerçekleştirilir. Günümüzde kopan bağ dikilmez. Bunun yerine daha sağlam bir bağ oluşturmak için diz çevresindeki greft dokular toplanıp, yeni bir <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/on-capraz-bag-kopmasi/">ön çapraz bağ</a> dokusu oluşturulur. İşlem sonrası fizik tedavi sürecine girilir. Ameliyattan üç ay sonra antrenmanlara başlanması, altı ay sonra ise sahalara geri dönülmesi değerlendirilebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/">Sporcularda Diz Yaralanmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel Düzleşmesi Nedir?</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2026 07:44:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel Düzleşmesi Nedir? Belde düzleşme ya da lomber düzleşme olarak bilinen bel çukurunun kaybolması ile karakterize bir durumdur. Çeşitli nedenlerle beldeki bu doğal kavis kaybolur ve neredeyse bel düz bir hal alır. Bu da doğal olarak beldeki hareket mekanizmasını bozar. Hareketsiz yaşam tarzı ve yıllarca masa başında çok uzun süreler oturarak çalışmak buradaki iki ana neden olarak öne çıkar. Hastaların ağrısı olur, postürlerinde de bozulma görülür. Burada ilk yapılması gereken şey hayat tarzını değiştirmektir. Yürüyüş gibi basit sporları yaşam tarzına eklemek, daha az süre bilgisayar başına oturmak, uygun oturma pozisyonunu bulmak gibi aslında zahmetsiz eylemlerle bel düzleşmesinin getirdiği ağrılar son bulabilir. Fizik tedavi ve enjeksiyon uygulamaları da gerekirse düşünülebilir. Bel düzleşmesini ciddiye almak gerekir. Zira yaşla birlikte omurga hem esnekliğini kaybetmeye hem de aşınmaya meyil eder. Buradaki düzleşme ile birlikte kamburluk gibi ciddi sağlık sorunları gündeme gelebilir. Bel Düzleşmesi Neden Olur? Omurganın alt kısmında bulunan bel kemiği doğal pozisyonunda karın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/">Bel Düzleşmesi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Nedir?</h1>



<p>Belde düzleşme ya da lomber düzleşme olarak bilinen bel çukurunun kaybolması ile karakterize bir durumdur. Çeşitli nedenlerle beldeki bu doğal kavis kaybolur ve neredeyse bel düz bir hal alır. Bu da doğal olarak beldeki hareket mekanizmasını bozar. Hareketsiz yaşam tarzı ve yıllarca masa başında çok uzun süreler oturarak çalışmak buradaki iki ana neden olarak öne çıkar. Hastaların ağrısı olur, postürlerinde de bozulma görülür. Burada ilk yapılması gereken şey hayat tarzını değiştirmektir. Yürüyüş gibi basit sporları yaşam tarzına eklemek, daha az süre bilgisayar başına oturmak, uygun oturma pozisyonunu bulmak gibi aslında zahmetsiz eylemlerle bel düzleşmesinin getirdiği ağrılar son bulabilir. Fizik tedavi ve enjeksiyon uygulamaları da gerekirse düşünülebilir. Bel düzleşmesini ciddiye almak gerekir. Zira yaşla birlikte omurga hem esnekliğini kaybetmeye hem de aşınmaya meyil eder. Buradaki düzleşme ile birlikte kamburluk gibi ciddi sağlık sorunları gündeme gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Neden Olur?</h2>



<p>Omurganın alt kısmında bulunan bel kemiği doğal pozisyonunda karın içerisine doğru adeta bir yay çizer. Omurganın esnekliğine katkıda bulunan bir özelliktir bu. Ancak maalesef bu kavisli görünüm kaybolabilir. Peki, neden? Aslında nedeni oldukça net; beldeki kasların zayıflaması ve omurganın esnekliğini yitirmesi. O zaman şu soruyu sormak gerekir. Beldeki kaslar neden zayıflar? Nedenleri şöyledir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hareketsiz yaşam tarzı</li>



<li>Uzun süre masa başında aynı pozisyonda çalışmak</li>



<li>Aşırı kilo</li>



<li>Kemik erimesi yani osteoporoz</li>



<li>Skolyoz gibi omurga problemleri</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Belirtileri</h2>



<p>Beldeki düzleşme kendini belin kavisli görünümünün kaybolması ve ağrı ile gösterir. Buradaki kas kaybı nedeniyle hareket esnasındaki yük daha çok eklem ve tendonlara biner. Bu da bu yapıların gerilmesine yol açar ve ağrı meydana gelir. Bu ağrı keskin bir şekilde gelip gidebilir. Yürüyüş kısa süreli de olsa sekteye uğrayabilir. Kişi vücudunu hemen, kolayca doğrultamayabilir. Ayrıca belde kitlenme de yaygındır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Tanısı</h2>



<p>Bel düzleşmesi tanısı poliklinikte fiziksel muayene ile çoğu zaman rahatlıkla konur. Elle yapılan muayene ve hastaya profilden bakmak çoğu zaman yeterlidir. Hasta öyküsü de bu durumu doğrular. Ağrıları şiddetlenmiş hastalarda sorununun kapsamını tam olarak görmek ve bu doğrultuda planlama yapmak için MR görüntülemesi istenebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Tedavisi</h2>



<p>Bel düzleşmesi tedavisindeki amaç hastanın şikayetlerinin giderilmesi ve mümkünse de bele yeniden kavisli görünümünü kazandırmaktır. Yaygın olarak konservatif uygulamalarla hastaya yardımcı olmaya çalışırız. Yaşam tarzı değişiklikleri, egzersizler, postür eğitimi, masaj ve bazen de enjeksiyon uygulamaları ile sorun giderilmeye çalışılır. Çoğu zamanda semptomlar azalır/kaybolur. Bazı hastalarda belin kavisli görünümü geri de gelebilir. Cerrahi çok yaygın kullanılmaz bel düzleşmesinde ancak sinir basısı gibi bir tablo olduğunda gündeme gelebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/">Bel Düzleşmesi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
