Kifoz (Kamburluk) Nedir?
Kifoz ya da Kamburluk, omurganın özellikle sırt ve üzeri kısmının anormal bir şekilde öne eğilmesine verilen isimdir. Kifoz her yaşta görülebilmekteyken, en sık adölesan dönemde tespit edilmektedir.
Kifoz, başlangıç aşamasında pek fazla sorun çıkarmaz ve kimi zaman tedavi bile gerektirmemektedir. Ancak ilerleyen kifoz, omurgayı öne doğru aşırı eğdiği için, hem bu deformiteye bağlı şiddetli ağrıya ve nörolojik bulgulara sebep olmakta hem de akciğer kapasitesini azaltarak solunum problemlerini beraberinde getirebilmektedir. Bu durumda tedavisi şarttır.
Omurga Anatomisi
Omurgamızın 3 bölümü vardır. Yandan bakıldığında, bu 3 bölümün doğal kavisleri göze çarpar.
- Boyun (servikal) ve bel (lomber) bölgesi C şeklindedir. Buna lordoz denir.
- Sırt (torakal) bölgesi ise ters C şeklindedir. Buna kifoz denir.
Bu doğal kavisler, omurga dengesi için önemli olup, ayakta dik bir şekilde durabilmemizi sağlarlar.

Servikal: Boyun omurları (7 adet)
- Torasik: Sırt omurları (12 adet)
- Lumbar: Bel omurları (5 adet)
- Sacrum-Coccyx: Kuyruk sokumu (5+3 adet)
Omurlar: Omurga, çok büyük ve bölümlere ayrılmış bir kemiktir. İşte bu bölümlerdeki, kare şeklinde olan kemirlere omur denmektedir. Boyun bölgesinde 7, sırt bölgesinde 12, bel bölgesinde ise 5 adet omur bulunur.
Omur arası diskler: Omur ismindeki kemiklerin arasında, elipse benzeyen, esnek, içinde jele benzeyen bir madde bulunan omur arası diskler mevcuttur. Bu diskler omurlar arasında şok abzırbe edici görev yaparlar, omurga hareketine katkıda bulunurlar ve omurganın esnekliğini sağlamada yardımcı olurlar.

Kamburluk (Kifoz) Nedir?
Sırt bölgesinin 20-45 derece arası normal bir kifoz açısı mevcuttur. Bu açılar arasındaki kifoz, tedavi edilmesi gereken kamburluk hastalığı grubuna girmemektedir. 50’nin üzerindeki kifoz dereceleri, kamburluk tanımına girmekte ve takibe alınarak, tedavi planı yapılmaktadır.
Kifoz açısı arttıkça, kamburluğun ve sebebiyet verdiği şikayetlerin şiddeti artmaktadır. Düşük dereceler hafif sırt ve bel ağrısı yapabilirken, yüksek dereceler hem gözle görülen bir omurga eğriliği (kamburluk) hem de solunum problemleri ve şiddetli ağrıya kadar gidebilcek sorunlara sebep olabilmektedir.
Kamburluk (Kifoz) Tipleri ve Özellikleri Nedir?
Kamburluğun birçok türü olup, çocuk ve adölesanları en sık etkileyen tipleri:
- Postural (Duruş bozukluğuna bağlı) kifoz
- Scheuermann kifozu
- Konjenital (Doğumsal) kifoz
Postural Kifoz
En sık karşılaşılan kifoz tipi, duruş bozukluğuna bağlı olan Postural kifozdur. Genelde adölesan dönemde, kızlarda erkeklere göre daha sık tespit edilir. Çocuğun dik durmaya çalışması ve egzersiz ile tamamen düzeltilebilir. Genelde ilerlemez ve çoğu zaman ileri yaşlarda herhangi bir probleme sebep olmaz.
Scheuermann Kifozu
Schermann adı, hastalığı tarifleyen Danimarkalı radyoloğa aittir. Bu tip kamburluk da, postural kifoz gibi, çocuklarda 10’lu yaşlarda belirgin hale gelmektedir. Ancak postural kifozdan farklı olarak, Scheuermann kifozu çok daha ciddi ve ileri bir kamburluğa sebebiyet verebilir.
Scheuermann kifozu, omurganın yapısal bir probleminden kaynaklanmaktadır. Röntgenlere yandan bakılınca, kifozun merkezindeki omurların normal kare şeklinde değil, öne doğru kamalaşmış omurgalar olduğu görülecektir. En az üç ardışık omurun kamalaşıp, üçgenleşmesi, bu hastalık için tanı koydurucudur. Omurların kamalaşıp, öne doğru üçgen şeklini alması, disk yüksekliklerini azaltmakta ve belirgin bir kamburluğa sebebiyet vermektedir.

Scheuermann kifozundaki kamburluk keskin açılıdır. Aynı zamanda serttir ve genelde esnemez. Postural kifozun aksine, Scheuermann kifozlu hasta, dik durmaya çalışarak kamburluğunu düzeltemez.
Scheuermann kifozu genelde sırt bölgesini etkilerken, bel bölgesinde de tespit edilebilir. Erkeklerde kızlardan daha sık görülür. Büyüyen çocuğun hastalığı olduğu için, büyüme esnasında ilerleyebilir ve açısı da artabilir. Ancak çoğu hastada büyümenin durması ile ilerleme de durur.
Scheuermann kifozuna ağrı da eşlik edebilir. Ağrı sıklıkla kamburluğun en sivri (apeks) noktasındadır. Bu hastalarda bel ağrısı da bulunabilir. Sırt bölgesinin artmış kifoz açısını telafi etmek ve omurgayı arkaya almak için, bel bölgesinin kavsi (lordoz) da artar. Bu hastaların bel kavsi çok belirgin olabilir. Bu hastaların bel bölgesinde, spondilolizis (omurganın arkasındaki eklemleri birbirine bağlayan pars interarticularis bölgelerinin kemikleşmemesi) ve spondilolistezis (bel kayması) de duruma eşlik edebilir. Aktivite, uzun süre ayakta durmak ya da oturmak ağrıyı genelde arttırmaktadır.
Konjenital (Doğumsal) Kifoz
Konjenital kifoz, doğum esnasında mevcuttur. Bu durum, bebek ana rahmindeyken, omurganın normal gelişimini sürdürememesi sonucu ortaya çıkmaktadır. Omurlar çoğu zaman olması gereken şekilde değildir ve hatta birkaç omur birbirine kaynamış bir blok halinde de olabilmektedir. Konjenital kifoz, çocuk büyüdükçe sıklıkla daha kötü hale gelmektedir. Konjenital kifoz tanılı hastalar, eğriliğin ilerlemesinin durdurulması için genelde çok erken yaşlarda ameliyat edilmektedir. Bu hastalada sıklıkla, konjenital kifoza ek, kalp ve böbrek gibi iç organları etkileyen doğumsal problemler de bulunmaktadır.
Kamburluğun Bulguları Nedir?
Kamburluğun sebebiyetine ve ciddiyetine göre, semptom ve bulguları da farklılık gösterebilmektedir. Sıklıkla karşılaşılan bulgular:
- Yuvarlaklaşan omuzlar
- Sırtta kamburluğa bağlı görülen belirgin çıkıntı
- Hafif sırt-bel ağrısı
- Yorgunluk
- Omurga sertliği
- Diz arkasındaki kaslarda (Hamstring) gerginlik
Nadiren, zamanla kamburluğa bağlı eğrilik ilerledikçe, aşağıdaki bulgular da ortaya çıkabilmektedir:
- Bacaklarda uyuşma, karıncalanma, kuvvetsizlik
- His kaybı
- Mesane – bağırsak alışkanlıklarında değişme
- Nefes darlığı veya nefes-solunum problemleri
Kamburluğun Tanısı Nasıl Konur?
Hafif kamburluk genelde bir tanı almadan gözden kaçar. Ancak okul taramalarında tespit edilebilir. Ne zaman kamburluk ilerler ve sırtta gözle görülecek bir görüntü problemi yaratırsa, o zaman aileler durumu fark edip, ortopedi uzmanına giderler.
Kamburluğun tanısı ortopedi uzmanının yapacağı detaylı fizik muayene ile konur. Bu sayede, kamburluk olup olmadığı, varsa esnek olup olmadığı, kamburluğunu yeri ve tipi belirlenmiş olur.
Muayeneye ek olarak istenecek omurga röntgenleri, bilgisayarlı tomografi ve MR ile, kamburluğun yeri, derecesi (50 derecenin üzeri hastalık olarak sınıflandırışmış kamburluk demektir), tipi, esnekliği ve omurilik-sinir dokular ile ilişkisi de aydınlatılmış olur.
Bunlara ek, kamburluğu ileri evre olan hastalarda (ki çoğunda nefes darlığı da eşlik edebilir) solunum fonksiyon ve akciğer testleri istenerek, kamburluğun akciğerleri sıkıştırması sonucu solunum hastalığı olup olmadığı anlaşılır.
Kamburluğun Tedavisi Nasıldır?
Kifoz tedavisinin amacı, eğriliğin ilerlemesinin durdurulması ve deformitenin önlenmesidir. Tedavi kararı alınırken: “Çocuğun yaşı, büyümesi için kalan süre, kifozun türü ve eğrilğin derecesi” göz önüne alınır.
Kamburluğun Ameliyat Dışı Tedavisi
Özellikle duruş bozukluğuna bağlı (postural) kifozu olan, ya da 70-75 derecenin altında kifozu olan Scheuermann kifozu hastalarına öncelikle cerrahi dışı tedaviler önerilmektedir.
Bu tedavilerin amacı eğriliğin ilerlemesini durdurmak ya da azaltmak, ağrıyı ortadan kaldırmak ve büyüme tamamlanana kadar dengeli bir omurga elde etmektir.
Bu tedaviler: Fizik tedavi, ağrı kesici ilaçlar ve korse tedavilerinden oluşmaktadır. Uygulanacakları süre ve doz, hastanın yaşına, büyüme potansiyeline ve kifoz açısına bağlıdır.
Kamburluğun Ameliyat ile Tedavisi
Özellikle doğumsal (konjenital) kifoz hastalarına ve kifoz derecesi 70-75’i geçmiş Scheuermann kifozu hastalarına ameliyat önerilmektedir.
Kifozun klasik ameliyatı, füzyon ameliyatı olup, eğriliği düzeltirken, ameliyat edilen seviyelerde büyümeyi ve omurga hareketini durdurmaktadır.
Kifozun yeni cerrahi tedavisi ise, literatüre bizim kazandırdığımız ipli kifoz (posterior vertebral tethering) ameliyatı olup, esnek eğriliği olan ve büyüme potansiyeli olan hastalara uygulanabilmektedir. En büyük avantajı, büyümeyi durdurmaması, omurga hareketini koruması ve klasik ameliyata göre daha az vida ile, araya PET bir bant gerdirerek yapılmasıdır.

Kifoz Hakkında Sık Sorulan Sorular
Kifoz hakkında hasta ve hasta yakınlarından en sık gelen sorular şunlardır.
Kifoz egzersizleri nelerdir?
Kifoz egzersizleri, omurgadaki öne doğru eğriliğin azaltılmasına yardımcı olmak, duruşu desteklemek ve sırt kaslarını güçlendirmek amacıyla uygulanır. Özellikle postürel kifoz durumunda düzenli egzersiz programları etkili olabilir. Kifoz egzersizleri genellikle göğüs kaslarını esnetmeye, sırt ve omuz kaslarını güçlendirmeye odaklanır. Peki, hangi egzersizler yapılabilir?
- Wall angel: Sırt duvara yaslanıp, kollar yukarı ve aşağı hareket ettirilir.
- Cat-cow stretch: Eller ve dizler üzerinde durularak omurga sırayla yukarı kaldırılır ve sonra çukurlaştırılır.
- Superman egzersizi: Yüzüstü pozisyonda kollar ve bacaklar aynı anda yukarı kaldırılır.
- Göğüs esnetme hareketi: Kollar kapı eşiğine yerleştirilerek göğüs kaslarının gerilmesi sağlanır.
- Band pull apart: Direnç bandı iki el ile tutulup yana doğru açılarak sırt kasları çalıştırılır.
- Thoracic extension: Sırt üstü pozisyonda göğüs omurgası geriye doğru esnetilir.
- Chin tuck: Çene geriye doğru çekilerek boyun hizasının düzeltilmesi hedeflenir.
Bu egzersizler omurgayı destekleyen kasların güçlenmesine katkı sağlayabilir ve daha dik bir duruş elde edilmesine yardımcı olabilir. Ancak kifozun derecesine ve nedenine göre egzersiz programı değişebilir.
Kifoz ve lordoz farkı nedir?
Kifozda omurganın üst kısmında öne doğru belirgin bir eğrilik vardır. Yani kişi kambur görünür. Lordozda ise bel bölgesinde içe doğru bir kavis söz konusudur. Bunun sonucunda da karın ve kalça daha dışa doğru bir görünüm alınır.
Kifozda daha çok üst sırt bölgesini etkilerken, lordoz bel bölgesinde ortaya çıkar. Her iki durumda da kişinin duruş bozukluğu, kas dengesizlikleri ve sırt ağrısı gibi şikayetleri olabilir.
Kifoz ameliyatı olanların yorumları nasıl?
Kifoz ameliyatı olanların yorumları çok büyük oranda olumludur. Zira hastalarda ameliyat sonrası duruşta düzelme, sırt ağrısında azalma ve yaşam kalitesinde artış söz konusudur. Kambur görünüm tamamen ya da büyük ölçüde ortadan kalktığı için kişi sosyal ve psikolojik olarak da kendisini daha iyi hisseder.
Kifoz açısı nasıl ölçülür?
Kifoz açısı, omurgadaki eğriliğin derecesini belirlemek amacıyla genellikle röntgen görüntüleri üzerinden ölçülür. En sık kullanılan Cobb açısı yöntemidir. Bu yöntemde, omurgadaki eğriliğin başlangıç ve bitiş noktaları belirlenir ve ilgili omurlar üzerinden çizilen çizgilerin oluşturduğu açı hesaplanır. Genellikle 20 ile 45 derece arasındaki eğrilik normal kabul edilir. 50 derece üzeri kamburluk olarak tanımlanır ve tedavisi düşünülür.
Kifoz ameliyatı kaç saat sürer?
Vakaya bağlı değişmekle birlikte, ortalama 3 saati bulacağı düşünülmelidir. Füzyonun segmentine bağlı olarak 5 saati de bulabilir. Daha ileri yani osteotomi gereken olgularda ameliyatın süresi de uzayabilir.
Kifoz boyu kısaltır mı?
Evet. Ameliyat sonrası hastaların boyunda 1-2 cm’lik uzama izlenebilir.
Kifoz boyun ağrısı yapar mı?
Evet. Üst sırt bölgesindeki omurga eğriliğinin artması, boyun kaslarının ve omurların normalden fazla yük taşımasına yol açabilir. Bu durum zamanla boyun ağrısı, kas gerginliği ve duruş bozukluğu ile ilişkilendirilebilir.
Kifoz tedavisi hangi bölüm tarafından yapılır?
Omurga cerrahisiyle ilgilenen hekim ve klinikler tarafından yapılmalıdır.