<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel arşivleri - Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<atom:link href="https://drtunapehlivanoglu.com/category/genel-tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/category/genel-tr/</link>
	<description>Ortopedi ve Travmatoloji, Omurga Cerrahisi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 17 Mar 2026 08:59:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2017/07/cropped-Adsiz-tasarim-93-32x32.jpg</url>
	<title>Genel arşivleri - Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/category/genel-tr/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hamstring Yırtığı</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Mar 2026 08:59:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8761</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hamstring Yırtığı Hamstring, uyluğun arka tarafında yer alır ve bacak hareketlerinde büyük rol oynar. Kalça ve diz hareketlerinde görev alır. Hamstring kası, özellikle diz ekleminin bükülmesine katkı sağlar. Spor müsabakası esnasında koşma ve zıplama gibi temel hareketlerin rahatlıkla yapılabilmesini olanaklı kılar. Yalnızca spor değil günlük yaşamın en basit hareketlerinden olan yürümeyi de daha rahat, akıcı halde tutar. Hamstring kası çeşitli nedenlerle gerilebilir, zorlanabilir ve nihayetinde yaralanabilir. Özellikle ani hareket, kayma, ağır kaldırma gibi durumlar bu kası ciddi anlamda zorlayabilir. Spor öncesi kasın yeterince ısınmaması, ani hızlanmalar, ani durma, ani yön değiştirme, daha önce hamstring sorunu yaşamak hamstring yırtılmalarına zemin hazırlayabilir. Bazı spor branşlarında bu durum daha sık görülebilir. Futbol, tenis, atletizm ve basketbol bunlar arasında yer alır. Günümüzün elit futbolcularından biri olan Dembele ve ünlü koşulu Usain Bolt hamstring sakatılığı geçiren binlerce sporcudan sadece ikisidir. Tanıda ise röntgen ve MR’dan yararlanılır. Hamstring Yırtığı Belirtileri Yırtığın derecesine göre belirtilerin şiddetinde ve [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/">Hamstring Yırtığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı</h1>



<p>Hamstring, uyluğun arka tarafında yer alır ve bacak hareketlerinde büyük rol oynar. Kalça ve diz hareketlerinde görev alır. Hamstring kası, özellikle diz ekleminin bükülmesine katkı sağlar. Spor müsabakası esnasında koşma ve zıplama gibi temel hareketlerin rahatlıkla yapılabilmesini olanaklı kılar. Yalnızca spor değil günlük yaşamın en basit hareketlerinden olan yürümeyi de daha rahat, akıcı halde tutar.</p>



<p>Hamstring kası çeşitli nedenlerle gerilebilir, zorlanabilir ve nihayetinde yaralanabilir. Özellikle ani hareket, kayma, ağır kaldırma gibi durumlar bu kası ciddi anlamda zorlayabilir. Spor öncesi kasın yeterince ısınmaması, ani hızlanmalar, ani durma, ani yön değiştirme, daha önce hamstring sorunu yaşamak hamstring yırtılmalarına zemin hazırlayabilir. Bazı spor branşlarında bu durum daha sık görülebilir. Futbol, tenis, atletizm ve basketbol bunlar arasında yer alır. Günümüzün elit futbolcularından biri olan Dembele ve ünlü koşulu Usain Bolt hamstring sakatılığı geçiren binlerce sporcudan sadece ikisidir.</p>



<p>Tanıda ise röntgen ve MR’dan yararlanılır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı Belirtileri</h2>



<p>Yırtığın derecesine göre belirtilerin şiddetinde ve çeşitliliğinde farklar olabilir. Nedir, en sık rastladığımız belirtiler?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Gerginlik ve hassasiyet (hafif olgularda)</li>



<li>Uyluğun arka kısmında ani ve keskin ağrı</li>



<li>Kasın içinde “kopma” hissi</li>



<li>Yürürken zorlanma (şiddetli olgularda)</li>



<li>Morarma ve şişlik</li>



<li>Dizi bükmede güçlük</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Yırtığı Dereceleri</h2>



<p>Hamstring yırtıkları üç farklı derecede görülebilir. Hafif bir yırtık söz konusu olabilir. Yani kaslarda sadece zorlanma vardır. Orta şiddetteki olgularda kaslarda kısmi yırtık vardır. Burada hastanın ağrısı olur, güç kaybı da belirgindir. Grade 3 olarak da tarif edilebilecek tam yırtıklar ise ciddi olgulardır. Kas tamamen kopmuştur. Kişinin şiddetli ağrısı vardır. Ciddi fonksiyon kaybı mevcuttur.</p>



<p><em>Hamstring sakatlığından korunmak için düzenli esneme, doğru ısınma ve kas dengesini koruyan antrenmanlar vazgeçilmezdir. Güçlü ve esnek bir hamstring, hem performansı artırır hem de tekrar sakatlanma olasılığını azaltır.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Hamstring Tedavisi</h2>



<p>Hamstring yırtıklarının çok büyük bir bölümü evde dinlenme, soğuk uygulama, bandaj kullanımı gibi basit uygulamalarla giderilebilir. Bazen ağrı kesici ilaçlara ve kas gevşeticilere de ihtiyaç duyulabilir. Fizik tedavi, güçlenme ve esneklik kazanma egzersizleri gündeme alınır. Ancak bazı olgularda özellikle tam kopmalarda veya tendonun kemikten ayrıldığı durumlarda cerrahi gerekebilir.</p>



<p>Hamstring yırtığı ameliyatı kopmuş olan kasın/tendonun kemiğe ya da kasın sağlam kısmında cerrahi dikişlerle yeniden bağlanmasını içerir. Özellikle genç hastalarda, sporcularda, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürenlerde mutlaka cerrahi müdahale düşünülür ve fonksiyonun geri kazanılması amaçlanır. Ameliyat sonrası fizik tedavi gerekebilir.</p>



<p>Hamstring kası yırtıkları birçok etli sporcuyu etkilemiştir. Bunlardan bazıları minör olgular bazıları majördür. Örneğin, halen aktif futbolculuk kariyeri devam eden Dembele tekrarlayan hamstring problemleri nedeniyle ameliyat olmuştur. Usain Bolt’da yine yarışma esnasında hamstring yırtığı yaşamıştır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/">Hamstring Yırtığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/hamstring-yirtigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Menisküs Yırtığı Tamiri</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 16 Mar 2026 07:10:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8759</guid>

					<description><![CDATA[<p>Menisküs Yırtığı Tamiri Menisküs yırtığı ameliyatı ortopedide en sık uygulanan prosedürlerden biridir. Bu ameliyatların çok büyük bir kısmı yırtılan meniküsün dizden tamamen çıkarılmasını (menisektomi) içerir. Bazı uygun vakalarda ise menisküsün tamir edilmesi düşünülebilir. Günümüzde tıbbın evrildiği noktalardan biri de hasta bir organı, dokuyu tamamen alıp çıkarmak değil, onu mümkün olduğunca korumak, olduğu yerde muhafaza etmek, iyileştirmek ve kişinin o dokudan/organdan halen yararlanabilmesini sağlamaktır. Menisküs yırtığı tedavisinde de özellikle gelişen yöntemler ve yapılan çalışmalar sayesinde bakış açısı bu noktaya doğru ilerledi. Bazı çalışmalar menisküs dokusunun korunması ile ilerde kireçlenme riskinin azalabileceğini paylaştı.&#160; Ancak tüm menisküs yırtıklarının tamiri mümkün değil. Uygun vakanın seçilmesi şart… Menisküs Yırtığı Dikilebilir mi? Evet. Menisküs yırtığı dikilebilir hasta yaşamına sağlıkla devam edebilir. Burada önemli olan uygun hastanın seçilmesidir. Yırtığın özellikleri, hastanın yaşı, aktivite durumu ve beklentileri menisküs yırtığının tamir edilmesi için ilk değerlendirilmesi gereken kriterlerdir. Uygun hastalarda menisküs yırtığı dikilir, anatomik bütünlük sağlanır, fonksiyon yeniden kazandırılır. Nihayetinde [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/">Menisküs Yırtığı Tamiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Menisküs Yırtığı Tamiri</h1>



<p>Menisküs yırtığı ameliyatı ortopedide en sık uygulanan prosedürlerden biridir. Bu ameliyatların çok büyük bir kısmı yırtılan meniküsün dizden tamamen çıkarılmasını (menisektomi) içerir. Bazı uygun vakalarda ise menisküsün tamir edilmesi düşünülebilir.</p>



<p>Günümüzde tıbbın evrildiği noktalardan biri de hasta bir organı, dokuyu tamamen alıp çıkarmak değil, onu mümkün olduğunca korumak, olduğu yerde muhafaza etmek, iyileştirmek ve kişinin o dokudan/organdan halen yararlanabilmesini sağlamaktır. Menisküs yırtığı tedavisinde de özellikle gelişen yöntemler ve yapılan çalışmalar sayesinde bakış açısı bu noktaya doğru ilerledi. Bazı çalışmalar menisküs dokusunun korunması ile ilerde kireçlenme riskinin azalabileceğini paylaştı.&nbsp;</p>



<p>Ancak tüm menisküs yırtıklarının tamiri mümkün değil. Uygun vakanın seçilmesi şart…</p>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Yırtığı Dikilebilir mi?</h2>



<p>Evet. Menisküs yırtığı dikilebilir hasta yaşamına sağlıkla devam edebilir. Burada önemli olan uygun hastanın seçilmesidir. Yırtığın özellikleri, hastanın yaşı, aktivite durumu ve beklentileri menisküs yırtığının tamir edilmesi için ilk değerlendirilmesi gereken kriterlerdir.</p>



<p>Uygun hastalarda menisküs yırtığı dikilir, anatomik bütünlük sağlanır, fonksiyon yeniden kazandırılır. Nihayetinde dizin doğal yapısı korunur. Bu uzun vadeli bir yatırımdır, özellikle de genç hastalarda.</p>



<p>Ameliyat artroskopik olarak yapılır. Yani ekleme küçük kesilerden ulaşılır. Yırtılmış menisküs dikişlerle veya bazen de implant ile bir araya getirilir. Yırtığın tipi burada ameliyatın hangi şekilde yapılacağını belirler.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hangi Menisküs Yırtıkları Tamir Edilmeye Uygun Olabilir?</h2>



<p>Menisküs yırtığı tamirinden tatmin edici bir sonuç almak için hastanın çok iyi değerlendirilmesi gerekir. Yırtığın konumu, kanlanması, boyutu, şekli, tipi oldukça önemlidir. Hatanın aynı anda farklı bir diz problemi olup olmadığı da kritiktir (ön çapraz bağ kopması gibi). Yaş, fiziksel aktivite durumu, kök yırtık olup olmadığı önemli detaylardır. Peki, ilk bakışta hangi menisküs yırtıklarının tamir edilmeye uygun olduğu belirtmeye çalışalım:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>1-4 cm arası ebattaki yırtıklar</li>



<li>Kırmızı-kırmızı zon yırtıklar</li>



<li>Vertikal yırtıklar</li>



<li>40 yaş altı genç aktif hastalarda görülen yırtıklar</li>



<li>Profesyonel sporla uğraşan kişilerde görülen yırtıklar</li>



<li>Akut yırtıklar</li>



<li>Eş zamanlı ön çapraz bağ tamiri yapılan hastalar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Tamiri Ameliyatı</h2>



<p>Menisküs tamiri ameliyatlarının tamamı kapalı olarak yapılır. Yırtığı tipine göre tamirin şekli de değişir. Tamir içerden dışarı yapılabilir, dışardan içeri yapılabilir ya da hepsi içeride yapılabilir. En sık yapılan ameliyat tekniği içeriden dışarı onarımdır. İki kollu iğne ile eklemin içinden dışına doğru yırtılmış menisküs dikilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç: Menisküs Tamiri</h2>



<p>Menisküs dokusunun korunması günümüzde artan bir trend ve hastaya uzun dönemli fayda sağladığı da bilimsel bir gerçek. Bu nedenle uygun hastalarda menisküsü tamamen çıkarmak yerine menisküsü tamir etmeyi mutlaka düşünmek gerekir. Farklı çalışmalar olmakla birlikte her 4 hastadan 1’inde menisküsün tamir edilme şansı olabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/">Menisküs Yırtığı Tamiri</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtigi-tamiri/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda Kemik Erimesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 14 Mar 2026 11:19:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8756</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda Kemik Erimesi Kadınların en sık yaşadığı sağlık sorunlarından biri şüphesiz kemik erimesidir. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoza girme ile başlar. Menopoza giriş yaşı geniş bir aralıktır. 45 ila 55 yaş arası olarak belirtilebilir. Bu yaş, toplumdan topluma da değişiklik gösterebilir. Menopoz burada gerçekten ciddi bir etkendir ve bu verilerle de gösterilmektedir. Öyle ki, bu döneme kadar kemik kütle kaybı binde 5 iken, menopoz ile birlikte yıllık yüzde 3 seviyesine kadar çıkar. Bazı kadınlarda zaman içinde kemik kütlenin neredeyse yüzde 25’ine kadar bir kayıp yaşanabilir. Menopozla birlikte kemiklerde erime başlayıp, direnç kaybı gündeme gelebilir. Sonuçta da basit bir düşme ile dahi kemiklerde farklı ölçüde kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar omurgada olabileceği gibi diz ve kalça gibi eklemlerde de olabilir. Kemik Erimesi Nedir? Kemik erimesi yani osteoporoz, kemiklerin içinde yer alan kalsiyumun azalması yani kemiklerin adeta içinin boşalması ve bu haliyle de kemiklerin kırılmaya açık bir hal almasıdır. Daha çok kadınlarda görülür. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi</h1>



<p>Kadınların en sık yaşadığı sağlık sorunlarından biri şüphesiz kemik erimesidir. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoza girme ile başlar. Menopoza giriş yaşı geniş bir aralıktır. 45 ila 55 yaş arası olarak belirtilebilir. Bu yaş, toplumdan topluma da değişiklik gösterebilir. Menopoz burada gerçekten ciddi bir etkendir ve bu verilerle de gösterilmektedir. Öyle ki, bu döneme kadar kemik kütle kaybı binde 5 iken, menopoz ile birlikte yıllık yüzde 3 seviyesine kadar çıkar. Bazı kadınlarda zaman içinde kemik kütlenin neredeyse yüzde 25’ine kadar bir kayıp yaşanabilir.</p>



<p>Menopozla birlikte kemiklerde erime başlayıp, direnç kaybı gündeme gelebilir. Sonuçta da basit bir düşme ile dahi kemiklerde farklı ölçüde kırıklar oluşabilir. Bu kırıklar omurgada olabileceği gibi diz ve kalça gibi eklemlerde de olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Nedir?</h2>



<p>Kemik erimesi yani osteoporoz, kemiklerin içinde yer alan kalsiyumun azalması yani kemiklerin adeta içinin boşalması ve bu haliyle de kemiklerin kırılmaya açık bir hal almasıdır. Daha çok kadınlarda görülür. Ancak erkeklerde de rastlamak mümkündür. Kemik yoğunluğu ölçümü testi ile kişide ne derece bir kemik kaybı olduğu kolaylıkla tespit edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi Tedavisi</h2>



<p>Kemik erimesi aslında erken yaşlardan itibaren yönetilmesi gereken bir olgudur. Zira kemik erimesi aslında yaşamın doğal bir sürecidir. Burada en önemli iki noktadan bahsedilebilir; ilki D vitamini, ikincisi ise egzersizlerdir. Kişi aslında D vitamini depolarını dolu tutup, egzersizle de eklemlerini esnek ve kaslarını güçlü tutarsa kemik erimesinden en az oranda etkilenebilir.</p>



<p>Kemik erimesinin en ciddi çıktısı ise kemik kırıklarıdır. Omurgada ya da eklemlerde kırıklar meydana gelebilir. Bu durumda uygun yaklaşım ile bu kırıkların tedavi edilmesi gerekir.</p>



<p>Omurga kırıklarında stabilizasyon gerekir. Eklemlerde meydana gelen kırıkların da yine sabitlenmesi gerekir. Daha ileri olgularda ise protez ihtiyacı gündeme gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Olanlar Ne Yapmalı?</h2>



<p>Peki, bir kadın kemik erimesi olabileceği konusunda uyarıldı ya da ilgili testler ile bu durum açıkça ortaya kondu. Ne yapılmalı? Bazı basit yaşam modifikasyonları ile daha hem kemik erimesinin yoğunluğunu azaltmak mümkün olabilir hem de kemik erimesinden daha az etkilenecek bir vücuda sahip olunabilir. Peki, bunlar nelerdir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>30-40 dakika tempolu yürüme, koşma</li>



<li>Süt ve süt ürünlerinin tüketimine özen gösterme</li>



<li>Sigara ve diğer tütün ürünlerini kullanmama</li>



<li>Tuzu kısıtlamak</li>



<li>Çay ve kahveyi azaltmak</li>



<li>Et tüketimini abartmamak</li>



<li>Doğal D vitamini kaynağı olarak güneşten yararlanma ve gerekirse hekim önerisiyle D vitamini takviyesi başlama</li>
</ul>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi-2/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halluks Rigidus</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-rigidus/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-rigidus/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 07:36:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8721</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halluks Rigidus &#8211; Ayak Başparmağında Hareket Kısıtlılığı Halluks rigidus, ayak başparmağı tabanındaki eklemde (birinci metatarsofalangeal eklem) gelişen kireçlenme ve hareket kısıtlılığı ile karakterize bir ortopedik sorundur. Bu durumda özellikle başparmağın yukarı doğru kaldırılması zorlaşır ve zamanla eklem sertleşir. Bu olgunun temel nedeni ise ayak başparmağı eklemindeki kıkırdak yapının aşınmasıdır. Bununla birlikte geçirilmiş ayak travmaları, yoğun spor ve ayak yapısındaki bozukluklar da halluks rigidusa zemin hazırlayabilir. Nihayetinde kişide hareket güçlüğü ve ağrı gündeme gelir. Merdiven çıkmak, spor yapmak gibi hareketlerin yanında yürümek gibi basit eylemler sırasında dahi zorluk yaşanabilir. Günlük yaşamı olumsuz etkiler. Uygun bir planlamayla tedavi edilmesi gerekir. Fiziksel muayenenin ardından hastada bir halluks rigidus şüphesi varsa röntgen istenir. Kıkırdaklarda bir aşınma olup olmadığı incelenir. Tanıda netleştikten sonra tedavi düşünülür. Halluks Rigidus Neden Olur? Halluk rigidus farklı nedenlerle oluşabilir ve ayak başparmağında hareket kısıtlılığına yol açabilir. İlerleyen yaşla birlikte kişinin ayak başparmağımızda kısıtlılık ve kemik çıkıntıları olabilir. Kişi ayakkabı giymekte [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-rigidus/">Halluks Rigidus</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Halluks Rigidus &#8211; Ayak Başparmağında Hareket Kısıtlılığı</h1>



<p>Halluks rigidus, ayak başparmağı tabanındaki eklemde (birinci metatarsofalangeal eklem) gelişen kireçlenme ve hareket kısıtlılığı ile karakterize bir ortopedik sorundur. Bu durumda özellikle başparmağın yukarı doğru kaldırılması zorlaşır ve zamanla eklem sertleşir. Bu olgunun temel nedeni ise ayak başparmağı eklemindeki kıkırdak yapının aşınmasıdır. Bununla birlikte geçirilmiş ayak travmaları, yoğun spor ve ayak yapısındaki bozukluklar da halluks rigidusa zemin hazırlayabilir.</p>



<p>Nihayetinde kişide hareket güçlüğü ve ağrı gündeme gelir. Merdiven çıkmak, spor yapmak gibi hareketlerin yanında yürümek gibi basit eylemler sırasında dahi zorluk yaşanabilir. Günlük yaşamı olumsuz etkiler. Uygun bir planlamayla tedavi edilmesi gerekir.</p>



<p>Fiziksel muayenenin ardından hastada bir halluks rigidus şüphesi varsa röntgen istenir. Kıkırdaklarda bir aşınma olup olmadığı incelenir. Tanıda netleştikten sonra tedavi düşünülür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks Rigidus Neden Olur?</h2>



<p>Halluk rigidus farklı nedenlerle oluşabilir ve ayak başparmağında hareket kısıtlılığına yol açabilir. İlerleyen yaşla birlikte kişinin ayak başparmağımızda kısıtlılık ve kemik çıkıntıları olabilir. Kişi ayakkabı giymekte sorun yaşayabilir, ayakkabı ile yürümek güçlük yaratabilir. Nihayetinde kronikleşebilen ağrılarla mücadele etmek zorunda kalabilir. Peki, halluk rigidus neden olur?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kıkırdak aşınması (Osreoartrit)</li>



<li>Romatizmal hastalıklar</li>



<li>Ayak parmağında kırık, travma, ciddi yaralanmalar</li>



<li>Uzun süre yanlış ayakkabı kullanımı</li>



<li>Gut hastalığı</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks Rigidus Tedavisi</h2>



<p>Vücuttaki tüm eklemler düşünüldüğünde ayak başparmağı eklemi küçük ve kişiye çok fazla sorun çıkarmayan bir eklem olarak düşünülür. Aslında öyledir de… Ancak bazı spesifik rahatsızlıklar, tıpkı halluks rigidus gibi, kişinin yaşam kalitesini bozabilir. En temelde yürüme eylemini sekteye uğratabilir. Bu nedenle, halluks rigidusun tedavi edilmesi gerekir.</p>



<p>İlk aşamada özel ayakkabı tabanlığı yapımı ve/veya özel ayakkabı ile sorun giderilmeye çalışılır. Bu özellikle yaşlı hastalarda tercih edilebilir. Egzersizlerle ve fizik tedaviyle ayak bileğinin çevresindeki kasların esnetilmesiyle de hastaya yardımcı olunabilir.</p>



<p>Bazı hastalarda ise ameliyata ihtiyaç duyulur. Özellikle ilgili eklemin fazlasıyla kireçlendiği, fazla ağrının söz konusu olduğu, hareketliliğin ciddi etkilendiği ve nihayetinde günlük yaşamın sekteye uğradığı olgularda cerrahi gündeme gelir. Ameliyatla kemik çıkıntısı tıraşlanır, yumuşak dokular gevşetilir.</p>



<p>Bazı olgularda ise daha ileri cerrahilere ihtiyaç duyulabilir. İlgili eklem kıkırdağı temizlenir ve kemikler birbirine sabitlenir. Böylece ağrı tamamen yok edilir. Hastaya daha rahat bir şekilde yürüme imkanı sağlanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>Vücudumuz hareketliliği eklemler sayesinde mümkün olur ve her eklem parçası kireçlenme veya farklı sağlık sorunlarından muzdarip olabilir. Başparmak eklem kıkırdağı etkileyen halluks rigidus da bunlardan biridir ve günümüzde tedavisi mümkündür.</p>



<p>Tedavi edilmediğinde uyuşma, karıncalanma ve daha ileri olgularda sinir hasarı, şiddetli ağrı gibi tabloların söz konusu olabileceği unutulmamalıdır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-rigidus/">Halluks Rigidus</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-rigidus/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadınlarda Kemik Erimesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 06 Dec 2024 10:53:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8592</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kadınlarda Kemik Erimesi Kemik erimesi (osteoporoz) yaş almayla birlikte ortaya çıkan bir durumdur. Kemik erimesi, vücuttaki kemiklerin eski dirayetini, kuvvetini kaybetmesini ifade eder. Bunun temel nedeni ise kemiklerdeki kalsiyumun azalmasıdır ve basit travmalar nedeniyle dahi kemiklerde, eklemlerde, omurgada kırık oluşumuna yol açabilir. Kemik erimesi kadınlarda daha sık görülür. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoz dönemi ile birlikte olur. Yani ortalama 50 yaş ile birlikte kemik erimesi görülmeye başlar. Bu durumun nedeni ise östrojen seviyesindeki düşüştür. Bu nedenle özellikle kadınların 40’lı yaşlarla birlikte kemik yoğunluğu ölçümü testi yaptırması önerilir.  Böylece kişide bir kemik erimesi olup olmadığı ortaya çıkarılır. Bu doğrultuda önlem alınır. Zira hasta kemik erimesinin sonucunda meydana gelen bir kırık ile hekime başvurursa burada artık uygun yaklaşımla hastanın tedavi edilmesi gerekir. Çünkü kemik kırıkları kişide ciddi sorunlara yol açabilir. Hastanın hareket güçlüğü ve ağrısı olabilir. Ayrıca kırığın konumuna bağlı olarak farklı sorunlar da gündeme gelebilir. Örneğin, bir omurga kırığında hasta nefes [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi</h1>



<p>Kemik erimesi (osteoporoz) yaş almayla birlikte ortaya çıkan bir durumdur. Kemik erimesi, vücuttaki kemiklerin eski dirayetini, kuvvetini kaybetmesini ifade eder. Bunun temel nedeni ise kemiklerdeki kalsiyumun azalmasıdır ve basit travmalar nedeniyle dahi kemiklerde, eklemlerde, omurgada kırık oluşumuna yol açabilir. Kemik erimesi kadınlarda daha sık görülür. Kadınlarda kemik erimesi özellikle menopoz dönemi ile birlikte olur. Yani ortalama 50 yaş ile birlikte kemik erimesi görülmeye başlar. Bu durumun nedeni ise östrojen seviyesindeki düşüştür. Bu nedenle özellikle kadınların 40’lı yaşlarla birlikte kemik yoğunluğu ölçümü testi yaptırması önerilir.  Böylece kişide bir kemik erimesi olup olmadığı ortaya çıkarılır. Bu doğrultuda önlem alınır. Zira hasta kemik erimesinin sonucunda meydana gelen bir kırık ile hekime başvurursa burada artık uygun yaklaşımla hastanın tedavi edilmesi gerekir. Çünkü kemik kırıkları kişide ciddi sorunlara yol açabilir. Hastanın hareket güçlüğü ve ağrısı olabilir. Ayrıca kırığın konumuna bağlı olarak farklı sorunlar da gündeme gelebilir. Örneğin, bir omurga kırığında hasta nefes almada güçlük çekme, boyda kısalma, omurgada kamburlaşma gibi problemlerle de karşı karşıya kalabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Nedir?</h2>



<p>Kemik erimesi en basit tanımıyla kemiklerin mukavemetinin azalması ve daha hassas, kırılgan, güçsüz bir hal almasıdır. Kemik erimesi kadında da erkekte de olur ve yaşlanma ile birlikte kemiklerin erime hızı artar. Kadınlarda kemik erimesi daha agresif boyutlarda olabilir. Öyle ki, menopoz öncesi her yıl yüzde 0,05 gibi bir kemik erimesi söz konusuyken, menopoz dönemine girme ile birlikte bu oran yüzde 2-3’e kadar yükselir. Önlem alınmazsa belli bir yaşa gelindiğinde kadınlar gençlik döneminde sahip oldukları tüm kemik kütlesinin neredeyse yüzde 25’ini kaybedebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kadınlarda Kemik Erimesi Tedavisi</h2>



<p>Aslında kemik erimesi bir hastalıktan ziyade vücudun yaşlanmasının çıktılarından biridir. Burada yapılması gereken ileri yaşta kemik erimesini en aza indirmek için genç yaşlardan itibaren sağlıklı ve aktif bir yaşam biçimini benimsemektir. Düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek, sigara kullanmamak önemli avantajlardır. Ancak hastada kemik erimesi varlığı söz konusu ise ayrıca ağızdan alınan ilaçların kullanılması gerekebilir. Hastada kemik erimesinin sonucunda kırık da gelişmiş olabilir. Burada atel, alçı gibi uygulamalar düşünülebilir. Ciddi kırık olgularında cerrahi tedaviler gerekebilir. Kırılmış kemiğin vida ve çubuk yardımıyla stabilize edilmesine ihtiyaç duyulabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesini Engellemek İçin Alınabilecek Önlemler</h2>



<p>Kemik erimesinin tamamen önüne geçmek mümkün olmayabilir. Zira burada genetik kodlar da önemli bir bileşendir. Ancak sağlıklı bir yaşam biçimiyle riski azaltmak mümkündür. Peki, neler yapılabilir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Spor, egzersiz yapmak</li>



<li>Süt ve süt ürünleri tüketimine özen göstermek</li>



<li>Tütün ürünü kullanmamak</li>



<li>Tuz tüketimini sınırlamak</li>



<li>Aşırı protezin tüketiminden kaçınmak</li>



<li>D vitamini seviyesini yüksek tutmak, bu amaçla güneşten bol bol yararlanmak</li>
</ul>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi/">Kadınlarda Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kadinlarda-kemik-erimesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skolyoz Tedavisi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 19 Aug 2024 05:59:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8403</guid>

					<description><![CDATA[<p>Skolyoz Tedavisi Skolyoz tedavisi planı her hastanın kendi özel durumuna göre planlanır, uygulanır ve takip edilir. Omurganın sağa veya sola doğru eğriliği, kendi etrafında rotasyonu olan skolyoz günümüzde başarıyla tedavi edilebilen omurga deformitelerinden biridir. Daha sık çocukluk/ergenlik çağında görülen ve yine bu yaşlarda tedavi edilmesi gereken skolyoz için farklı tedavi yöntemleri mevcut. Skolyozun nihai tedavisi cerrahi olmakla birlikte eğriliğin derecesinin düşük olduğu olgularda cerrahiye gerek kalmadan korse gibi uygulamalarla hastalığı yönetmek mümkün. Skolyoz Tedavisi Kararı Verirken Dikkat Edilen Faktörler Skolyoz Tedavisi Seçenekleri Skolyoz tedavisinde hem hastalığın ilerlemesini yönetmek hem de nihai tedavi (cerrahi) için farklı seçenekler mevcut. Yaşı küçük ve/veya eğrilik derecesi düşük hastalarda cerrahi ile skolyozu düzeltmek yerine hastalığın seyrini yönetmek amaçlanır. Örneğin 6-7 yaşındaki bir skolyoz hastası çok sınırlı olgular hariç ameliyat edilmez. Bu durumda korse ya da manyetik rod sistemleri gibi tedavilere başvurulur. Ayrıca 20-25 derece gibi eğriliğin az olduğu olgularda da izlem düşünülebilir, bazı olgularda korse [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi/">Skolyoz Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisi</h1>



<p>Skolyoz tedavisi planı her hastanın kendi özel durumuna göre planlanır, uygulanır ve takip edilir. Omurganın sağa veya sola doğru eğriliği, kendi etrafında rotasyonu olan skolyoz günümüzde başarıyla tedavi edilebilen omurga deformitelerinden biridir. Daha sık çocukluk/ergenlik çağında görülen ve yine bu yaşlarda tedavi edilmesi gereken <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi/">skolyoz</a> için farklı tedavi yöntemleri mevcut. Skolyozun nihai tedavisi cerrahi olmakla birlikte eğriliğin derecesinin düşük olduğu olgularda cerrahiye gerek kalmadan korse gibi uygulamalarla hastalığı yönetmek mümkün.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisi Kararı Verirken Dikkat Edilen Faktörler</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yaş:</strong> Hastanın yaşı tedavinin şekline karar verirken dikkat edilen en önemli bileşenlerden biridir. Zira 4 yaşındaki bir çocukta da 60 yaşındaki bir yetişkinde de skolyoz görülebilir. Doğal olarak bu iki hastaya uygulanan tedavi aynı olmaz. Büyümesini sürdüren omurgayla büyümesini tamamlamış omurgaya yapılan tedaviler farklı olacaktır.</li>



<li><strong>Açı:</strong> Skolyoz tedavisinde omurga eğriliğinin kaç derece olduğu yani eğriliğin açısı oldukça önemlidir. 20 derecelik bir eğrilik için takip yeterliyken 50 derecelik bir eğrilikte cerrahi müdahale değerlendirilecektir.</li>



<li><strong>Semptomlar:</strong> Çocuklarda görülen skolyoz semptom vermeyebilir. Ancak yetişkinlerde görülen dejeneratif skolyoz olarak tanımlanan olgularda hastanın ciddi şikayetleri olabilir. Bu hastalarda skolyoz tedavisi bu doğrultuda planlanır.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisi Seçenekleri</h2>



<p>Skolyoz tedavisinde hem hastalığın ilerlemesini yönetmek hem de nihai tedavi (cerrahi) için farklı seçenekler mevcut. Yaşı küçük ve/veya eğrilik derecesi düşük hastalarda cerrahi ile skolyozu düzeltmek yerine hastalığın seyrini yönetmek amaçlanır. Örneğin 6-7 yaşındaki bir skolyoz hastası çok sınırlı olgular hariç ameliyat edilmez. Bu durumda korse ya da manyetik rod sistemleri gibi tedavilere başvurulur. Ayrıca 20-25 derece gibi eğriliğin az olduğu olgularda da izlem düşünülebilir, bazı olgularda korse de değerlendirilebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">İzlem</h3>



<p>Her skolyoz tedaviye ihtiyaç duymaz. Omurganın her eğriliği de zaten skolyoz değildir. Örneğin 10 derecenin altında bir eğrilik skolyoz değil basit bir asimetridir. Takip, tedavi gerektirmez. Çoğu zaman da fark edilmez. Omurgadaki eğrilik 20-25 derecelere ulaştığında hastada artık belirgin bir omurga deformitesi var demektir. Ancak herhangi bir tedavi uygulamak yerine takip çoğu zaman yeterlidir. Eğriliğin derecesi artmadığı sürece çocuk yaşamına sağlıkla devam edebilir. Öte yandan yetişkin bir hastadan bahsediyorsak ve hastanın herhangi bir semptomu da yoksa eğriliğin derecesinden bağımsız olarak çoğu zaman yalnızca izlem yeterlidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisi için Korse</h3>



<p>Kişiye özel tasarlanan ve üretilen skolyoz korsesi neredeyse 40 dereceye kadarki omurga eğriliklerinde değerli bir seçenek olarak düşünülür. Ancak bilinmelidir ki korse eğri olan bir omurgayı düzeltmez. Skolyoz korsesinin kullanım amacı eğriliği kontrol altında tutmak, ilerlemesini önlemektir. Korse, bazı olgularda eğriliği azaltabilir, ilerlemesini yavaşlatabilir, bazı sınırlı olgularda ise eğriliğin derecesini bir nebze de olsa düşürebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisinde Kontrollü Büyüyen Manyetik Çubuklar</h3>



<p>Bir nevi korsenin omurgaya vücudun içinden sabitlenmiş halidir. Küçük yaşta olan ve henüz nihai tedavi uygulanamayacak çocuklarda skolyozu kontrol altında tutmak için uygulanır. Cerrahi bir uygulamadır, ameliyathanede genel anestezi altında yapılır. Çocuğun omurgasına yerleştirilen metal çubukları ve bu çubukları sabitlemek için eğri olan segmentin alt ve üst omurlarına takılan vidaları içerir. Bu çubukların en önemli özelliği vücut dışından kumanda ile uzatılabilmeleridir. Çocuk büyüdükçe bu çubuklar uzatılır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz Ameliyatı: Füzyonlu Cerrahi</h3>



<p>Skolyozun nihai tedavisi cerrahidir. Skolyozun cerrahi tedavisinde geleneksel yaklaşım füzyondur. Bu işlem, omurlara yerleştirilen vidaları ve bu vidalara sabitlenmiş 2 adet metal çubuğu içerir. Ameliyatla birlikte eğri omurga düz bir hal alır. Füzyon ameliyatını uygulamak için çocuğun kemik gelişiminin tamamlanmış olması gerekir. Bu nedenle de çocuktan çocuğa değişmekle birlikte ameliyat için 15-16 yaşına kadar beklemek gerekebilir. Zira füzyon ile artık omurganın gelişimi noktalanmış olur.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz Ameliyatı: Füzyonsuz Cerrahi</h3>



<p>Füzyonlu cerrahinin dezavantajlarını ortadan kaldırmak için füzyonsuz cerrahi geliştirilmiştir. <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ipli-skolyoz-ameliyati/">İpli skolyoz ameliyatı</a>, bantla gerdirme gibi isimlerle bilinen bu ameliyatta çocuğun omurgasına metal çubuk takılmaz, tüm omurlara vida takmak gerekmez. Ameliyat, eğri segmentin yalnızca başına ve sonuna takılan vidaları ve bu vidaların arasından geçirilen bir bandı içerir. Füzyonlu cerrahinin aksine omurga gelişimini kaybetmez, esnekliğini korur. Bu sayede ameliyat için çocuğun kemik yaşının beklenmesine de gerek kalmaz. Omurgaya takılan bu ip omurganın büyümesiyle birlikte gerilerek eğriliğin düzelmesini sağlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Dejeneratif Skolyozda Konservatif Yaklaşımlar</h3>



<p>Bahsettiğimiz gibi skolyoz yalnızca çocuklarda görülmez. Yetişkinlerde de olabilir. Yetişkinlerde görülen skolyozda tedavi prensibi çocuklarınkinden farklıdır. Yetişkinlerde amaç skolyozun semptomlarını ortadan kaldırmaktır. Füzyon ya da laminektomi gibi ameliyatlar buradaki son seçenekler olur. Öncesinde enjeksiyon uygulamaları, korse, egzersiz, fizik tedavi gibi daha konservatif yaklaşımlar düşünülür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisi Hakkında Sık Sorulan Sorular</h2>



<p>Skolyoz tanısı alan hastaların, çocukların ve onların ebeveynlerinin aklında hastalık ve tedavisi ile ilgili birçok soru oluyor. Skolyoz tedavisine ilişkin en sık sorulan sorulara cevap verdik.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz tedavisi var mı?</h3>



<p>Kesinlikle. Skolyoz tedavi edilebilen bir hastalıktır. Tedavide kullanılan farklı uygulamalar vardır. Her hastanın kendi özel durumuna göre en uygun tedavi planı oluşturulur ve uygulanır. Örneğin, büyümesi halen devam eden çocuklarda ipli skolyoz ameliyatı düşünülebilir. Bu tedavi ile çocuğun omurgası büyürken bir yandan da düzelir. Öte yandan kemik gelişimi tamamlanmış bir çocukta füzyon ameliyatı değerlendirilebilir. Yetişkin hastalarda ise cerrahiden önce hastanın ağrısını giderebilecek daha basit tedavi protokolleri takip edilebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz tedavisi nedir?</h3>



<p>Skolyoz tedavisi, özellikle çocuklarda hastanın eğri olan omurgasını düzeltmeyi içerir. Burada hastanın yaşına ve eğriliğin derecesine göre uygun tedavi yöntemi belirlenir. 4-5 yaşlarında çok küçük bir hastadan bahsediyorsak, öncelikle korse ya da manyetik rod sistemleri ile eğriliği yönetmek amaçlanır. Çocuk 8-9 yaşına geldiğinde nihai tedavi planlanır. Yetişkin hastalarda ise skolyoz tedavisinin amacı ilk aşamada hastanın ağrısını azaltmak, hareketliliği artırmak olur. Tedavi de bu doğrultuda planlanır. Skolyoz tedavi seçeneklerini düşündüğümüzde, ipli ameliyat, füzyon ameliyatı, korse, manyetik rod sistemleri, fizik tedavi ve enjeksiyon uygulamaları sayılabilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz tedavisi nasıl olur?</h3>



<p>Skolyozun nihai tedavisi cerrahidir. Günümüzde ise iki tip cerrahi yaklaşım vardır. Bunlardan biri geleneksel füzyon ameliyatıdır. Bu yaklaşımda omurlar metal çubuk ve vidalar ile birbirine kaynatılarak düzeltilir. Kemik halinde düz bir omurga elde edilir. İkinci yaklaşım ise iple gerdirme ameliyatıdır. Bu ameliyat sadece büyümesi devam eden çocuklara uygulanabilir. Omurgaya bir ip yerleştirilir ve omurganın gelişirken bir yandan da düzelmesi sağlanır. Bazı hastalarda ise bu iki yöntem birlikte kullanılabilir. Yani hibrit yaklaşım tercih edilebilir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz tedavisi ne kadar sürer?</h3>



<p>Olgudan olguya değişir. Örneğin nihai tedaviye ihtiyaç duyan hastalarda, ameliyat hızlıca planlanır, gerçekleştirilir. Ardından hastalar 1,3,6 ve 12. aylarda kontrole davet edilir. Burada hem muayene hem görüntüleme yapılır. Ancak 5, 6 yaşlarında daha küçük bir hasta grubundan bahsediyorsak burada uzun vadeli bir tedavi planlaması gerekir. İlk aşamada korse, rod gibi uygulamalarla eğriliği yönetmek, uygun zaman geldiğinde de nihai tedaviyi uygulamak düşünülür.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz tedavisi İstanbul için hangi merkezlerde yapılabilir?</h3>



<p>Skolyoz tedavisi İstanbul’da birçok merkezde yapılmaktadır. Özellikle füzyon ameliyatı birçok meslektaşımız tarafından başarıyla yapılabilmektedir. Ancak skolyoz tedavisinde ipli cerrahi ülkemizde bizim de içerisinde bulunduğumuz sınırlı sayıda ortopedist tarafından uygulanabilmektedir. &nbsp;Biz skolyoz tedavisinde hem füzyon hem de ipli cerrahiyi kliniğimizde uygulayabiliyoruz. Şu an, <strong>Medicana Ortopedi</strong> Kliniğinde hastalarımıza hizmet vermeye devam ediyoruz. Hastalarımız <strong>Medicana Bahçelievler Ortopedi</strong> Kliniğinde bizi ziyaret edebilirler.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz tedavisi için hangi doktora gidilir?</h3>



<p>Skolyoz tedavisi ortopedi ve travmatoloji uzmanları tarafından uygulanmaktadır. Gerekli olgularda fizik tedavi hekimleri ve fizyoterapistlerden de destek alınmaktadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Skolyoz tedavisi boy uzatır mı?</h3>



<p>Evet. Omurga eğri bir halden dik bir hale geldiğinde doğal olarak hastanın boyu 1-2 cm kadar daha uzun görünecektir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi/">Skolyoz Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halluks Valgus (Ayak 1. Parmak deformitesi)</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-valgus-ayak-1-parmak-deformitesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-valgus-ayak-1-parmak-deformitesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Apr 2024 13:17:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8159</guid>

					<description><![CDATA[<p>Halluks Valgus Nedir? Halluks valgus, ayağın birinci sırasında gelişen bir kemik deformitesidir. Bu durumda birinci tarak kemiği içe doğru, baş parmak ise dışa-yanındaki ikinci parmağa doğru dönmektedir. Sonuçta ayağın iç tarafına dönük, ok işaretine benzer bir kemik eğriliği gelişmekte ve bu okun ucu çok ağrılı olmaktadır. Ağrıyan kısma da bunyon adı verilmektedir. Halluks Valgus Deformitesi Nasıl Gelişir? Halluks valgus deformitesi, zaman içinde, ayağın ilk sırasında, tarak kemiği ile parmağı birbirine bağlayan (birinci metatarsofalangeal) eklemin dejenerasyonu sonucu gelişmektedir. Bu dejenerasyon sonucunda, tarak kemiği ayağın iç tarafına doğru yamulmaya başlarken, başparmak da ayağın dış tarafına doğru yamulur ve ikinci parmağın üzerini örter hale gelebilir. Bu durum yavaş ilerler ve zamanla kemiklerin, tendonların ve bağların olması gereken anatomik yerini değiştirmesine sebep olur. Ancak, ayağın iç tarafında, bir ok ucu gibi duran bunyon olarak adlandırılan yer, zamanla iltihaplı bir hale gelip, özellikle ayakkabı içinde temasa bağlı çok ağrılı bir tablo haline gelebilir. Halluks valgus [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-valgus-ayak-1-parmak-deformitesi/">Halluks Valgus (Ayak 1. Parmak deformitesi)</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Halluks Valgus Nedir?</h1>



<p>Halluks valgus, ayağın birinci sırasında gelişen bir kemik deformitesidir. Bu durumda birinci tarak kemiği içe doğru, baş parmak ise dışa-yanındaki ikinci parmağa doğru dönmektedir. Sonuçta ayağın iç tarafına dönük, ok işaretine benzer bir kemik eğriliği gelişmekte ve bu okun ucu çok ağrılı olmaktadır. Ağrıyan kısma da bunyon adı verilmektedir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img fetchpriority="high" decoding="async" width="1200" height="400" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/1-1024x341.png" alt="" class="wp-image-8161" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/1-1024x341.png 1024w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/1-300x100.png 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/1-768x256.png 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/1-125x42.png 125w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/1.png 1200w" sizes="(max-width: 1200px) 100vw, 1200px" /></figure>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks Valgus Deformitesi Nasıl Gelişir?</h2>



<p>Halluks valgus deformitesi, zaman içinde, ayağın ilk sırasında, tarak kemiği ile parmağı birbirine bağlayan (birinci metatarsofalangeal) eklemin dejenerasyonu sonucu gelişmektedir. Bu dejenerasyon sonucunda, tarak kemiği ayağın iç tarafına doğru yamulmaya başlarken, başparmak da ayağın dış tarafına doğru yamulur ve ikinci parmağın üzerini örter hale gelebilir.</p>



<p>Bu durum yavaş ilerler ve zamanla kemiklerin, tendonların ve bağların olması gereken anatomik yerini değiştirmesine sebep olur. Ancak, ayağın iç tarafında, bir ok ucu gibi duran bunyon olarak adlandırılan yer, zamanla iltihaplı bir hale gelip, özellikle ayakkabı içinde temasa bağlı çok ağrılı bir tablo haline gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks valgus deformitesi (ve bunyon) kimlerde görülür ve risk faktörleri nelerdir?</h2>



<p>Halluks valgus deformitesi kadınlarda, erkeklere göre daha sıklıkla görülmektedir. Bu deformite, %70 oranda aile hikayesi olan kişilerde görülmektedir. Bu nedenle, genetik hikaye, önemli bir risk faktörüdür. Özellikle adölesan hastalarda (10-15 yaşında kızlarda) görülen halluks valgusun genetik hikaye ile birlikteliği çok daha fazladır.</p>



<p>Halluks valgus deformitesinin büyük çoğunluğu erişkin dönemde görülmekte olup, genelde ayağa alınan tekrarlayıcı mikro-travmalar neticesinde olmaktadır. Bu durumun en çok suçlanan nedeni, topuklu ve uç tarafı çok dar ayakkabı kullanımıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks Valgus Gelişimin Sebepleri Nelerdir?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Yanlış ayakkabı seçimi: </strong>Özellikle topuklu ve uç tarafı dar ayakkabı kullanımı.</li>



<li><strong>Ailesel: </strong>Aile hikayesi olan ve ayak anatomisi problemli hastalar</li>



<li><strong>Eklem ihtihabına meyilli (romatizmal hastalığı olan) hastalar: </strong>Romatoid artrit, Charcot-Marie-Tooth hastalığı, çocuk felci, nöromüsküler hastalıklar.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks Valgus Bulguları Nelerdir?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ayağın iç tarafında çıkıntı</li>



<li>Ağrı ve hassasiyet</li>



<li>Kızarıklık ve iltihap</li>



<li>Ayak tabanında sertleşmiş cilt</li>



<li>Ayak tabanında nasır</li>



<li>Başparmak hareketinde kısıtlılık ve ağrı</li>



<li>Yürüme güçlüğü</li>



<li>Ayakkabı giyememe – sadece geniş ayakkabılar ile yürüyebilme</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks Valgus Tanısı Nasıl Konur?</h2>



<p>Halluks valgus tanısı, bir ortopedi uzmanının yapacağı detaylı ayak muayenesi ve neticesinde isteyeceği röntgenler ile konur. Çekilen röntgenlerde halluks valgus deformitesinin açısal ölçümleri yapılır ve hem kemik hem de eklemler değerlendirilerek tedavi kararı verilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Halluks Valgus Tedavisi</h2>



<p>Halluks valgus’un başlangıç tedavisi, ameliyat dışı tedavilerdir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Ameliyat Dışı Tedaviler</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Uygun ayakkabı seçimi ve gerekiyorsa tabanlık: Önü geniş, topuğu olmayan ayakkabılar.</li>
</ul>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="341" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/2-1024x341.png" alt="" class="wp-image-8162" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/2-1024x341.png 1024w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/2-300x100.png 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/2-768x256.png 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/2-125x42.png 125w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/2.png 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ayakkabı içine uygulanacak silikon destekler.</li>



<li>Parmak arası makara: Başparmak ve ikinci parmak arasına konularak dizilimi düzeltmeye ve bunyonu hafifleterek ağrıyı azaltmaya yönelik.</li>



<li>Gece ateli: Etkinliği tartışmalı olup, deformitenin derecesini azaltmaya yöneliktir.</li>



<li>İlaç tedavisi: Ağrı kesici-iltihap giderici ilaçlar.</li>
</ul>



<p>Ameliyat dışı tedaviler, deformiteyi düzeltmeye yönelik olmayıp, ağrı ve iltihabı baskılayarak, hayat kalitesini arttırmaya yöneliktir. Bu tedaviler çoğu zaman yeterli olmaktadır.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Halluks Valgus Ameliyatı</h3>



<p>Ameliyat dışı tedavilerden fayda görmeyen, ağrısı kendini yürütmeyecek kadar şiddetli olan, deformitesi gün geçtikçe ilerleyen hastalara ameliyat önerilir.</p>



<p>Ameliyat seçenekleri, sadece ayak iç tarafındaki çıkıntının (bunyon) traşlanmasından, tarak kemiği ve parmağa yapılacak osteotomi isimli kemik ameliyatları ile, kemiklerinin kesilip, düzeltilip, ardından vida, plak ve tel gibi implantlar ile tutturulmasına kadar değişkenlik gösterebilir. Ameliyat seçeneğinin kararı her hastada değişmektedir ve hasta bazında verilir.</p>



<figure class="wp-block-image size-large"><img decoding="async" width="1024" height="341" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/3-1024x341.png" alt="" class="wp-image-8160" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/3-1024x341.png 1024w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/3-300x100.png 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/3-768x256.png 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/3-125x42.png 125w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2024/04/3.png 1200w" sizes="(max-width: 1024px) 100vw, 1024px" /></figure>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-valgus-ayak-1-parmak-deformitesi/">Halluks Valgus (Ayak 1. Parmak deformitesi)</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/halluks-valgus-ayak-1-parmak-deformitesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ön Çapraz Bağ Cerrahisi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/on-capraz-bag-cerrahisi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/on-capraz-bag-cerrahisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 07 Apr 2023 20:33:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=7464</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ön Çapraz Bağ Cerrahisi Sonuçlarımız 45 yaş, Sol Diz Ön Çapraz Bağ Kopması (L diz ACL rüptürü), Sol diz artroskopik ön çapraz bağ tamiri</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/on-capraz-bag-cerrahisi/">Ön Çapraz Bağ Cerrahisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Ön Çapraz Bağ Cerrahisi Sonuçlarımız</h2>



<p>45 yaş, Sol Diz Ön Çapraz Bağ Kopması (L diz ACL rüptürü), Sol diz artroskopik ön çapraz bağ tamiri</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1.jpg" alt="" class="wp-image-7465" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2.jpg" alt="" class="wp-image-7466" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /><figcaption class="wp-element-caption">25 yaş, Sağ Diz Ön Çapraz Bağ yapışma yerinin kırılması – Ön çağraz bağın kopması (Sağ diz Eminentia kırığı) Tedavi: Kapalı yöntemle (Artroskopik) Ön Çapraz Bağ yapışma yerinin iki adet mini (başsız kanüle) vida ile tespiti</figcaption></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-1.jpg" alt="" class="wp-image-7467" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-1.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-1-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-1-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/1-1-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-1.jpg" alt="" class="wp-image-7468" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-1.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-1-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-1-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/2-1-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/3.jpg" alt="" class="wp-image-7469" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/3.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/3-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/3-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/3-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/on-capraz-bag-cerrahisi/">Ön Çapraz Bağ Cerrahisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/on-capraz-bag-cerrahisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omurga Enfeksiyonu (Spondilodiskit)</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-enfeksiyonu-spondilodiskit/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-enfeksiyonu-spondilodiskit/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 13:42:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=7398</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurga Enfeksiyonu Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? Omurga enfeksiyonu, bakteri, mantar veya virüslerin omuriliğe veya omurlara saldırdığı nadir ancak ciddi bir hastalıktır. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Bu enfeksiyonlar omurganın farklı farklı bölümlerinde izlenebilir. Enfeksiyon, omurlarda, disklerde, omurilikte ya da omuriliği saran zarda görülebilir. Enfeksiyon omurgada üreyebileceği gibi kan yoluyla da taşınabilir. Omurga enfeksiyonu omurlar üzerinde baskı yapıp çökme kırıklarına neden olabilir. Omuriliğe bası yapıp hastada fonksiyonel bazı sorunlara yol açabilir. Enfeksiyonun doğrudan omuriliği etkilediği olgularda ise felç tablosu gelişebilir. Hatta yaşamı tehdit edebilir. Bu haliyle omurga enfeksiyonları mutlaka tedavi edilmelidir. Omurga Enfeksiyonu Nedenleri Farklı nedenlerle omurgada enfeksiyon oluşabilir: Kişinin genel sağlık durumu iyi değilse, diyabeti varsa, bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıkları mevcutsa, kanser geçmişi varsa ya da aşırı kiloluysa omurga enfeksiyonlarından daha kolay etkilenebilir. Belirtiler Kişide ateş, halsizlik, bulantı gibi tüm enfeksiyon hastalıklarında görülebilen semptomlar olabilir. Bazı semptomlar ise omurga enfeksiyonlarına özel olabilir. Örneğin, hastanın kuvvetsizlik, his kaybı, uyuşukluk gibi şikayetleri olabilir.&#160; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-enfeksiyonu-spondilodiskit/">Omurga Enfeksiyonu (Spondilodiskit)</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omurga Enfeksiyonu Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?</h1>



<p>Omurga enfeksiyonu, bakteri, mantar veya virüslerin omuriliğe veya omurlara saldırdığı nadir ancak ciddi bir hastalıktır. Mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Bu enfeksiyonlar omurganın farklı farklı bölümlerinde izlenebilir. Enfeksiyon, omurlarda, disklerde, omurilikte ya da omuriliği saran zarda görülebilir. Enfeksiyon omurgada üreyebileceği gibi kan yoluyla da taşınabilir. Omurga enfeksiyonu omurlar üzerinde baskı yapıp çökme kırıklarına neden olabilir. Omuriliğe bası yapıp hastada fonksiyonel bazı sorunlara yol açabilir. Enfeksiyonun doğrudan omuriliği etkilediği olgularda ise felç tablosu gelişebilir. Hatta yaşamı tehdit edebilir. Bu haliyle omurga enfeksiyonları mutlaka tedavi edilmelidir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Enfeksiyonu Nedenleri</h2>



<p>Farklı nedenlerle omurgada enfeksiyon oluşabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Geçirilen ameliyatlar enfeksiyona neden olabilir. Açık omurga ameliyatları, omurga ameliyatlarında kullanılan vida, çubuk, kafes gibi materyaller, ürolojik cerrahiler, diş ameliyatları sonucunda kişide omurga enfeksiyonu görülebilir.</li>



<li>Travmatik omurga yaralanmaları</li>



<li>Kas ve iskelet sistemini etkileyebilen Brusella (çiğ süt ve süt ürünlerinde olur) gibi bakteriler</li>



<li>Kan dolaşımı ile omurgaya ulaşabilen diğer bakteriyel veya viral enfeksiyonlar</li>
</ul>



<p>Kişinin genel sağlık durumu iyi değilse, diyabeti varsa, bağışıklık sistemiyle ilgili hastalıkları mevcutsa, kanser geçmişi varsa ya da aşırı kiloluysa omurga enfeksiyonlarından daha kolay etkilenebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Belirtiler</h2>



<p>Kişide ateş, halsizlik, bulantı gibi tüm enfeksiyon hastalıklarında görülebilen semptomlar olabilir. Bazı semptomlar ise omurga enfeksiyonlarına özel olabilir. Örneğin, hastanın kuvvetsizlik, his kaybı, uyuşukluk gibi şikayetleri olabilir.&nbsp; Bunun nedeni omuriliğe gelen basıdır. Öte yandan birçok omurga rahatsızlığında bu semptomlar olur. Bu nedenle yapılacak ayrıntılı testlerle tanının netleştirilmesi gerekir. Kan testleri, MR, biyopsi gibi test ve tetkiklerle hastalığın kesin tanısı konur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Enfeksiyonu Tedavisi</h2>



<p>Enfeksiyon tedavisinde ilk yaklaşım ağızdan alınan antibiyotiklerle sorunu çözmeye çalışmaktır. Enfeksiyon bu antibiyotiklere cevap vermiyorsa, hastaneye yatış yapmak ve damar yolundan antibiyotik tedavisine başlamak düşünülebilir. Ayrıca, omurga enfeksiyonlarının tedavisinde cerrahinin de ciddi bir yeri vardır. Örneğin enfeksiyonun omur ve disklerde olduğu olgularda bu parçaların cerrahi ile çıkarılması düşünülür. Böylece enfeksiyona neden olan ana bileşenler ortadan kaldırılır. Hastanın enfeksiyon sorunu da geçer. Enfeksiyonun büyük bir apse halini aldığı olgularda da cerrahiye ihtiyaç duyulabilir. Enfeksiyon, sinir basısı yapıyorsa, omurda kaymaya yol açmışsa cerrahi düşünülebilir. Ayrıca enfeksiyonun omurda yarattığı hasar da giderilmelidir. Örneğin omurgada bir çökme oluşmuş ise vertebroplasti ve kifoplasti gibi uygulamalarla hasar görmüş omurga segmenti tamir edilir. Bazı hastaların korse kullanması da gerekebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Enfeksiyonu Cerrahisi Sonuçlarımızı</h2>



<p>67 yaş, Alt sırt bölgesinde (T10-11) omurga ve diskin enfeksiyonu (T10-T11 Spondilodiskit) + uzun yıllar bel fıtığı diye takip edilmiş + yürüyemez-tekerli sandalyeye muhtaç halde (paraparezik) geldi Tedavi: T10-11 diskinin alt ve üst segment omurga cismi ile birlikle çıkarılması (Bone-Disc-Bone rezeksiyonu) ve arkadan vidalama (Posterior enstrümantasyon)</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-2.jpg" alt="" class="wp-image-7435" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-2.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-2-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-2-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-2-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-1.jpg" alt="" class="wp-image-7436" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-1.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-1-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-1-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/enfeksiyon-1-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<p></p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-enfeksiyonu-spondilodiskit/">Omurga Enfeksiyonu (Spondilodiskit)</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-enfeksiyonu-spondilodiskit/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omurga Tümörü</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-tumoru/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-tumoru/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 13:41:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=7395</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurga Tümörü Vücudun neredeyse tüm doku ve hücrelerinde tümör meydana gelebilir. Ortopedide de onkolojik vakalar mevcuttur. Omurgada ve kemiklerde tümörler oluşabilir ve bunların mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Bu yazımızda omurga tümörü hakkında bilinmesi gerekenleri hasta ve hasta yakınlarımızla paylaşıyoruz. Omurga Tümörü Nedir? Omurga tümörleri temelde ikiye ayrılır; omurganın kendi dokularından köken alarak ortaya çıkan primer tümörler ve vücudun başka bir yerinde oluşmuş omurgaya yayılmış metastatik tümörler. Omurga tümörlerinin büyük bir bölümünü de metastatik olgular oluşturur. Akciğer, meme, prostat kanseri gibi sık görülen olgularda tümör zaman içinde omurgaya yayılır. Bu tip durumlar tüm omurga tümörlerinin neredeyse 3’te 2’sini tutar. Omurga tümörü omurganın herhangi bir bölümünde görülebilir. Sırt, bel, kuyruk sokumu gibi farklı bölgelerde omurga tümörleriyle karşılaşılabilir. Ayrıca tümör omurganın farklı katmanlarında da izlenebilir. Tümör doğrudan omurgayı oluşturan omurlarda oluşabilir, bunlar kemikten yapılardır. Tümör ayrıca omurga çevresindeki bağ ve yağ dokularında da izlenebilir. Öte yandan omurganın içinde bulunan omurilikte de tümör gelişebilir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-tumoru/">Omurga Tümörü</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omurga Tümörü</h1>



<p>Vücudun neredeyse tüm doku ve hücrelerinde tümör meydana gelebilir. Ortopedide de onkolojik vakalar mevcuttur. Omurgada ve kemiklerde tümörler oluşabilir ve bunların mutlaka tedavi edilmesi gerekir. Bu yazımızda omurga tümörü hakkında bilinmesi gerekenleri hasta ve hasta yakınlarımızla paylaşıyoruz.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Tümörü Nedir?</h2>



<p>Omurga tümörleri temelde ikiye ayrılır; omurganın kendi dokularından köken alarak ortaya çıkan primer tümörler ve vücudun başka bir yerinde oluşmuş omurgaya yayılmış metastatik tümörler. Omurga tümörlerinin büyük bir bölümünü de metastatik olgular oluşturur. Akciğer, meme, prostat kanseri gibi sık görülen olgularda tümör zaman içinde omurgaya yayılır. Bu tip durumlar tüm omurga tümörlerinin neredeyse 3’te 2’sini tutar.</p>



<p>Omurga tümörü omurganın herhangi bir bölümünde görülebilir. Sırt, bel, kuyruk sokumu gibi farklı bölgelerde omurga tümörleriyle karşılaşılabilir. Ayrıca tümör omurganın farklı katmanlarında da izlenebilir. Tümör doğrudan omurgayı oluşturan omurlarda oluşabilir, bunlar kemikten yapılardır. Tümör ayrıca omurga çevresindeki bağ ve yağ dokularında da izlenebilir. Öte yandan omurganın içinde bulunan omurilikte de tümör gelişebilir. Omuriliği tutan tümörler beyin cerrahların konusu iken omurgayla ilgili diğer tüm tümörler ortopedi uzmanları tarafından tedavi edilir. Tümör, omur üzerinde harabiyete yol açabilir, hastada ağrı ve şişlik görülebilir.</p>



<p>Omurga tümörünün tanısında MR ve BT gibi görüntüleme yöntemlerine başvurulur. Kanser taraması için PET-CT yapılabilir. Kanserin tanısını tam olarak koyabilmek için biyopsiye de ihtiyaç duyulabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Tümörü Belirtileri</h2>



<p>Omurga tümörü, omurlarda yıpranmaya ve omurilikte basıya neden olabilir. Bunun sonucu olarak da tümörün konumuna göre sırt, bel, boyun, kuyruk sokumu gibi bölgelerde ağrı gündeme gelir. Omurilik basısı söz konusu olduğunda el, kol ve bacaklarda kuvvet kaybı, uyuşma yaşanabilir. Bu haliyle omurga tümörü aslında diğer omurga hastalıklarıyla benzer semptomlar gösterir. Omurga tümörü olgularında hastanın omurgasında ayrıca şişlik de izlenebilir. Hastanın iştahsızlık ve kilo kaybı gibi şikayetleri de olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Tümörü Tedavisi</h2>



<p>Kanser tedavisinde üç temel tedavi seçeneği var; ameliyat, sistemik terapiler ve radyasyon tedavisi. Kanserin tipi, evresi, birden fazla yerde olup olmadığı gibi kanserin özelliklerine bakılarak ve hastanın genel sağlık durumu değerlendirilerek tedavi planlaması yapılır.</p>



<p>Ortopedik kanserlerin tedavisinde ilk önceliğimiz cerrahidir. Özellikle tümörün omurgayla sınırlı olduğu olgularda hastada fonksiyonel bir bozukluğa yol açmadan tümörü güvenli bir şekilde nöromonitorizasyon eşliğinde çıkarmak hasta için sıklıkla en iyi sonucu verir. Tümör çıkarıldıktan sonra omurganın mukavemetini yeniden sağlamak için <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kifoplasti-ve-vertebroplasti/">vertebroplasti ve kifoplasti</a> gibi uygulamalara başvurulabilir. Bazı olgularda sağlam omurları birbirine metal vida ve çubuklar ile birbirine sabitlemek de gerekebilir. Nihayetinde bu prosedürlerden sonra hasta tümöründen kurtulur, yaşamına sağlıkla devam eder.</p>



<p>Metastatik omuga tümörlerinin ise tedavisi daha karmaşık olabilir. Cerrahinin yanı sıra kemoterapi ve radyoterapi gibi tedavi modalitelerinin de tedaviye dahil edilmesi gerekir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuçlarımız</h2>



<p>71 yaş, Kanser metastazına bağlı sırt omurgası (T4) kırığı – omurilik basısı ve tekerlekli sandalyeye bağımlılık, yürüyememe (Metastatik T4 patolojik kırığı + spinal kord basısı) Tedavi: T4 omurga cisminin çıkarılıp yerine titanyum kafes yerleştirilmesi + arkadan vidalama ile tespit (T4 korpektomi + posterior enstrümantasyon)</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-2.jpg" alt="" class="wp-image-7431" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-2.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-2-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-2-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-2-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-3.jpg" alt="" class="wp-image-7432" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-3.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-3-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-3-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-3-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-1.jpg" alt="" class="wp-image-7430" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-1.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-1-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-1-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/04/tumor-1-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-tumoru/">Omurga Tümörü</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-tumoru/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Belde Kayma</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/belde-kayma/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/belde-kayma/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Apr 2023 11:21:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=7387</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel Kayması Ameliyatı Sonuçlarımız L4-L5 bel kayması (Spondilolistezis) + fıtık, Sağ bacak ağrısı, yürüyememe Tedavi: TLIF ameliyatı + vidalama + sinir çevresinin gevşetilmesi (dekompresyon) + fıtık ameliyatı (diskektomi)</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/belde-kayma/">Belde Kayma</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h2 class="wp-block-heading">Bel Kayması Ameliyatı Sonuçlarımız</h2>



<p>L4-L5 bel kayması (Spondilolistezis) + fıtık, Sağ bacak ağrısı, yürüyememe Tedavi: TLIF ameliyatı + vidalama + sinir çevresinin gevşetilmesi (dekompresyon) + fıtık ameliyatı (diskektomi)</p>



<figure class="wp-block-image size-full"><img loading="lazy" decoding="async" width="1010" height="620" src="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/03/4-1.jpg" alt="" class="wp-image-7339" srcset="https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/03/4-1.jpg 1010w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/03/4-1-300x184.jpg 300w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/03/4-1-768x471.jpg 768w, https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2023/03/4-1-125x77.jpg 125w" sizes="auto, (max-width: 1010px) 100vw, 1010px" /></figure>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/belde-kayma/">Belde Kayma</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/belde-kayma/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
