Omurga Kireçlenmesi
Kireçlenme ortopedide oldukça aşina olduğumuz bir terim. Kireçlenme dendiğinde ilk olarak akla eklemler gelir. Diz ve kalça eklemi vücutta en sık kireçlenen bölgelerdir. Sonrasında ise omurga gelir. Bel ve boyundaki omurlar arası eklemler de kireçlenme tehlikesiyle karşı karşıya kalabilir.
Eklem yüzeyi sertleşir, aşınır, iltihaplanır. Kemik yapılar birbirine sürtmeye başlar. Kireçlenen bölge değişse de temel neden genelde aynıdır; yaşlanma ve aşırı kullanım. Nihayetinde kişi omurgasında ağrı, sertlik ve hareket kısıtlığı şikayetleriyle hekime başvurur.
Omurga Neden Kireçlenir?
Omurga, insan vücudunu ayakta ve dik tutan yapıdır. Güçlü bir yapıda olmasına karşın, özellikle yaşlanma ile birlikte yıpranmaya meyil edebilir. Omurga ya çok kullanıldığı için ya da hiç kullanılmadığı için yıpranır. Sürekli oturmak ve hareketsiz yaşam omurgayı yıpratıp, kireçlenmesinde bir faktör oynayabilir. Aynı zamanda, sürekli ağır yük kaldırmak ve bunu ağırlığı omurgaya bindirerek yapmak da omurgaya zarar verir. Aşırı kilo da bir diğer nedendir. Duruş bozukluğu da hafife alınan ancak uzun vadede omurgaya zarar verebilir. Aslında omurgaya yüklenen her bir fazladan yük omurga mekaniğine zarar verme potansiyeli taşır.
Omurga Kireçlenmesi Belirtileri
Sırt ve bel ağrıları toplumda oldukça yaygındır. Omurga kireçlenmesinden şüphe ettirebilecek bazı semptomlar şu şekilde paylaşılabilir;
- Hareketle birlikte artan ağrı (sırt, kol ve bacağa yayılabilir)
- Özellikle sabahları belirginleşen tutukluk
- Ayağa kalkarken zorluk
- Omurgada sertlik hissi (hareketle birlikte azalabilir, kaybolabilir)
- Omurganın hareket kapasitesinde azalma (eğilme, dönmede kısıtlılık)
- Kas spazmları
- Uzun süre ayakta kalamama
- Denge problemleri
- Günlük aktivitelerde zorlanma
- Geceleri artan ve uykuyu sekteye uğratan ağrılar
Omurga Kireçlenmesi Daha Çok Kimlerde Görülür?
- Yaşlılar
- Uzun yıllar ve uzun saatler masa başında çalışanlar
- Yaptığı iş nedeniyle omurgasına fazla yük binen kişiler
- Genel olarak hareketsiz bir yaşam sürenler
- Uzun süreli bilinçsiz, yüksek ağırlıklar ile spor yapan kişiler
Omurganın Kireçlenme Süreci
Omurganın kireçlenmesi, temelde omurganın yük taşıma ve hareket mekaniğinin zaman içinde bozulması sonucu gelişir. Sağlıklı bir omurgada omurlar, diskler ve faset eklemler yükünü dengeli şekilde paylaşır. Diskler amortisör görevi görerek basıncı emerken, faset eklemler hareketi kontrol eder ve omurganın stabilitesini sağlar.
Zamanla, yaşlanma veya zorlayıcı mekanik faktörler nedeniyle omurlar arasındaki disklerde su kaybı meydana gelir. Diskin esnekliği azalır ve yüksekliği düşer. Bu durum, yükün diskten çok faset eklemlere aktarılmasına neden olur. Normalde sınırlı yük taşıyan faset eklemler, artan basınç altında kalır ve eklem kıkırdağında aşınma başlar. Faset eklemlerdeki bu aşınma ve mikro hasarlar, vücudun koruyucu bir yanıt geliştirmesine yol açar. Omurga, hareket eden fakat mekanik olarak instabil hale gelen bu segmenti sabitlemeye çalışır. Bu amaçla kemik dokusu üretimi artar ve osteofit adı verilen kemiksi çıkıntılar oluşur. Halk arasında “kireçlenme” olarak adlandırılan bu yapıların temel işlevi, aslında hareketi kısıtlayarak stabilite sağlamaktır.
Ancak osteofitlerin büyümesi ve eklemlerdeki kalınlaşma, zamanla omurilik kanalının veya sinir köklerinin geçtiği alanların daralmasına yol açabilir. Bu daralma sonucunda bel veya boyun ağrısı, kola ya da bacağa yayılan ağrı, uyuşma ve bazı durumlarda kas gücü kaybı ortaya çıkabilir.
Özetle, omurga kireçlenmesi disk dejenerasyonu ile başlar, yükün faset eklemlere kaymasıyla devam eder ve vücudun stabilite sağlama çabası sonucu kemik oluşumu ile ilerler. Bu mekanik süreç zaman içinde hareket kısıtlılığı ve ağrıya yol açar.
Omurga Kireçlenmesi Tedavisi
Omurga kireçlenmesinin tedavisindeki ana amaç hastanın semptomlarını gidermek ve hareketliliği artırmaktır. Burada temelde ağızdan alınan ilaçlar, egzersiz, kilo verme, yaşam biçimini modifiye etme gibi aslında hastanın daha çok kendi elinde olan yöntemler ile hastaya fayda sağlanmaya çalışılır. Gerekirse hastanede fizik tedavi seansları da düşünülebilir. Bazı olgularda omurgaya yapılan enjeksiyon uygulamaları ile ağrı yönetilebilir. Nadiren cerrahi de düşünülebilir. Özellikle sinir basısı görülen olgularda cerrahi karar daha hızlı da verilebilir. Burada sinir üzerindeki basıyı gidermeye yönelik bir girişim yapılır. Bazı ileri olgularda ise füzyon gibi daha kapsamlı ameliyatlar gündeme alınabilir.