<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>blog arşivleri - Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<atom:link href="https://drtunapehlivanoglu.com/category/blog/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/category/blog/</link>
	<description>Ortopedi ve Travmatoloji, Omurga Cerrahisi</description>
	<lastBuildDate>Wed, 01 Apr 2026 09:21:45 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.8.5</generator>

<image>
	<url>https://drtunapehlivanoglu.com/wp-content/uploads/2017/07/cropped-Adsiz-tasarim-93-32x32.jpg</url>
	<title>blog arşivleri - Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</title>
	<link>https://drtunapehlivanoglu.com/category/blog/</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Diz Enjeksiyonları</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2026 09:21:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8764</guid>

					<description><![CDATA[<p>Diz Enjeksiyonları Diz sorunlarının tedavisinde ameliyatsız uygulamalar Tıbbın birçok alanında daha az girişimsel işlemle hastaya şifa vermeyi amaçlayan tedavi modaliteleri geliştirilmektedir. Yani hastayı ameliyat etmeden, anestezi vermeden, büyük müdahaleler yapmadan, hastaya zahmet vermeden ufak müdahalelerle bir iyilik hali sağlamak… Ortopedide ise en sık karşılaştığımız problem eklemlerle ilişkilidir. Kişilerin, eklemleri kireçlenebilir, hasar alabilir, farklı bir dizi hastalıkla karşılaşabilir. Tüm eklemler arasında ise bu sorunlar en sık dizde görülür. Bu nedenle diz eklemi hasarını tedavi etmeye yönelik birçok biyolojik yöntem geliştirilmiştir. Bu uygulamalar ilgili maddenin (hyaluronik asit, kök hücre, eksozom gibi) diz eklemine enjekte edilmesini içerir. Diz Kök Hücre Tedavisi Kök hücre özellikle diz ekleminde kıkırdak hasarı varlığında uygulanır. Eklemdeki inflamasyonu azaltmak ve onarım sürecini hızlandırmak için kök hücre uygulamaları düşünülür. Diğer enjeksiyon uygulamaları içinde daha uzun süreli iyilik hali sağlama potansiyeli mevcuttur. Kök hücreler iki yöntemle elde edilebilir.; kişinin yağ dokusundan ya da kemik iliğinden. Bu haliyle kök hücre toplanma süreci [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/">Diz Enjeksiyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Diz Enjeksiyonları</h1>



<p><strong><em>Diz sorunlarının tedavisinde ameliyatsız uygulamalar</em></strong></p>



<p>Tıbbın birçok alanında daha az girişimsel işlemle hastaya şifa vermeyi amaçlayan tedavi modaliteleri geliştirilmektedir. Yani hastayı ameliyat etmeden, anestezi vermeden, büyük müdahaleler yapmadan, hastaya zahmet vermeden ufak müdahalelerle bir iyilik hali sağlamak… Ortopedide ise en sık karşılaştığımız problem eklemlerle ilişkilidir. Kişilerin, eklemleri kireçlenebilir, hasar alabilir, farklı bir dizi hastalıkla karşılaşabilir. Tüm eklemler arasında ise bu sorunlar en sık dizde görülür. Bu nedenle diz eklemi hasarını tedavi etmeye yönelik birçok biyolojik yöntem geliştirilmiştir. Bu uygulamalar ilgili maddenin (hyaluronik asit, kök hücre, eksozom gibi) diz eklemine enjekte edilmesini içerir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Kök Hücre Tedavisi</h2>



<p>Kök hücre özellikle diz ekleminde kıkırdak hasarı varlığında uygulanır. Eklemdeki inflamasyonu azaltmak ve onarım sürecini hızlandırmak için kök hücre uygulamaları düşünülür. Diğer enjeksiyon uygulamaları içinde daha uzun süreli iyilik hali sağlama potansiyeli mevcuttur.</p>



<p>Kök hücreler iki yöntemle elde edilebilir.; kişinin yağ dokusundan ya da kemik iliğinden. Bu haliyle kök hücre toplanma süreci ameliyathane şartlarında yapılır. İşlem genellikle maksimum 1 saat içinde tamamlanır.</p>



<p>Diz kök hücre tedavisi özellikle eklem kireçlenmesi olan hastalara uygulanır. Daha çok da erken ve orta evre olgularda… Bazen menisküs yaralanmalarında da esas tedaviye (cerrahi) ilaveten iyileşmeyi hızlandırmak için kullanılabilir.</p>



<p>Diz kireçlenmesi olan hastalarda kök hücre tedavisi ağrıyı azaltabilir, hareketliliği artırabilir. Etkisini 2 yıla kadar gösterebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Hyaluronik Asit</h2>



<p>Hyaluronik asit, diz eklem sıvısında doğal olarak bulunur. Bu sıvı eklem içindeki yapıların kayganlığını artırır, sürtünmeyi azaltır, dizin hareket etmesini kolaylaştırır. Böylece kişi daha rahat hareket edebilir, ağrıları da azalır.</p>



<p>Hyaluronik asit uygulaması poliklinik şartlarında kolaylıkla yapılabilen bir işlemdir. İlgili maddenin diz eklemine enjekte edilmesini içerir. İşlem genellikle 15 dakika içinde tamamlanır. Tek doz yapılabileceği gibi doz sayısının artırılması da mümkündür.</p>



<p>Özellikle diz kireçlenmesi olan hastalarda hyaluronik asit enjeksiyonundan yararlanılabilir. Her seviyeden olguda düşünülebilir.&nbsp; Etkisi 1 yıla kadar sürebilir. İlk etkisini ise işlemden sonra en erken bir hafta içinde vermeye başlar. Uygun hastalarda yaşam kalitesine katkıda bulunabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Eklemine Eksozom</h2>



<p>Eklem hasarını onarmaya yönelik son yıllarda kullanılan bir diğer tedavi de eksozomlardır. Eksozomlar, hücrelerin salgıladığı çok küçük yapılardır. İçlerinde büyüme faktörleri ve proteinler mevcuttur. Bu içerikler, hasarlı dokularla iletişim kurarak iyileşme sürecini tetikleyebilir.</p>



<p>Özellikle kireçlenme olgularında eklemdeki inflamasyonu azaltarak ağrının hafiflemesine katkı sağlayabilir. Hastanın hareket kapasitesini artırabilir. Ek olarak menisküs ve bağ yırtıklarında, kıkırdak hasarı olgularında eksozom uygulaması düşünülebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Diz Eklemine Kortizon Enjeksiyonu</h2>



<p>Diz içine yapılan kortizon (steroid) enjeksiyonu, temel olarak iltihabı hızlı şekilde azaltmak ve ağrıyı kesmek için uygulanır.</p>



<p>Kortizon güçlü bir anti-inflamatuardır ve iltihabı baskılar. Eklem içindeki şişliği azaltabilir. Ağrıyı hızla düşürebilir. Hareketliliği artırabilir. Bu haliyle kireçlenmesi ve yoğun ağrısı olan hastalarda uygulanabilir. Yukarıdaki diğer yöntemlerden en önemli farkı kortizonun çok uzun süredir uygulanıyor olmasıdır. Bu haliyle vereceği sonuçlar daha iyi bilinmektedir.</p>



<p>Uygun hastalarda hızlı etki eder (1 ila 3 gün içinde), ancak etkisi de kısa sürelidir. Ortalama 2 ay kadar bir etki süresi olabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Sonuç</h2>



<p>Bu tedavilerle ilgili bilinmesi gereken en önemli konulardan biri bu maddelerin dizdeki problemi yapısal olarak çözmeyeceğidir. Yani herhangi bir enjeksiyon ile dizdeki kireçlenme geri döndürülemez. Ancak hastaların hayat kalitesini iyileştirebilir. Ağrıyı azaltıp, kolay hareket etmeyi sağlayabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/">Diz Enjeksiyonları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/diz-enjeksiyonlari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kalça Kırığı Tedavisi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 21 Feb 2026 19:39:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Kalça Kırığı Tedavisi Birçok kişi “Düşmüş kalçası kırılmış” ifadesiyle karşılaşmıştır. Bu ifade özellikle yaşlılar için kullanılır. Burada peki kırılan tam olarak nedir? &#160;Kalça eklemi, uyluk kemiğinin üst kısmı (femur başı) ve asetabulum’dan (kalça yuvası) oluşur. Kalça kırığı ile femurun (uyluk kemiği) kalçaya yakın üst bölgesindeki kırıklar kastedilir. Yaşlılarda sık görülür. Sağlıklı bir yaşlılık geçirmeyi sekteye uğratan önemli konulardan biridir.&#160; Ortalama her 5 yaşlıdan 1’inden farklı ölçülerde görülür. Kalça Kırığı Sonuçları Kalça kırığı ciddi bir ortopedik sorun olduğu kadar, önemli de bir halk sağlığı problemidir. Neden? Kalça kırığı yaşayan yaşlıların yaşama yeniden adapte olmaları güç olabilir. Bağımsız yaşam kaybolur, yaşam süresi kısalabilir. Kalçası kırılan yaşlılarda şu durumlar gündeme gelebilir; Bu nedenlerle kalça kırıkları mutlaka doğru yaklaşımla tedavi edilmelidir. Kişiye mümkün olduğunca hareketli bir yaşam sunulmalıdır. Böylece yukarı bahsettiğimiz kırığı olası sonuçları da bertaraf edilebilir. Kalça Kırığı Tipleri Kalça kırığının tipi, kırığın femurun neresinde olduğuna göre değişir. Kalça Kırığı Nedenleri Kalça kırıkları [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/">Kalça Kırığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tedavisi</h1>



<p>Birçok kişi “Düşmüş kalçası kırılmış” ifadesiyle karşılaşmıştır. Bu ifade özellikle yaşlılar için kullanılır. Burada peki kırılan tam olarak nedir? &nbsp;Kalça eklemi, uyluk kemiğinin üst kısmı (femur başı) ve asetabulum’dan (kalça yuvası) oluşur. Kalça kırığı ile femurun (uyluk kemiği) kalçaya yakın üst bölgesindeki kırıklar kastedilir. Yaşlılarda sık görülür. Sağlıklı bir yaşlılık geçirmeyi sekteye uğratan önemli konulardan biridir.&nbsp; Ortalama her 5 yaşlıdan 1’inden farklı ölçülerde görülür.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Sonuçları</h2>



<p>Kalça kırığı ciddi bir ortopedik sorun olduğu kadar, önemli de bir halk sağlığı problemidir. Neden? Kalça kırığı yaşayan yaşlıların yaşama yeniden adapte olmaları güç olabilir. Bağımsız yaşam kaybolur, yaşam süresi kısalabilir. Kalçası kırılan yaşlılarda şu durumlar gündeme gelebilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kalçada ağrı, hareket güçlüğü, yürüyememe</li>



<li>Yatağa bağlı kalma sonucu, derin ven trombozu (bacakta pıhtı), yatak yaraları (bası ülserleri), kas erimesi gibi komplikasyonlar</li>



<li>Kırılmış bir eklemin kendisi yaşam kaybına yol açmaz. Ancak, bağımsızlığı kaybetmenin getireceği sosyal, fiziksel ve ruhsal yorgunluk kişilerin yaşamını kısaltabilir.</li>
</ul>



<p>Bu nedenlerle kalça kırıkları mutlaka doğru yaklaşımla tedavi edilmelidir. Kişiye mümkün olduğunca hareketli bir yaşam sunulmalıdır. Böylece yukarı bahsettiğimiz kırığı olası sonuçları da bertaraf edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tipleri</h2>



<p>Kalça kırığının tipi, kırığın femurun neresinde olduğuna göre değişir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Femur boyun kırığı: Femur başının altındaki boyun kısmı kırıkları</li>



<li>İntertrokanterik kırık: Femur boynunun altındaki kemik çıkıntılarının kırılması</li>



<li>Subtrokanterik kırıklar: Femurun daha alt bölgesindeki kırıklar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Nedenleri</h2>



<p>Kalça kırıkları nedenleri arasında açık ara ilk sırada düşmeler gelir. Olguların neredeyse yüzde 90’ında düşme hikayesi vardır. Kemik erimesi de bir diğer önemli nedendir. Aslında bu iki durum birbiriyle de ilişkilidir. Yani, kişide kemik erimesi olduğu için basit bir düşmede dahi kemiği kırılabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Kimlerde Daha Sık Görülür?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Özellikle 65 yaş üzere</li>



<li>Kadınlar</li>



<li>Zayıf kas yapısı</li>



<li>Denge sorunları olanlar</li>



<li>Kalsiyum eksikliği olanlar</li>



<li>Daha önce kalça kırığı yaşamış hastalar</li>



<li>Sigara tüketenler</li>



<li>Fiziksel aktivitesi kısıtlı olanlar</li>



<li>Trafik kazaları ve yüksekten düşmeler de gençlerde kalça kırığına neden olabilir.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Belirtileri</h2>



<p>Kalça kırığı kendini net bir biçimde gösterir. Şu belirtiler söz konusu olabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Şiddetli kalça, kasık ağrısı ve bunların hareketle birlikte artması</li>



<li>Yürüme güçlüğü, ayağa kalkmakta zorluk, kırık kemiğin olduğu bacak üzerine basamama</li>



<li>Bacağın duruşunun bozulması</li>



<li>Şişlik, morluk</li>
</ul>



<p>Kalça kırığının net tanısı ve kırığın özellikleri röntgen ile ortaya konur. Bazen BT veya MR görüntülemeye de ihtiyaç duyulabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Kalça Kırığı Tedavisi</h2>



<p>Kalça kırığı tedavisinde günümüzde altın standart yaklaşım kırığı ameliyat ile stabil hale getirmektir. Kırığı tipine göre, vidalar ile stabilizasyon yapıp kırığın kaynaması beklenebileceği gibi bazen kısmı ya da tam kalça protezine de ihtiyaç duyulabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/">Kalça Kırığı Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kirigi-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 13 Feb 2026 07:18:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8749</guid>

					<description><![CDATA[<p>Üst Kol ya da Humerus Kırığı Omuz ve dirsek arasında bulunan üst koldaki bu kemiğe humerus denir. Bu aslında oldukça güçlü ve mukavemetli bir kemiktir.&#160; Ancak ciddi kazalar, travmalar sonucu humerus hasar alabilir, kırılabilir. Yaşlılarda kemiklerin sağlamlığının azalması nedeniyle basit düşmeler sonucu da bu durumla karşılaşılabilir. Üst koldaki kırıklar, kendini şişlik, ağrı ve morarma ile gösterir. Tedavide atel, askı, alçı gibi uygulamalar düşünülebilir. Bazı olgularda ameliyatla kırık kemiği sabitlemek gerekebilir. Bu tedavilerden sonra kolun hareket becerisinin yeniden tam anlamıyla kazanılması için genellikle fizik tedaviye de ihtiyaç duyulur. Üst kol kemiği farklı şekillerde kırılabilir: Üst Kol Kırığı Belirtileri En temel semptomlar kolda hassasiyet, şişme, ağrı, morarma ve hareket güçlüğüdür. Özellikle travmatik bir durum varsa, çevre dokularda da hasar olabilir. Semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir. Humerus kırığı belirtileri şöyle sıralanır: Üst Kol Neden Kırılır? Aslında üst kol gayet kuvvetli ve güçlüdür. Temel kırılma nedeni travmalardır, bazı ileri osteoporoz hastalarında da [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/">Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Üst Kol ya da Humerus Kırığı</h1>



<p>Omuz ve dirsek arasında bulunan üst koldaki bu kemiğe humerus denir. Bu aslında oldukça güçlü ve mukavemetli bir kemiktir.&nbsp; Ancak ciddi kazalar, travmalar sonucu humerus hasar alabilir, kırılabilir. Yaşlılarda kemiklerin sağlamlığının azalması nedeniyle basit düşmeler sonucu da bu durumla karşılaşılabilir. Üst koldaki kırıklar, kendini şişlik, ağrı ve morarma ile gösterir. Tedavide atel, askı, alçı gibi uygulamalar düşünülebilir. Bazı olgularda ameliyatla kırık kemiği sabitlemek gerekebilir. Bu tedavilerden sonra kolun hareket becerisinin yeniden tam anlamıyla kazanılması için genellikle fizik tedaviye de ihtiyaç duyulur.</p>



<p>Üst kol kemiği farklı şekillerde kırılabilir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Omuz eklemine yakın bölgede görülen kırıklar vardır. Bunlara proksimal humerus kırığı denir. Bu tip kırıklar özellikle ileri yaşta daha sık görülür.</li>



<li>Kemiğin orta bölümünde oluşan kırıklara humerus cisim kırığı denir. Bu kırıklar kolun orta kısmında meydana gelir.</li>



<li>Dirsek eklemine yakın bölgede oluşan kırıklara ise distal humerus kırığı denir.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Kırığı Belirtileri</h2>



<p>En temel semptomlar kolda hassasiyet, şişme, ağrı, morarma ve hareket güçlüğüdür. Özellikle travmatik bir durum varsa, çevre dokularda da hasar olabilir. Semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir. Humerus kırığı belirtileri şöyle sıralanır:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Şiddetli ağrı</li>



<li>Şişlik</li>



<li>Morluk</li>



<li>Hassasiyet</li>



<li>Hareket güçlüğü</li>



<li>Omuzu hareket ettirirken sürtme hissi</li>



<li>Nadiren kanama (kemik dışarı çıktıysa yani açık kırık varsa)</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Neden Kırılır?</h2>



<p>Aslında üst kol gayet kuvvetli ve güçlüdür. Temel kırılma nedeni travmalardır, bazı ileri osteoporoz hastalarında da kol kırıkları ile karşılaşılabilir. Humerus kırıkları nedenleri şöyle belirtilebilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Trafik kazaları</li>



<li>Şiddetli düşme, çarpma, darbe</li>



<li>Spor yaralanmaları</li>



<li>Osteoporoz nedeniyle kemiklerin zayıflayıp bir noktada belki küçük bir travma nedeniyle kırılması</li>



<li>Nadiren görülen kemik tümörleri ya da kemikte enfeksiyon gibi kemiği yıpratan durumlar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Humerus Kırığı Tanısı</h2>



<p>Üst kol kırıkları genellikle travma sonucu olduğu için hastaların acile başvurması ile ortaya konur. Kırığın varlığını ve boyutunu tam olarak görmek için röntgen ve bazen MR taraması gerekir. Edinilen bilgiler ışığında tedavi planlanır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Üst Kol Kırığı Tedavisi</h2>



<p>Tedavi kırığın şiddetinin ne ölçüde olduğuna göre belirlenir. Görece basit kırıklarda atel, alçı, askı gibi uygulamalar düşünülür. Bu aparatların 1-2 ay kadar kullanılması gerekebilir. Olguların çoğunda da sorun bu şekilde çözülür. Ciddi kırıklarda ise kemiklerin birbirine sabitlenmesi gerekir. Plak ve vidalar ile kırık kemik parçaları birbirine sabitlenir ve zaman içinde kaynaşması amaçlanır.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/">Üst Kol Kırığı ya da Humerus Kırığı</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/ust-kol-kirigi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 12 Feb 2026 07:45:01 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8747</guid>

					<description><![CDATA[<p>Osteoporoz ya da Kemik Erimesi Kemik erimesi ya da diğer adıyla osteoporoz özellikle 50 yaş sonrası bireyleri etkileyen bir sağlık problemidir. Toplumda neredeyse sadece kadınlarda görülür olarak bilinmesine rağmen erkeklerde de izlenebilir. Kadınlarda oran ve etkisi daha büyük olmakla birlikte, yaklaşık her üç kadında ve her beş erkekte bir görülür. Osteoporoz sıklıkla omurgada oluşur. Kalça ve el bileği eklemlerinde de olabilir. Kemik erimesinin en önemli belirtisi ağrıdır. Tedavi de bu ağrının yönetilmesini kapsar. &#160;Ancak bazı zorlu olgularda omurgada kırık (osteoporotik omurga kırığı) ya da kalça kırığı olabilir ve tedavi de bu doğrultuda planlanır. Kemik erimesi oldukça basit bir tarama ile tespit edilebilir. Kemik yoğunluğu ölçümü taraması ile kişide kemik erimesi olup olmadığı ve ölçüsü ortaya konabilir. Osteoporoz Belirtileri Kemik erimesinin en öne çıkan semptomu ağrıdır. Ağrı çoğu zaman omurgada ve genellikle de bel ağrısı olarak karşımıza çıkar. Bu durumun nedeni de kemikte oluşan küçük kırıklardır. Bu ağrı çok hafif olabileceği [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</h1>



<p>Kemik erimesi ya da diğer adıyla osteoporoz özellikle 50 yaş sonrası bireyleri etkileyen bir sağlık problemidir. Toplumda neredeyse sadece kadınlarda görülür olarak bilinmesine rağmen erkeklerde de izlenebilir. Kadınlarda oran ve etkisi daha büyük olmakla birlikte, yaklaşık her üç kadında ve her beş erkekte bir görülür. Osteoporoz sıklıkla omurgada oluşur. Kalça ve el bileği eklemlerinde de olabilir.</p>



<p>Kemik erimesinin en önemli belirtisi ağrıdır. Tedavi de bu ağrının yönetilmesini kapsar. &nbsp;Ancak bazı zorlu olgularda omurgada kırık (osteoporotik omurga kırığı) ya da kalça kırığı olabilir ve tedavi de bu doğrultuda planlanır.</p>



<p>Kemik erimesi oldukça basit bir tarama ile tespit edilebilir. Kemik yoğunluğu ölçümü taraması ile kişide kemik erimesi olup olmadığı ve ölçüsü ortaya konabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Osteoporoz Belirtileri</h2>



<p>Kemik erimesinin en öne çıkan semptomu ağrıdır. Ağrı çoğu zaman omurgada ve genellikle de bel ağrısı olarak karşımıza çıkar. Bu durumun nedeni de kemikte oluşan küçük kırıklardır. Bu ağrı çok hafif olabileceği gibi şiddetli de olabilir. Zaman içinde ağrı artabilir. Kalçada oluşan kemik erimesinde de hastanın basit/hafif bir ağrısı olabileceği gibi merdiven çıkmayı imkansız hale getiren bir olguda söz konusu olabilir.</p>



<p>Kemik erimesi belirtileri bu iki bölge özelinde şu şekilde paylaşılabilir;</p>



<h3 class="wp-block-heading">Omurgada Kemik Erimesi</h3>



<p>Paylaştığımız semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Bel/sırt ağrısı (ileri olgularda kronikleşebilir)</li>



<li>Uzun süre ayakta kalınca rahatsızlık hissi</li>



<li>Hareketle başlayan/şiddetlenen ağrı</li>



<li>Boy kısalması</li>



<li>Sırtta kamburlaşma</li>



<li>Postür bozukluğu</li>



<li>Nefes alırken zorlanma (ileri olgularda)</li>
</ul>



<h3 class="wp-block-heading">Kalçada Kemik Erimesi</h3>



<p>Paylaştığımız semptomların varlığı ve şiddeti olgudan olguya değişir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Kasık/kalça ağrısı</li>



<li>Uzun süre ayakta kalınca kalçada rahatsızlık</li>



<li>Yürürken artan ağrı</li>



<li>Topallama</li>



<li>Merdiven çıkarken zorlanma</li>



<li>Ayağa kalkmakta güçlük</li>



<li>Yürüyememe</li>



<li>Bacakta kısalık veya dışa dönme</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesini Engellemek için Öneriler</h2>



<p>Kemik erimesinin temel nedeni yaş almayla birlikte kemiklerin içinde kalsiyumun azalıp, kırılgan bir hal almasıdır. Yani kalsiyum ile kemiklerin içini doldurmak, sağlamlaştırmak gerekir. Bunun için de D vitamininden yararlanılır. Güneş ana D vitamini kaynağıdır. Süt ürünlerini tüketmek de önemlidir. Gerekirse takviye başlanır.</p>



<p>Bir diğer önlem ise kemikleri koruyan ve saran çevre kasları güçlendirmek ve esnetmektir.&nbsp; Böylece kemiklere daha az yük biner ve daha güvende olurlar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Osteoporoz Risk Faktörleri</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>50 yaş üzeri olmak</li>



<li>Kadınlarda risk daha fazla (menopoz sonrası risk artar)</li>



<li>Kortizon içeren ilaçların yoğun kullanımı</li>



<li>Hareketsiz yaşam</li>



<li>Sigara içmek</li>



<li>Yeterince kalsiyum almamak</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Kemik Erimesi Tedavisi</h2>



<p>Kişide kemik erimesi nedeniyle omurga ya da kalça kemiğinde bir kırılma, çökme yoksa egzersizler, kalsiyum yüklemesi, ideal kiloya kavuşma vd. gibi basit yaşam düzenlemeleriyle sorun büyük ölçüde çözülür.</p>



<p>Ancak kırık gibi travmatik bir durum ortaya çıktıysa en basit olarak korse kullanımı önerilebilir. Hastaya uygulanacak tedavi olgunun ciddiyetine göre basitten komplekse doğru gider. Korsenin fayda etmeyeceği hastalarda omurgaya vertebroplasti ve kifoplasti gibi girişimsel tedaviler düşünülür. Daha ileri olgularda ameliyat gerekir. Omurgaya füzyon yapılabilir. İleri kalça kırıklarında da protez cerrahisi düşünülebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/">Osteoporoz ya da Kemik Erimesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/kemik-erimesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayak Bileği Burkulması</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 10 Feb 2026 15:33:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Ayak Bileği Burkulması Ayak bileği burkulması en sık görülen ortopedik rahatsızlık olabilir. Ayak bileği yukarı, aşağı, sağa, sola manevra yapabilen esneyebilen bir eklemdir. Bu yönlerden herhangi birine doğru aşırı gerilmesi sonucu burkulabilir. Ayak bileği burkulması hem spor yaparken hem de günlük aktiviteler sırasında (otobüsten inme, merdiven çıkma) olabilir. Ayak bileği burkulmasının en önemli nedenleri arasında, vücudun ani bir şekilde yön değiştirmesi, ters basma, darbe, yüksekten düşme yer alır. Nihayetinde, bacak kemiği ile ayak arasındaki bağlantıyı sağlayan ligement adlı bağ dokusu hasar alabilir. Genelde de burkulma ayak bileğinin dış bölümündeki bağların gerilmesi şeklinde olur. Ayak bileği burkulması ilk aşamada pek önem verilen bir problem olmasa da zaman içinde kronikleşme riski taşır. Bu haliyle gerekli önlemlerin alınması, ayak bileği ekleminin gereken dirence ve esnekliğe kavuşması sağlanmalıdır. Ayak Bileği Neden Burkulur? Yukarıdaki durumlara ek olarak bazı kişilerde ayak bileği eklemi bir şekilde burkulmaya daha açık olur. Bu duruma ise şu olgular neden olabilir; [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/">Ayak Bileği Burkulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Ayak Bileği Burkulması</h1>



<p>Ayak bileği burkulması en sık görülen ortopedik rahatsızlık olabilir. Ayak bileği yukarı, aşağı, sağa, sola manevra yapabilen esneyebilen bir eklemdir. Bu yönlerden herhangi birine doğru aşırı gerilmesi sonucu burkulabilir. Ayak bileği burkulması hem spor yaparken hem de günlük aktiviteler sırasında (otobüsten inme, merdiven çıkma) olabilir. Ayak bileği burkulmasının en önemli nedenleri arasında, vücudun ani bir şekilde yön değiştirmesi, ters basma, darbe, yüksekten düşme yer alır. Nihayetinde, bacak kemiği ile ayak arasındaki bağlantıyı sağlayan ligement adlı bağ dokusu hasar alabilir. Genelde de burkulma ayak bileğinin dış bölümündeki bağların gerilmesi şeklinde olur.</p>



<p>Ayak bileği burkulması ilk aşamada pek önem verilen bir problem olmasa da zaman içinde kronikleşme riski taşır. Bu haliyle gerekli önlemlerin alınması, <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-eklemi-kireclenmesi/" type="link" id="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-eklemi-kireclenmesi/">ayak bileği ekleminin</a> gereken dirence ve esnekliğe kavuşması sağlanmalıdır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Bileği Neden Burkulur?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ayak bileği ekleminin herhangi bir yöne doğru esneyerek gerilmesi, bükülmesi, zorlanması</li>



<li>Özellikle spor müsabakalarında zıpladıktan sonra yere inerken dengeyi kaybetme</li>



<li>Düz olmayan zeminler de her zaman tehlikelidir, ayak burkulmasına zemin hazırlayabilir</li>



<li>Ayağa gelen darbeler, birinin basması, bir maddenin düşmesi</li>
</ul>



<p>Yukarıdaki durumlara ek olarak bazı kişilerde ayak bileği eklemi bir şekilde burkulmaya daha açık olur. Bu duruma ise şu olgular neden olabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Çukur/pençe ayak tipi</li>



<li>Diyabet</li>



<li>Sinir hasarı</li>
</ul>



<p>Ayak bileği burkulmaları sporcularda sık olur. Öte yandan özellikle profesyonel sporcular yüksek esneme kapasiteleri sayesinde bunu ileri seviyede tolere edebilirler. Peki, sporculardaki bu sık burkulmanın nedenleri nelerdir?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yanlış ayakkabı seçimi</li>



<li>Spora elverişsiz zemin</li>



<li>Sürekli zıplamayı içeren sporlar (voleybol, basketbol vd.)</li>



<li>Ayak bileğinin sık yön değiştirmesini içeren sporlar (tenis, futbol vd.)</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Bileği Burkulmasının Belirtileri</h2>



<p>En öne çıkan iki belirti; ağrı ve şişliktir. Olgunun şiddetine göre bilekte morluk, hareket güçlüğü, stabilite sorunları ve hassasiyet olabilir. Çok yoğun ağrı varsa bağlarda ciddiye alınması gereken bir hasar veya kemik kırığı akla gelebilir. Elle yapılan muayenenin yanı sıra röntgen ve bazen MR taramasından yararlanmak gerekebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Ayak Burkulması Tedavisi</h2>



<p>Ayak burkulması çoğu zaman kendiliğinden geçen bir problemdir. İlgi bölgeye sürülmesi için reçete edilen kremler ve ağızdan alınan ağrı kesiciler sorun daha hızlı ve kolay ortadan kaldırılmaya çalışılır. Ayrıca birkaç gün istirahat etmek de iyileşmeyi hızlandırır. Burkulmanın şiddetine göre bandaj ya da ayak bilekliği kullanımı, daha ileri olgularda ise koltuk değneği kullanımı düşünülebilir. Bazense ayak bileği eklemini alçıya almak gerekebilir. Bu durumda hastanın yürüme botu giymesi gerekir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/">Ayak Bileği Burkulması</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/ayak-bilegi-burkulmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omurga Kireçlenmesi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Jan 2026 11:17:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8736</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omurga Kireçlenmesi Kireçlenme ortopedide oldukça aşina olduğumuz bir terim. Kireçlenme dendiğinde ilk olarak akla eklemler gelir. Diz ve kalça eklemi vücutta en sık kireçlenen bölgelerdir. Sonrasında ise omurga gelir. Bel ve boyundaki omurlar arası eklemler de kireçlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir. Eklem yüzeyi sertleşir, aşınır, iltihaplanır. Kemik yapılar birbirine sürtmeye başlar. Kireçlenen bölge değişse de temel neden genelde aynıdır; yaşlanma ve aşırı kullanım. Nihayetinde kişi omurgasında ağrı, sertlik ve hareket kısıtlığı şikayetleriyle hekime başvurur. Omurga Neden Kireçlenir? Omurga, insan vücudunu ayakta ve dik tutan yapıdır. Güçlü bir yapıda olmasına karşın, özellikle yaşlanma ile birlikte yıpranmaya meyil edebilir. Omurga ya çok kullanıldığı için ya da hiç kullanılmadığı için yıpranır. Sürekli oturmak ve hareketsiz yaşam omurgayı yıpratıp, kireçlenmesinde bir faktör oynayabilir. Aynı zamanda, sürekli ağır yük kaldırmak ve bunu ağırlığı omurgaya bindirerek yapmak da omurgaya zarar verir. Aşırı kilo da bir diğer nedendir. &#160;Duruş bozukluğu da hafife alınan ancak uzun vadede omurgaya [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/">Omurga Kireçlenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi</h1>



<p>Kireçlenme ortopedide oldukça aşina olduğumuz bir terim. Kireçlenme dendiğinde ilk olarak akla eklemler gelir. <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/diz-kireclenmesi/">Diz</a> ve <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kalca-kireclenmesi/">kalça </a>eklemi vücutta en sık kireçlenen bölgelerdir. Sonrasında ise omurga gelir. Bel ve boyundaki omurlar arası eklemler de kireçlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.</p>



<p>Eklem yüzeyi sertleşir, aşınır, iltihaplanır. Kemik yapılar birbirine sürtmeye başlar. Kireçlenen bölge değişse de temel neden genelde aynıdır; yaşlanma ve aşırı kullanım. Nihayetinde kişi omurgasında ağrı, sertlik ve hareket kısıtlığı şikayetleriyle hekime başvurur.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Neden Kireçlenir?</h2>



<p>Omurga, insan vücudunu ayakta ve dik tutan yapıdır. Güçlü bir yapıda olmasına karşın, özellikle yaşlanma ile birlikte yıpranmaya meyil edebilir. Omurga ya çok kullanıldığı için ya da hiç kullanılmadığı için yıpranır. Sürekli oturmak ve hareketsiz yaşam omurgayı yıpratıp, kireçlenmesinde bir faktör oynayabilir. Aynı zamanda, sürekli ağır yük kaldırmak ve bunu ağırlığı omurgaya bindirerek yapmak da omurgaya zarar verir. Aşırı kilo da bir diğer nedendir. &nbsp;Duruş bozukluğu da hafife alınan ancak uzun vadede omurgaya zarar verebilir. Aslında omurgaya yüklenen her bir fazladan yük omurga mekaniğine zarar verme potansiyeli taşır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi Belirtileri</h2>



<p>Sırt ve bel ağrıları toplumda oldukça yaygındır. Omurga kireçlenmesinden şüphe ettirebilecek bazı semptomlar şu şekilde paylaşılabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hareketle birlikte artan ağrı (sırt, kol ve bacağa yayılabilir)</li>



<li>Özellikle sabahları belirginleşen tutukluk</li>



<li>Ayağa kalkarken zorluk</li>



<li>Omurgada sertlik hissi (hareketle birlikte azalabilir, kaybolabilir)</li>



<li>Omurganın hareket kapasitesinde azalma (eğilme, dönmede kısıtlılık)</li>



<li>Kas spazmları</li>



<li>Uzun süre ayakta kalamama</li>



<li>Denge problemleri</li>



<li>Günlük aktivitelerde zorlanma</li>



<li>Geceleri artan ve uykuyu sekteye uğratan ağrılar</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi Daha Çok Kimlerde Görülür?</h2>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yaşlılar</li>



<li>Uzun yıllar ve uzun saatler masa başında çalışanlar</li>



<li>Yaptığı iş nedeniyle omurgasına fazla yük binen kişiler</li>



<li>Genel olarak hareketsiz bir yaşam sürenler</li>



<li>Uzun süreli bilinçsiz, yüksek ağırlıklar ile spor yapan kişiler</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Omurganın Kireçlenme Süreci</h2>



<p>Omurganın kireçlenmesi, temelde omurganın yük taşıma ve hareket mekaniğinin zaman içinde bozulması sonucu gelişir. Sağlıklı bir omurgada omurlar, diskler ve faset eklemler yükünü dengeli şekilde paylaşır. Diskler amortisör görevi görerek basıncı emerken, faset eklemler hareketi kontrol eder ve omurganın stabilitesini sağlar.</p>



<p>Zamanla, yaşlanma veya zorlayıcı mekanik faktörler nedeniyle omurlar arasındaki disklerde su kaybı meydana gelir. Diskin esnekliği azalır ve yüksekliği düşer. Bu durum, yükün diskten çok faset eklemlere aktarılmasına neden olur. Normalde sınırlı yük taşıyan faset eklemler, artan basınç altında kalır ve eklem kıkırdağında aşınma başlar. Faset eklemlerdeki bu aşınma ve mikro hasarlar, vücudun koruyucu bir yanıt geliştirmesine yol açar. Omurga, hareket eden fakat mekanik olarak instabil hale gelen bu segmenti sabitlemeye çalışır. Bu amaçla kemik dokusu üretimi artar ve osteofit adı verilen kemiksi çıkıntılar oluşur. Halk arasında “kireçlenme” olarak adlandırılan bu yapıların temel işlevi, aslında hareketi kısıtlayarak stabilite sağlamaktır.</p>



<p>Ancak osteofitlerin büyümesi ve eklemlerdeki kalınlaşma, zamanla omurilik kanalının veya sinir köklerinin geçtiği alanların daralmasına yol açabilir. Bu daralma sonucunda bel veya boyun ağrısı, kola ya da bacağa yayılan ağrı, uyuşma ve bazı durumlarda kas gücü kaybı ortaya çıkabilir.</p>



<p>Özetle, omurga kireçlenmesi disk dejenerasyonu ile başlar, yükün faset eklemlere kaymasıyla devam eder ve vücudun stabilite sağlama çabası sonucu kemik oluşumu ile ilerler. Bu mekanik süreç zaman içinde hareket kısıtlılığı ve ağrıya yol açar.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurga Kireçlenmesi Tedavisi</h2>



<p>Omurga kireçlenmesinin tedavisindeki ana amaç hastanın semptomlarını gidermek ve hareketliliği artırmaktır. Burada temelde ağızdan alınan ilaçlar, egzersiz, kilo verme, yaşam biçimini modifiye etme gibi aslında hastanın daha çok kendi elinde olan yöntemler ile hastaya fayda sağlanmaya çalışılır. Gerekirse hastanede fizik tedavi seansları da düşünülebilir. Bazı olgularda omurgaya yapılan enjeksiyon uygulamaları ile ağrı yönetilebilir.&nbsp; Nadiren cerrahi de düşünülebilir. Özellikle sinir basısı görülen olgularda cerrahi karar daha hızlı da verilebilir. Burada sinir üzerindeki basıyı gidermeye yönelik bir girişim yapılır. Bazı ileri olgularda ise füzyon gibi daha kapsamlı ameliyatlar gündeme alınabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/">Omurga Kireçlenmesi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omurga-kireclenmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 14 Jan 2026 10:47:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8733</guid>

					<description><![CDATA[<p>Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler Omurganın yalnızca sağa, sola değil aynı zamanda kendi içinde rotasyonel bir eğriliği olan skolyoz, çocuklarda görülen yaygın bir deformitedir. Günümüzde tanısı rahatlıkla konulabilen ve tedavi edilebilen bir olgu olan skolyoz hakkında bilinmesi gerekenleri sıraladık. Çok yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilir Uygun tedavi planlamasıyla özellikle çocuk yaştaki hastalarda skolyozun tedavisi tamamıyla mümkündür. Manyetik rod sistemleri, korse, füzyon, iple gerdirme gibi farklı tedavi seçenekleri değerlendirilir. Hastanın kendi özel durumuna uygun olan tedavi ile çocuklar neredeyse yüzde yüze yakın bir başarı oranıyla tedavi edilebilir. Yeni nesil tedavileri araştırmak ve ikinci görüş almak oldukça değerli Çok uzun yıllardır skolyozun nihai tedavisi füzyon ameliyatıdır. Yani omurların altlı üstlü olarak birbirine kaynatılmasıdır. Bu haliyle omurga düz, kemikleşmiş bir hal alır. Bu oldukça değerli, yıllardır yüzbinlerce hastayı sağlığına kavuşturan, bizim de kliniğimde uyguladığımız bir tedavidir. Ancak büyümenin tamamlanması gerekliliği ve omurganın esnekliğini kaybedebilmesi gibi soru işaretleri vardır. Bu nedenle iple gerdirme ameliyatı [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</h1>



<p>Omurganın yalnızca sağa, sola değil aynı zamanda kendi içinde rotasyonel bir eğriliği olan skolyoz, çocuklarda görülen yaygın bir deformitedir. Günümüzde tanısı rahatlıkla konulabilen ve tedavi edilebilen bir olgu olan skolyoz hakkında bilinmesi gerekenleri sıraladık.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çok yüksek başarı oranlarıyla tedavi edilebilir</h2>



<p>Uygun tedavi planlamasıyla özellikle çocuk yaştaki hastalarda skolyozun tedavisi tamamıyla mümkündür. Manyetik rod sistemleri, korse, füzyon, iple gerdirme gibi farklı tedavi seçenekleri değerlendirilir. Hastanın kendi özel durumuna uygun olan tedavi ile çocuklar neredeyse yüzde yüze yakın bir başarı oranıyla tedavi edilebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yeni nesil tedavileri araştırmak ve ikinci görüş almak oldukça değerli</h2>



<p>Çok uzun yıllardır skolyozun nihai tedavisi füzyon ameliyatıdır. Yani omurların altlı üstlü olarak birbirine kaynatılmasıdır. Bu haliyle omurga düz, kemikleşmiş bir hal alır. Bu oldukça değerli, yıllardır yüzbinlerce hastayı sağlığına kavuşturan, bizim de kliniğimde uyguladığımız bir tedavidir. Ancak büyümenin tamamlanması gerekliliği ve omurganın esnekliğini kaybedebilmesi gibi soru işaretleri vardır. Bu nedenle <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/ipli-skolyoz-ameliyati/">iple gerdirme ameliyatı</a> literatüre kazandırılmıştır. Bu ameliyatta omurga tek bir parça haline getirilmez, esnekliği korunur, omurgaya yine cerrahiyle takılan iplerle, omurganın doğal gelişiminden yararlanılarak eğrilik tersine çevrilir. <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-korsesi/">Korse</a> de bir diğer tedavi seçeneği olarak öne çıkar. Eğriliğin derecesine bağlı olarak korse tedavisi de gündeme gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omurilik ve sinirlere zarar riski yok denecek kadar az</h2>



<p>Elimizdeki nöromonitorizasyon sistemi sayesinde operasyon boyunca omurilikteki sinirsel aktivite takip edilir. Böylece omuriliğe ve sinirlere bir zarar verilmesinin önüne geçilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Tedavi kararını etkileyen iki ana bileşen olarak yaş ve açı</h2>



<p>Skolyoz tedavisi kişiye özgüdür. Burada tedaviyi şekillendiren iki unsur ise eğriliğin açısı ve hastanın yaşıdır. Yani 15 yaşında ve 40 derecelik bir eğriliği olan bir hastada cerrahi öncelenirken, 6 yaşında ve 40 derecelik bir eğriliği olan çocukta ilk aşamada korse, <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/kontrollu-buyuyen-rodlar/">manyetik rod sistemleri</a> gibi tedaviler gündeme gelir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Çocuklar tedavi sonrası sağlıklı ve konforlu bir şekilde yaşamlarına devam edebilirler</h2>



<p>Skolyoz tedavisi sonrası çocuklar sosyal yaşamlarına geri dönebilir. İyileşme döneminin ardından arkadaşlarıyla oynayabilir, spor yapabilir. Akranlarının gerisinde kalmaz, eğitimine, gelişimine devam eder.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Yetişkinlerdeki skolyoz tedavisi farklıdır, amaç daha çok semptomları yönetmektir</h2>



<p>Yetişkin skolyozunun tedavisine yaklaşım çocuklarınkinden oldukça farklıdır. Çocuklarda omurgayı düzeltmek esasken, burada semptomları hafifletmek önceliktir. Bu amaç doğrultusunda ağızdan alınan ilaçlar, enjeksiyonlar, fizik tedavi düşünülür. Cerrahi gerekirse de füzyondan farklı daha basit cerrahiler gündeme alınabilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/">Skolyoz Tedavisi Hakkında Bilinmesi Gerekenler</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/skolyoz-tedavisi-hakkinda-bilinmesi-gerekenler/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sporcularda Diz Yaralanmaları</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jan 2026 09:42:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8731</guid>

					<description><![CDATA[<p>Sporcularda Diz Yaralanmaları Diz sakatlıkları en sık sporcularda görülür ve sporcularda da en sık sakatlanan eklem dizdir. En yaygın görülen iki sporcu yaralanması da diz ile ilgilidir; menisküs ve ön çapraz bağ sakatlıkları. Menisküs Yaralanması Diz eklemini oluşturan iki ana kemik yani femur ve tibia arasındaki parça olan menisküs, bu iki yapının ve nihayetinde de dizin rahatlıkla hareket etmesinde kritik bir öneme sahiptir. Menisküs, C harfine benzer yapısıyla bir amortisör görevi yaparak bu iki kemiğin birbirine sürtmesini engeller ve hareketi kolaylaştırır. Bu haliyle menisküsü sünger, jel, kauçuk vari yapılara benzetebiliriz. Yani dize gelen yükü yüksek oranda absorbe etme becerisine sahiptir menisküs.&#160; Öyle ki, sadece yürürken, insanın vücut ağırlığının 2 katı kadarının diz eklemine binmesi bu şekilde yönetilebilir. Koşarken bu yükün 8 katına kadar çıktığı da unutulmamalıdır. Menisküs özellikle genç yaşlarda kendiliğinden zarar görecek ya da basit yaralanmalardan etkilenecek bir doku değildir. Menisküsün yaralanmasına neden olan en önemli unsur spor yaralanmalarıdır. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/">Sporcularda Diz Yaralanmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Sporcularda Diz Yaralanmaları</h1>



<p>Diz sakatlıkları en sık sporcularda görülür ve sporcularda da en sık sakatlanan eklem dizdir. En yaygın görülen iki sporcu yaralanması da diz ile ilgilidir; menisküs ve ön çapraz bağ sakatlıkları.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Menisküs Yaralanması</h2>



<p>Diz eklemini oluşturan iki ana kemik yani femur ve tibia arasındaki parça olan menisküs, bu iki yapının ve nihayetinde de dizin rahatlıkla hareket etmesinde kritik bir öneme sahiptir. Menisküs, C harfine benzer yapısıyla bir amortisör görevi yaparak bu iki kemiğin birbirine sürtmesini engeller ve hareketi kolaylaştırır. Bu haliyle menisküsü sünger, jel, kauçuk vari yapılara benzetebiliriz. Yani dize gelen yükü yüksek oranda absorbe etme becerisine sahiptir menisküs.&nbsp; Öyle ki, sadece yürürken, insanın vücut ağırlığının 2 katı kadarının diz eklemine binmesi bu şekilde yönetilebilir. Koşarken bu yükün 8 katına kadar çıktığı da unutulmamalıdır.</p>



<p>Menisküs özellikle genç yaşlarda kendiliğinden zarar görecek ya da basit yaralanmalardan etkilenecek bir doku değildir. Menisküsün yaralanmasına neden olan en önemli unsur spor yaralanmalarıdır. Özellikle ani dönmeler, örneğin ayak yere basılıyken dizin bir anda dönmesi ile menisküs sıkışır ve yaralanır. Bu tablo futbol, basketbol, tenis gibi sporlarda çok olur. Örneğin, Djokovic ve Federer gibi elit tenisçiler menisküs yaralanması geçirmiş ve bu nedenle ameliyat da olmuşlardır.</p>



<p>Menisküs yırtıldığında diz şişebilir, ağrıyabilir. Dizde kitlenme ve takılma gibi bulgular izlenebilir. Özellikle sporcularda bu sorunun çözülmesi gerekir. Farklı yaş gruplarında ilaç tedavisiyle sorun yönetilebilse de aktif sporcularda mutlaka cerrahi müdahale gerekir. Bu ameliyat günümüzde artroskopik yaklaşımla kapalı olarak yani dizin ön bölümünde sadece yarım cm kadar açılan kesilerden yapılır.</p>



<p>Yaralanmanın şiddetine göre <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/meniskus-yirtiklari/">menisküs </a>tamir edilebilir, çıkarılabilir veya menisküs nakli gibi ileri tedaviler düşünülebilir. Ameliyat sonrası fizik tedavi ve egzersiz süreci başlar. Ameliyattan 1 ay sonra sporcunun yeniden çalışmalara başlaması değerlendirilebilir.</p>



<p></p>



<h2 class="wp-block-heading">Ön Çapraz Bağ Yaralanmaları</h2>



<p>Her bir dizde toplam 4 bağ dokusu vardır. Ön çapraz bağ, arka çapraz bağ ve iki adet de yan çapraz bağ. Bu bağlar çeşitli nedenlerle hasar alabilir, kopabilir. En yaygın olanı ise ön çapraz bağ yırtıklarıdır. Öyle ki her iki yaralanmadan en az biri ön çapraz bağ ile ilişkilidir.</p>



<p>Çoğu zamanda bu sakatlık sporcularda olur. Ani yön değiştirme, zıplama, kayma, yere düşerken dize aşırı kuvvet binmesi ön çapraz bağın kopmasına neden olabilir. Futbol ve basketbol oyuncularında sık görülür. Zlatan Ibrahimovic ve Brezilya’lı Ronaldo ilk akla gelen örneklerdir.</p>



<p>Sakatlanma esnasında kişi dizinden bir kopma sesi duyabilir, ayrıca dizde boşalma hissedilebilir. Nihayetinde diz şişer ve ağrır.</p>



<p>Aktif sporcularda ön çapraz bağ sakatlanmalarının tedavisi cerrahidir. Aynı menisküs ameliyatı gibi burada da kapalı cerrahi ile operasyon gerçekleştirilir. Günümüzde kopan bağ dikilmez. Bunun yerine daha sağlam bir bağ oluşturmak için diz çevresindeki greft dokular toplanıp, yeni bir <a href="https://drtunapehlivanoglu.com/on-capraz-bag-kopmasi/">ön çapraz bağ</a> dokusu oluşturulur. İşlem sonrası fizik tedavi sürecine girilir. Ameliyattan üç ay sonra antrenmanlara başlanması, altı ay sonra ise sahalara geri dönülmesi değerlendirilebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/">Sporcularda Diz Yaralanmaları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/sporcularda-diz-yaralanmalari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bel Düzleşmesi Nedir?</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 09 Jan 2026 07:44:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8728</guid>

					<description><![CDATA[<p>Bel Düzleşmesi Nedir? Belde düzleşme ya da lomber düzleşme olarak bilinen bel çukurunun kaybolması ile karakterize bir durumdur. Çeşitli nedenlerle beldeki bu doğal kavis kaybolur ve neredeyse bel düz bir hal alır. Bu da doğal olarak beldeki hareket mekanizmasını bozar. Hareketsiz yaşam tarzı ve yıllarca masa başında çok uzun süreler oturarak çalışmak buradaki iki ana neden olarak öne çıkar. Hastaların ağrısı olur, postürlerinde de bozulma görülür. Burada ilk yapılması gereken şey hayat tarzını değiştirmektir. Yürüyüş gibi basit sporları yaşam tarzına eklemek, daha az süre bilgisayar başına oturmak, uygun oturma pozisyonunu bulmak gibi aslında zahmetsiz eylemlerle bel düzleşmesinin getirdiği ağrılar son bulabilir. Fizik tedavi ve enjeksiyon uygulamaları da gerekirse düşünülebilir. Bel düzleşmesini ciddiye almak gerekir. Zira yaşla birlikte omurga hem esnekliğini kaybetmeye hem de aşınmaya meyil eder. Buradaki düzleşme ile birlikte kamburluk gibi ciddi sağlık sorunları gündeme gelebilir. Bel Düzleşmesi Neden Olur? Omurganın alt kısmında bulunan bel kemiği doğal pozisyonunda karın [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/">Bel Düzleşmesi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Nedir?</h1>



<p>Belde düzleşme ya da lomber düzleşme olarak bilinen bel çukurunun kaybolması ile karakterize bir durumdur. Çeşitli nedenlerle beldeki bu doğal kavis kaybolur ve neredeyse bel düz bir hal alır. Bu da doğal olarak beldeki hareket mekanizmasını bozar. Hareketsiz yaşam tarzı ve yıllarca masa başında çok uzun süreler oturarak çalışmak buradaki iki ana neden olarak öne çıkar. Hastaların ağrısı olur, postürlerinde de bozulma görülür. Burada ilk yapılması gereken şey hayat tarzını değiştirmektir. Yürüyüş gibi basit sporları yaşam tarzına eklemek, daha az süre bilgisayar başına oturmak, uygun oturma pozisyonunu bulmak gibi aslında zahmetsiz eylemlerle bel düzleşmesinin getirdiği ağrılar son bulabilir. Fizik tedavi ve enjeksiyon uygulamaları da gerekirse düşünülebilir. Bel düzleşmesini ciddiye almak gerekir. Zira yaşla birlikte omurga hem esnekliğini kaybetmeye hem de aşınmaya meyil eder. Buradaki düzleşme ile birlikte kamburluk gibi ciddi sağlık sorunları gündeme gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Neden Olur?</h2>



<p>Omurganın alt kısmında bulunan bel kemiği doğal pozisyonunda karın içerisine doğru adeta bir yay çizer. Omurganın esnekliğine katkıda bulunan bir özelliktir bu. Ancak maalesef bu kavisli görünüm kaybolabilir. Peki, neden? Aslında nedeni oldukça net; beldeki kasların zayıflaması ve omurganın esnekliğini yitirmesi. O zaman şu soruyu sormak gerekir. Beldeki kaslar neden zayıflar? Nedenleri şöyledir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Hareketsiz yaşam tarzı</li>



<li>Uzun süre masa başında aynı pozisyonda çalışmak</li>



<li>Aşırı kilo</li>



<li>Kemik erimesi yani osteoporoz</li>



<li>Skolyoz gibi omurga problemleri</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Belirtileri</h2>



<p>Beldeki düzleşme kendini belin kavisli görünümünün kaybolması ve ağrı ile gösterir. Buradaki kas kaybı nedeniyle hareket esnasındaki yük daha çok eklem ve tendonlara biner. Bu da bu yapıların gerilmesine yol açar ve ağrı meydana gelir. Bu ağrı keskin bir şekilde gelip gidebilir. Yürüyüş kısa süreli de olsa sekteye uğrayabilir. Kişi vücudunu hemen, kolayca doğrultamayabilir. Ayrıca belde kitlenme de yaygındır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Tanısı</h2>



<p>Bel düzleşmesi tanısı poliklinikte fiziksel muayene ile çoğu zaman rahatlıkla konur. Elle yapılan muayene ve hastaya profilden bakmak çoğu zaman yeterlidir. Hasta öyküsü de bu durumu doğrular. Ağrıları şiddetlenmiş hastalarda sorununun kapsamını tam olarak görmek ve bu doğrultuda planlama yapmak için MR görüntülemesi istenebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Bel Düzleşmesi Tedavisi</h2>



<p>Bel düzleşmesi tedavisindeki amaç hastanın şikayetlerinin giderilmesi ve mümkünse de bele yeniden kavisli görünümünü kazandırmaktır. Yaygın olarak konservatif uygulamalarla hastaya yardımcı olmaya çalışırız. Yaşam tarzı değişiklikleri, egzersizler, postür eğitimi, masaj ve bazen de enjeksiyon uygulamaları ile sorun giderilmeye çalışılır. Çoğu zamanda semptomlar azalır/kaybolur. Bazı hastalarda belin kavisli görünümü geri de gelebilir. Cerrahi çok yaygın kullanılmaz bel düzleşmesinde ancak sinir basısı gibi bir tablo olduğunda gündeme gelebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/">Bel Düzleşmesi Nedir?</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/bel-duzlesmesi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omuz Rotator Manşet Yırtıkları</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omuz-rotator-manset-yirtiklari/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omuz-rotator-manset-yirtiklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Dec 2025 07:40:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8723</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omuz Rotator Manşet Yırtıkları Omuzdaki 7 kas grubunun 4’ünü rotator manşet kasları (rotator cuff kasları) oluşturur. Bu kaslar kürek kemiği ile omuz eklemi arasında yer alıp, kürek kemiğini üst kola bağlar ve omuz eklemini adeta bir manşet gibi sarmasından dolayı bu terimle isimlendirilir. Omzun hareket ve denge mekanizmasından sorumludur. Omzun sabit durabilmesi, sağa, sola, yukarı, aşağı sorunsuz bir şekilde, senkronize halde hareket edebilmesi rotator manşet kasları sayesinde mümkündür.&#160; Rotator manşet kaslarını oluşturan kaslar şöyledir: Bu kaslarda bir yırtılma olursa hasta ilgili bölgede ağrı hisseder ve hareket güçlüğü çeker. Fizik muayene ve röntgen ile MR gibi görüntülemelerle yırtık olup olmadığı, nerede olduğu ve derecesi belirlenir. Rotator Manşet Yırtıkları Neden Yırtılır? Vücuttaki tüm kasların yırtılma riski vardır. Bazılarında bu risk çok çok düşükken bazı kas grupları ise yırtılmaya daha meyillidir. Örneğin boyun kaslarının ya da ellerdeki kasların yırtıldığını pek duymayız. Ancak hamstring veya rotator manşet kaslarında bir yırtılma ile birçok ortopedist, klinik [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omuz-rotator-manset-yirtiklari/">Omuz Rotator Manşet Yırtıkları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omuz Rotator Manşet Yırtıkları</h1>



<p>Omuzdaki 7 kas grubunun 4’ünü rotator manşet kasları (rotator cuff kasları) oluşturur. Bu kaslar kürek kemiği ile omuz eklemi arasında yer alıp, kürek kemiğini üst kola bağlar ve omuz eklemini adeta bir manşet gibi sarmasından dolayı bu terimle isimlendirilir. Omzun hareket ve denge mekanizmasından sorumludur. Omzun sabit durabilmesi, sağa, sola, yukarı, aşağı sorunsuz bir şekilde, senkronize halde hareket edebilmesi rotator manşet kasları sayesinde mümkündür.&nbsp; Rotator manşet kaslarını oluşturan kaslar şöyledir:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Supraspinatus: Kolun vücuttan uzaklaşmasını sağlar. En temel hareketi kolu yana doğru kaldırmaktır. Rotator kaslarını oluşturan kaslar içinde en sık yırtılan kastır. Bunun temel nedeni kolu yana kaldırma hareketi esnasında kasın eklem ile sürtünmeye girmesidir.</li>



<li>Infraspinatus: Kolu dışarıya doğru açmayı mümkün kıla kastır.</li>



<li>Teres Minor: Kolun hem dışarıya hem de vücuda doğru açılmasına yardımcı olur.</li>



<li>Subscapularis: Kolun vücuda yaklaşmasını desteklerken, kolun içeriye doğru rotasyonuna da yardımcı olur.</li>
</ul>



<p>Bu kaslarda bir yırtılma olursa hasta ilgili bölgede ağrı hisseder ve hareket güçlüğü çeker. Fizik muayene ve röntgen ile MR gibi görüntülemelerle yırtık olup olmadığı, nerede olduğu ve derecesi belirlenir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Rotator Manşet Yırtıkları Neden Yırtılır?</h2>



<p>Vücuttaki tüm kasların yırtılma riski vardır. Bazılarında bu risk çok çok düşükken bazı kas grupları ise yırtılmaya daha meyillidir. Örneğin boyun kaslarının ya da ellerdeki kasların yırtıldığını pek duymayız. Ancak hamstring veya rotator manşet kaslarında bir yırtılma ile birçok ortopedist, klinik pratiğinde rahatlıkla karşılaşır.&nbsp;</p>



<p>Peki, omuzdaki bu rotator manşet kasları neden yırtılır?</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Düşme, çarpma, kaza sonucu geçirilen omuz travmaları</li>



<li>Ağır bir cismi çekme, kaldırma</li>



<li>Omuz ile yapılan ani bir hareket</li>



<li>Omuza sürekli yük bindirmek, bir hareketi sürekli tekrarlamak (sürekli kolları başın üzerine kaldırarak yük taşımak)</li>
</ul>



<p>Tüm bunlar neticesinde rotator kaslarında tam veya kısmi yırtık meydana gelebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Rotator Kas Yırtığı Belirtileri</h2>



<p>İki temel belirti vardır; ağrı ve hareket güçlüğü. Bunları tanımlayacak olursak…</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ağrı, kol ve omuzdadır. Kolu yukarı kaldırınca, omzun üzerine yatınca artar. Basit hareketleri yaparken dahi ağrı olabilir; saç tarama ve banyo gibi. Ağrı ile birlikte ilgili eklemde yanma da olabilir.</li>



<li>Hareket güçlüğü özellikle kolu kaldırmaya çalışırken yaşanır. Kişi kolunu kaldırmakta zorlanır ve yukarıda belirttiğimiz hareketleri yapmakla bir sorun haline gelir. Kolu arkaya doğru hareket ettirmek de zorlaşır.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Rotator Manşet Yırtıklarının Tedavisi</h2>



<p>Omuz, hareket kabiliyeti yüksek bir eklemdir. Ancak bunun yanında omzun stabilizasyon becerisi de önemlidir. Rotator manşet yırtıklarının tedavisinde hastanın omzunu yeniden hem sabit tutabilmesi hem de hareket ettirebilmesi amaçlanır. Ayrıca ağrıların da ortadan kalkması önemsenir.</p>



<p>Bazı olgularda dinlenme ve kol askısı ile sorun giderilebilir. Yine fizik tedaviden fayda görülebilir. Özellikle kısmi yırtıklarda bu tür yaklaşımlar düşünülür. Sorun biraz daha ciddiyse ya da bu uygulamalarla hastaya fayda sağlanamıyorsa eklem içine kortizon gibi ilaçlar enjekte edilebilir. Semptomlar hafifletilebilir.</p>



<p>Tam yırtıklarda ise cerrahiye ihtiyaç duyulur. Ameliyat daha çok kapalı yani artroskopik yöntemle yapılır. Omuzda yapılan küçük bir kesiden ilgili kas grubuna ulaşılır. Yırtılmış kaslar ve tendonlar onarılır.</p>



<p>Çok nadiren, uzun süre tedavi edilmemiş vakalarda, omuz protezi gibi daha majör cerrahiler de gündeme gelebilir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omuz-rotator-manset-yirtiklari/">Omuz Rotator Manşet Yırtıkları</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omuz-rotator-manset-yirtiklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mikrokırık Tedavisi</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/mikrokirik-tedavisi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/mikrokirik-tedavisi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 09 Dec 2025 07:10:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8718</guid>

					<description><![CDATA[<p>Mikrokırık Tedavisi Ortopedide mikrokırık tedavisi, eklem yüzeyindeki kıkırdak hasarını onarmak için düşünülen bir cerrahi prosedürdür. Amaç, hasarlı kıkırdak bölgesinde yeni kıkırdak benzeri doku oluşmasını sağlamaktır. Çeşitli nedenlerle hasar alan eklem kıkırdağının fonksiyonel becerileri sekteye uğrayabilir. Hasta hareket etmekte güçlük çeker ve ağrısı olur. Bir yetişkinde hasar almış kıkırdak dokusunun kendi kendine ya da ilaçla iyileşmesi günümüzde mümkün değildir. Ancak kıkırdağı bu hasarlı haliyle bırakmak ya da protez gibi majör bir cerrahi düşünmek de çoğu hasta için uygun değildir. Bu nedenle farklı cerrahi yaklaşımlarla kıkırdak dokularının mümkün olduğunca iyileşmesine yardımcı olmaya çalışırız. Elimizdeki seçeneklerden biri de mikrokırık tedavisi. Mikrokırık tedavisi daha çok hafif, özellikle 2 cm’den daha küçük kıkırdak hasarlarında düşünülen ve bu tür vakalarda tatmin edici sonuçlar verebilen bir tedavidir. Mikrokırık Tedavisi Nasıl Yapılır? Mikrokırık tedavisi genel anestezi altında ameliyathanede yapılır. Günümüzde daha çok artroskopik yani kapalı cerrahi ile gerçekleştirilir. Bu yaklaşımda eklem üzerinde 1-2 cm’lik küçük bir kesi yeri [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/mikrokirik-tedavisi/">Mikrokırık Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Mikrokırık Tedavisi</h1>



<p>Ortopedide mikrokırık tedavisi, eklem yüzeyindeki kıkırdak hasarını onarmak için düşünülen bir cerrahi prosedürdür. Amaç, hasarlı kıkırdak bölgesinde yeni kıkırdak benzeri doku oluşmasını sağlamaktır.</p>



<p>Çeşitli nedenlerle hasar alan eklem kıkırdağının fonksiyonel becerileri sekteye uğrayabilir. Hasta hareket etmekte güçlük çeker ve ağrısı olur. Bir yetişkinde hasar almış kıkırdak dokusunun kendi kendine ya da ilaçla iyileşmesi günümüzde mümkün değildir. Ancak kıkırdağı bu hasarlı haliyle bırakmak ya da protez gibi majör bir cerrahi düşünmek de çoğu hasta için uygun değildir. Bu nedenle farklı cerrahi yaklaşımlarla kıkırdak dokularının mümkün olduğunca iyileşmesine yardımcı olmaya çalışırız. Elimizdeki seçeneklerden biri de mikrokırık tedavisi.</p>



<p><em>Mikrokırık tedavisi daha çok hafif, özellikle 2 cm’den daha küçük kıkırdak hasarlarında düşünülen ve bu tür vakalarda tatmin edici sonuçlar verebilen bir tedavidir.</em></p>



<h2 class="wp-block-heading">Mikrokırık Tedavisi Nasıl Yapılır?</h2>



<p>Mikrokırık tedavisi genel anestezi altında ameliyathanede yapılır. Günümüzde daha çok artroskopik yani kapalı cerrahi ile gerçekleştirilir. Bu yaklaşımda eklem üzerinde 1-2 cm’lik küçük bir kesi yeri açılır ve cerrahi enstrümanla birlikte kamera ve ışık kaynağı da bu bölgeye yerleştirilir. Hasarlı kıkırdak yapısı temizlenir ve mikrokırık uygulamasına geçilir. Mikrokırık tedavisi, hasarlı kıkırdak dokusunda delikler açıp kemik iliğindeki kök hücrelerin bu bölgeye gelmesinin sağlanmasını içerir. Ortalama 2 ay içinde kök hücrelerin burada kıkırdak benzeri dokular oluşturması amaçlanır. Ameliyatı sonlandırmadan önce ise kök hücreler için daha iyi bir ortam sağlamak için işlem yapılan bölgenin üzerine eriyebilen jel kıvamında bir implant yerleştirilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Mikrokırık Tedavisi Ne Kadar Başarılı?</h2>



<p>Hastanın kıkırdak aşınması çok ilerlememiş ise, hastanın yaşı gençse (40-45 yaşlar), hastanın sağlık durumu genel olarak iyi ise, ameliyat sonrası ilgili ekleme yük bindirmemek konusunda hasta gereken özeni gösterirse ve fizik tedavi programına uyarsa mikrokırık tedavisinden sıklıkla fayda görür. Ağrıları azalır, hareketliliği artar. Uzun bir süre boyunca, 10 yıla kadar, eklemiyle ilgili sorunlardan kurtulur. Protez gibi radikal ameliyatlara ihtiyaç rafa kalkar.</p>



<p>Burada bilinmesi gereken önemli nokta bu yeni oluşmuş kıkırdakvari yapının gerçek bir kıkırdak olmadığıdır. Bu nedenle de yük taşıma kapasitesi normalden azdır. Ameliyat sonrası ilgili ekleme yük bindirmekten kaçınmak bu yüzden önemlidir. Ayrıca egzersiz programıyla da ilgili eklemdeki kasları güçlendirerek kıkırdağa daha az yük binmesi sağlanabilir.</p>



<p>Yapılan bazı çalışmalarda işlem sonrası ilk 2 yılda hastaların yüzde 75’inden fazlasında hareket becerilerinde artış ve ağrıda azalma izlenmiştir.</p>



<p>Bir diğer önemli nokta ise hastaların kilo almaktan kaçınmaları ve rekabetçi, temasa dayalı sporlardan mümkün olduğunca uzak durmaları gerekliliğidir.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/mikrokirik-tedavisi/">Mikrokırık Tedavisi</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/mikrokirik-tedavisi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Omuzda Kas Yırtılması</title>
		<link>https://drtunapehlivanoglu.com/omuzda-kas-yirtilmasi/</link>
					<comments>https://drtunapehlivanoglu.com/omuzda-kas-yirtilmasi/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 08 Dec 2025 07:27:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[blog]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://drtunapehlivanoglu.com/?p=8716</guid>

					<description><![CDATA[<p>Omuzda Kas Yırtılması Omuzda toplam 7 ana kas bulunur. Bunlar 1 büyük ana kas ve onu destekleyen 4 rotator manşet kası ile birlikte çevredeki 2 yardımcı kas grubudur. Omuzda Kas Yırtılması Neden Olur? Omuz ekleminin farklı hareket varyasyonlarına sahip olması buradaki kas zorlanmalarının en önemli nedenidir. Omuz doğası gereği her yöne hareket edebilen bir eklemdir. Bu hareketler esnasında özellikle de güçsüz kalmış kaslar zorlanabilir. Bazen de yırtılabilir.&#160; Omuz kasındaki yırtılma günlük aktivite sırasında yapılan yanlış bir hareketle olabileceği gibi, ağır antrenman ya da travma nedeniyle de ortaya çıkabilir. Omuzda Kas Yırtılması Belirtileri Omuzda ortaya çıkan bir kas yırtığının en önemli iki belirtisi ilgili bölgede oluşan ağrı ve hareket güçlüğüdür. Kişi omzundaki bu yırtık nedeniyle ayakkabı bağlama, diş fırçalama, yemek yeme gibi basit eylemleri dahi yapamayabilir. Omuz Kas Yırtığı Nedenleri Omuz kas yırtığı birçok farklı eylemin neticesinde bazen tek bir seferde bazen de bunların birleşimiyle ortaya çıkabilir; Bu gibi durumlarda omuz [&#8230;]</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omuzda-kas-yirtilmasi/">Omuzda Kas Yırtılması</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<h1 class="wp-block-heading">Omuzda Kas Yırtılması</h1>



<p>Omuzda toplam 7 ana kas bulunur. Bunlar 1 büyük ana kas ve onu destekleyen 4 rotator manşet kası ile birlikte çevredeki 2 yardımcı kas grubudur.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Ana omuz kası yani deltoid kası omzun dışarıdan görünen ana kasıdır. Bu kas, ön, orta ve arka olarak 3 bölümden oluşur. Bu oldukça güçlü ve sağlam bir kas grubudur. Bu nedenle deltoid kası yırtığı nadir görülür. Kısmi yırtıklar olabilir. Ciddi travmalar sonucu ciddi yırtılmalar da nadiren de olsa görülebilir.</li>



<li>Rotator manşet kasları ise toplam 4 adettir ve bunlar omuz eklemini sabit tutmaktan sorumludur. Ayrıca omzun denge kabiliyeti ve dönmesini mümkün kılar. Bu haliyle omuzda kas yırtılması dendiğinde ilk akla gelen de rotator manşet kaslarındaki yırtılmalardır. Rotator kaslar, supraspinatus, infraspinatus, teres minör ve subscapularis kaslarından oluşur. Bu kaslar arasında da en sık yırtılan omuz kası supraspinatus kasıdır. Bu kas, kolu yana kaldırma hareketinde aktif rol oynar. Bu haliyle de omuz ekleminde en fazla sürtünmeye maruz kalan kastır. Sürekli ağır kaldırma veya sürekli ağır kilolarla ağırlık antrenmanı yapmaktan etkilenebilir. Ağırlık antrenmanlarında özellikle omuz açma, bench press ve overhead hareketlerde zorlanır.</li>



<li>Yardımcı omuz çevresi kasları, trapez ve serratus anteriordur. Bunlar omuz hareketlerine destek olur. Bu kaslar da yırtılma çok nadirdir. Daha çok zorlanma ve spazm olur.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading">Omuzda Kas Yırtılması Neden Olur?</h2>



<p>Omuz ekleminin farklı hareket varyasyonlarına sahip olması buradaki kas zorlanmalarının en önemli nedenidir. Omuz doğası gereği her yöne hareket edebilen bir eklemdir. Bu hareketler esnasında özellikle de güçsüz kalmış kaslar zorlanabilir. Bazen de yırtılabilir.&nbsp; Omuz kasındaki yırtılma günlük aktivite sırasında yapılan yanlış bir hareketle olabileceği gibi, ağır antrenman ya da travma nedeniyle de ortaya çıkabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omuzda Kas Yırtılması Belirtileri</h2>



<p>Omuzda ortaya çıkan bir kas yırtığının en önemli iki belirtisi ilgili bölgede oluşan ağrı ve hareket güçlüğüdür. Kişi omzundaki bu yırtık nedeniyle ayakkabı bağlama, diş fırçalama, yemek yeme gibi basit eylemleri dahi yapamayabilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omuz Kas Yırtığı Nedenleri</h2>



<p>Omuz kas yırtığı birçok farklı eylemin neticesinde bazen tek bir seferde bazen de bunların birleşimiyle ortaya çıkabilir;</p>



<ul class="wp-block-list">
<li>Yukarıya doğru ağır kaldırmak veya ağır bir eşya taşımak (ağır poşet taşımak, bagajın derininde kalmış ağır bir bavulu çekip almaya çalışmak gibi)</li>



<li>Halı silkelemek ya da omuzları bu şekilde hareket ettiren farklı hareketleri yapmak</li>



<li>Aniden gelen baskılar (örneğin köpek gezdirirken köpeğin bir anda hızlıca koşmaya başlaması)</li>



<li>Isınmadan spor yapmak</li>



<li>Travmalar (trafik kazaları, yüksekten düşme, çarpışma, sporcu yaralanmaları vd.)</li>
</ul>



<p>Bu gibi durumlarda omuz kası tabii ki her zaman yırtılmaz. Özellikle de kişi omuz antrenmanı yapıyor ve omuz kaslarını güçlü tutuyorsa, kasların hem gücü hem esnekliği yerindeyse omuz kas yırtığı riski azalır.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omuzda Kas Yırtılması Tedavisi</h2>



<p>Yırtığın şiddetine bağlı olarak tedavi değişir. Kişinin omzunda ağrı ve hareket güçlüğü hissettiği durumların çoğunda yırtık yoktur. Sadece gerilme ya da çok hafif bir yırtık vardır. Burada istirahat ile sorun çoğu zaman kendiliğinden geçer. Basit ilaçlarla da ağrı kontrol edilebilir. Bazen fizik tedavi uygulamaları da düşünülebilir.</p>



<h2 class="wp-block-heading">Omuz Kas Yırtığı Ameliyatı</h2>



<p>Omuz kaslarında ileri derece yırtık olduğunda, yani tam kat yırtık, cerrahi tedavi düşünülür.&nbsp; Bu ameliyatlar günümüzde kapalı olarak yani artroskopik cerrahi ile yapılır. Ameliyat, kasların dikilerek onarılması ve eski sağlam haline getirilmesini içerir. Ameliyat sonrası kişinin en az 1 ay kol askısı kullanması gerekir. Askı çıktıktan sonra ise omuz kasını güçlendirme egzersizleri yapılır. Hastalar genellikle ameliyattan 2 ay sonra omzunu istediği gibi kullanılır hale gelir. Spor müsabakaları içinse ameliyatı yapan cerrahla spora tam dönüş tarihini ayrıca konuşmak gerekir.</p>



<p>Nadiren bazı olgularda, kas dokusu fazlasıyla parçalanmışsa ve tamir mümkün değilse omuz protezi ameliyatı düşünülür.</p>
<p><a href="https://drtunapehlivanoglu.com/omuzda-kas-yirtilmasi/">Omuzda Kas Yırtılması</a> yazısı ilk önce <a href="https://drtunapehlivanoglu.com">Doç. Dr. Tuna Pehlivanoğlu</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://drtunapehlivanoglu.com/omuzda-kas-yirtilmasi/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
